NATO ihtişamını takip ettiniz mi dostlar?
Gümbür gümbür mehteran eşliğinde, tatlı ama etkili bir gövde gösterisi gölgesinde, şaşkın bakışlarla mavi protokol halısı üzerinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a doğru yürüyen dünya liderleri Türk’ün gücü ve Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘ince’ mesajlarını hayranlıkla izlediler.
Devlet aklı dediğimiz, o ince zekanın ve derin mesajların verildiği Dolmabahçe Sarayı ve Vahdettin Köşkü ev sahipliği ise bizi gururlandıran ayrı bir detay tabii ki.
Amerikan başkanı Donald Trump’ın üzerinden sert bir rüzgar ve şimşek gibi uçurulan Türk Yıldızları da “Ayağını denk al dostum!” cümlesinin kulağına söylenmesiydi.
Türk Devleti’nin gücünün geldiği nokta dünyanın ağzını açık bırakırken; Türk siyaset tarihinde de ağzını açan siyasetçilerin olması, bizim aslında kendi içimizdeki muhalefet acziyetimizi gösteriyor.
İktidarı en bariz besleyen de bu acziyet belli ki…
Devlet içinde iktidar önemli bir detaydır.
Devlet içinde iktidara muhalefet de öyle olsa da yeri adeta boş olduğu için iktidarın ‘devletçilik’ anlayışını kusursuz işlemesi, hatta gözleri önüne sermesi şu şartlarda göğsümüzü daha çok kabartıyor.
Muhalefet dedik değil mi?
Ne yapıyor muhalefet?
Bunların en sevdiği şey kol kola girip sokak sokak gezmek.
Adına ‘direniş’ dedikleri bu tuhaf sokak etkinliğinin kime ne faydası var kimse de anlamadı ama sadece kendilerini yüreklendiriyor belli ki…
Islanmayı da seviyorlar.
Güneşin alnında yürümeyi de…
Ve buna ‘siyaset’ diyorlar.
Yok yahu gülmedim.
Sadece bu anlayışın işe yaramadığını görememeleri çok enteresan.
Diğer taraftan bakıyorum bu kadar sert tepki ile Kemal Kılıçdaroğlu CHP’si siyaseten ne kadar rağbet görür?
Şu durumda meclise girebilirler mi?
Dahası insan içine çıkabilirler mi?
Kendilerini taşlayan kendi seçmenleri buradan sonra her şeye rağmen onları destekler mi?
“Çadır karıştı.” deriz ya hani hem de fena halde karıştı.
Dün aslında Özgür Özel grup toplantısına katılanlar kadar katılmayanlar da dikkat ile takip edildi.
Acaba sadece Jale Nur Süllü mü katılmadı?
CHP’li belediye başkanlarından kimler yoktu?
2023 seçimlerinde Eskişehir özelinde şöyle bir kanaat vardı:
“Alırsak şimdi alacağız bu seçimi, yoksa artık bundan sonra mümkün değil.”
Vallahi mümkün olmaya başladı bence.
Bunca hengâmenin içinde gerçekleşmesi muhtemel ilk seçimde AK Parti’nin bu zaferi kazanması artık çok daha kuvvetli bir ihtimal…
İki CHP kapışırken AK Parti şüphesiz bu aradan sıyrılır (!)
“Her şey vaktine esir.” derim ya hep…
Bizim bildiğimiz değil, bilmediğimiz bir vakit varmış demek.
Ama AK Parti bunun farkında mı bu da ayrı bir detay.
Zararı fırsata çevirme illa zararı gören yaşayan taraflar tarafından olmaz, lakin gelin görün ki bence o tarafların dikkati oldukça dağınık.
Kendisini listelerde görememe paniği kimseyi partinin kazanması fikrine kilitleyemiyor.
Bu arada dünkü yürüyüşü de çok ciddiye almayın.
Yürüyenlerin yaş ortalaması o kadar yüksek ki, uzun uzun yürünemedi ve aslında Özgür Özel’in ‘miting’ ifadesi ile güzellediği kadar kalabalık da yoktu.
Benim hafızamda hala aynı rotada gerçekleşmiş 2023 seçimlerinde gerçekleşen caddeleri kilitleyen kalabalık var.
Umarım o kalabalık kendini muhafaza ediyordur.