Ülkemizde Sağlıkta Dönüşüm Projesi gereği sağlık hizmetlerinin finansmanı için, sağlık sigortası fonu oluşturulacaktı. Sağlık hizmetlerinin sunumunda, kişiye dönük tedavi edici ve kişiye dönük koruyucu hekimlik hizmetleri verilecekti.
Bu örgütlenme de, aile doktoru ofisleri vasıtası ile yapılacaktı. Vatandaş da primini ödeyecek ve böylelikle sağlık sigortası fonuna dâhil olacaktı. Ödeyecek gücü yoksa primini devlet ödeyecekti. Bunlar kulağa hoş gelen vaat ve söylemlerdi. Ancak, maalesef pirimle ilgili vaatler yerine getirilmedi ama Aile Hekimliği uygulaması, bazı illerde ve Eskişehir’de hayata geçirildi.
Eskişehirlilerin, birinci basamak sağlık hizmetlerinden faydalanabilmeleri için de aile hekimliklerine, oturdukları bölge göz önünde bulundurularak kayıtlar gerçekleştirilmiş, 3500 kişiye bir aile hekimi düşecek şekilde planlanmıştı.
Mevzuata göre de, bir aile hekimi, sadece Sağlık Bakanlığı'nın belirlediği çalışma bölgesinde, hizmet verebilecekti. Her aile hekimi, yanında en az bir aile sağlığı elemanı çalıştıracak, aile sağlığı elemanı, hemşire, ebe veya sağlık memuru olacaktı.
Hastalarına gerekli hallerde, evde hizmet verecek olan aile hekimi, rehberlik edici ve koruyucu hizmetler sunacak. Yaşlı sağlığı, ana - çocuk sağlığı ve aile planlaması hizmetlerini de yürütecek, aile hekimi, hastalarını periyodik olarak muayene edecekti.
Laboratuvarı varsa temel tetkikleri de yapacak. Özürlüleri ve kronik hastalığı olanları, gerekli sıklıkta takip edecek olan aile hekimi, küçük tıbbi operasyonlar dışındaki ameliyatları yapmayacaktı.
Vatandaşlar, sisteme geçildikten sonra da hekim değiştirebilecek. Herkes, bölge içinde kalmak suretiyle, Büyükşehir sınırlarındaki ilçelerde kişi isterse, bulunduğu ilçe dışından, ile hekimini seçebilecek. Gezici sağlık hizmet bölgesinde oturanlarsa, başka bir hekime kayıt olamayacaktı.
Bir aile hekimi, özel muayenehanesinde veya aile sağlığı merkezlerinde, hizmet verebilecek. Aile sağlığı merkezlerinde, her hekim için ayrı muayene odası ve gerekiyorsa laboratuvar odası bulunacaktı.
Hasta acil haller dışında, her konuda önce kayıtlı bulunulan hekime başvuracaktı. Koruyucu, tanı, tedavi ve iyileştirme hizmetleri için artık hastanelere doğrudan başvurulamayacaktı. Aile hekiminin, tedavi edemediği ya da tanı koyamadığı hasta, hastanelere sevk edilecek. Hasta kayıtlarını tutacak. Hekim gözetiminde hastalara tavsiye edilen ilaçları uygulayacak ve pansuman yapacaktı.
Bugün Aile Sağlığı Merkezleri birinci basamak sağlık hizmetlerinin sunulduğu, koruyucu hekimlik ve temel tedavi hizmetlerinin verildiği sağlık kuruluşlarıdır. Bölgelerinde, gebelik izlemleri, loğusa ve bebek takipleri, anne sütü ve aile planlaması danışmanlığı ve ulusal aşı takvimine uygun olarak bebek, çocuk ve yetişkin aşılarının uygulanması yaparlar.
Ayrıca hastalıkların erken teşhisi, ayakta muayene ve tedavi planlaması, Kanser taramaları (rahim ağzı, meme, kolon), obezite, diyabet ve tansiyon gibi kronik hastalıkların erken teşhisi için risk analizleri yaparlar. Teşhis edilen rahatsızlıklar için ilaç yazımı ve tek hekim raporlarının düzenlenmesi, enjeksiyon, pansuman, küçük cerrahi müdahaleler ve basit laboratuvar tetkikleri yaparlar.
Aile Sağlığı Merkezlerinde (ASM) başlatılan yeni sistem ile hastaya ayrılan muayene süresinin en az 10 dakikaya çıkarılması ve dijital entegrasyon sayesinde aile hekimlerinin hastanelerden doğrudan tetkik isteyebilmesi sağlandı.
Eskişehir özelinde ise Şirintepe Mahallesi'nde 10 birimli ASM, Sağlıklı Hayat Merkezi ve 112 Acil Kompleksi hizmete girdi. Eskişehir'de koruyucu sağlık yatırımlarına devam edilerek, ilerleyen dönemde Uluönder, Çankaya ve Emek mahallelerinde de yeni tesislerin açılması planlanmaktadır.
Ülkemizde Aile hekimliği ile ilgili gelişmelere karşı eleştiri ve yorumlar yapıldı. Hatta tepki yürüyüşleri düzenledi. Buna rağmen de alınan kararlardan dönülmedi. Bugün, her türlü zorluğa rağmen, bu görevi başarı ile yürüten aile Sağlığı merkezleri var. Bu Merkezlerden biri de Bulvar Aile Sağlığı Merkezi’dir.
Bulvar Aile Sağlığı Merkezine gelen her hastaya, tanı teşhis ve tedavi etmekle yetinilmiyor. Hastanın tedavisinden, kullanacağı ilaca kadar, her aşama usanmadan anlatılıyor. Görevli doktorların güler yüzü ve güven verici ses tonları hastalara moral veriyor.
Elbette sağlık hizmetlerinin tanımlanması ve kalitenin belirlenmesi güç olduğu kadar, ölçülmesi de zordur. Ancak, Bulvar Aile Sağlığı Merkezine gelen hastaların perspektifi ve bakış açısı ile algıladığı kalite, pek çok boyutta ele alınıyor. Bunda da başarılı olunuyor.
Bulvar Aile Sağlığı Merkezinde, hastalar ve yakınları ile olan iletişim, örnek teşkil edecek niteliktedir. Hastaların, BİYO-PSİKO- SOSYAL yönden sağlıklarını, en iyi şekilde değerlendiriliyor, tanı teşhis ve tedavi de gerekli özeni de gösteriliyor.
Bulvar Aile Sağlığı Merkezi’ni, farklı kılan en önemli faktörlerden biri de daha yüksek kalitede, hizmet üretmesi ve sunmasıdır. Başarısındaki sır ise, yüksek kalite de hizmet sunmayı felsefe haline getirmesi ve hasta memnuniyetinin de ön planda tutulmasıdır.
Ülkemizde Aile Sağlığı Merkezleri, her yaştan hastaya kişiselleştirilmiş ve sürekli bakım sağlamada kritik bir rol oynar. Aile hekimi genellikle sağlık ihtiyaçları için ilk başvuru noktasıdır ve koruyucu bakımdan kronik hastalıkların yönetimine kadar çeşitli hizmetler sunar. Ailelerin yaşamın, her aşamasında kaliteli sağlık hizmeti almasını sağlar. Bu nedenle Aile Sağlığı Merkezlerinin sorunları çözülmeli, her türlü imkân da sağlanmalıdır.