Ülkece siyaset sahnesinin strateji dönemine sert bir giriş yaptık diye düşünüyorum.

Seçim sürecinin bir adım öncesi strateji dönemidir.

Eskişehir’de böyle bir döneme çoktan girildi.

Hatırlarsanız ‘işaret fişeği’ ifadesi kullanmıştım.

İşte İstanbul İl Başkanlığı için alınan mahkeme kararı da ciddi bir ‘işaret fişeği’ niteliğindeydi.

Ama okuyamadılar… Göremediler.

Bağıra bağıra gelen butlan kararına hiç ihtimal bile vermedikleri için kısa sürede darmadağın ve ağır yaralı bir Cumhuriyet Halk Partisi gözlerimizin önündeydi.

Şimdi gelelim mi şu strateji mevzusuna?

Ama önce mutlak butlan başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yol haritasını belirleyecek, yol arkadaşlarını belirlediği stratejik takibine…

Sayın Kılıçdaroğlu bugünlerde Özgür Özel programlarına kimler katılıyor kimler katılmıyor dikkatle bunu takip ediyor.

Burada bir idol sıkıştırayım şu satırlar arasına.

Müthiş bir taktik ile Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Özgür Özel’in programına katılmadı ama nezaketle Niğde’ye uğurlamayı da ihmal etmedi.

Ne şiş yandı ne kebap…

Alt yazı geçiyorum bazı iradeler dikkate almalı.

Daha önce “Kullanılıyorsunuz.” diye bir ifade kullanmıştım.

Umarım ben haksız çıkarım ama galiba iki parti de bu yürekli isme listelerinde yer vermeyecek ve onun açısından iki tarafın da yanlış taraf olduğu gerçeği maalesef gün yüzüne çıkacak. Büyükşehir maalesef şimdi “Ben ne taraftayım?” demek zorunda kalmaz umarım.

İsim yazmama da gerek kalmadı değil mi?

Efendim AK Parti kulislerinde ise kimileri için tatlı bir heyecan kimileri için de alt üst olan planlar gündemde.

Yer gök aday…

Herkes kendini potansiyel milletvekili adayı olarak görüyor.

Kenarda bekleyen ama en etkili işaretleri veren kulis ablası mesela, hem kendi aday hem birilerinin adayı…

İl Kadın Kolları Başkanı da keza aylardır “Ben de varım ve hazırım.” beyanında bulunuyormuş.

Yüksek sesle söylenenleri zaten çok yazdık, çok işaret ettik.

Tek fikir birliği adayların Eskişehir hikâyesi olması.

Eskişehir’e karşıdan bakmış değil, içimizden doğmuş biri olsun ifadesini son zamanlarda çok fazla duyuyoruz.

Takdir genel merkezin…

Şimdi şöyle düşününce,

mutlak butlan sonrası iki tane Cumhuriyet Halk Partisi olunca,

AK Parti milletvekili sayısını dörde çıkarıyor.

Hem de Büyükşehir Belediye Başkanlığını almak belki eskisinden çok daha kolay oluyor.

İşte bu yüksek ihtimaller tüm AK Partilileri adaylık konusunda oldukça yükseltti.

Herkeste müthiş bir özgüven var ama bazılarınınki hiç sağlıklı değil maalesef.

Şimdi buradan anlaşılıyor ki, Özgür Özel ve ekibi butlanın çıkmayacağı konusunda o kadar kendilerinden eminler ki hiçbir hazırlıkları yok ama kadroya bakıyorsun bence orada da hepsi potansiyel aday.

AK Parti’nin mevcut vekillerinin tasarrufları ne olur henüz netlik kazanmasa da geriden gelenler tarihin en büyük aday kalabalığı.

Bu süreç tahmin edildiği üzere tatlı gibi gözüken soğuk ve sert bir rüzgâr estirir.

Kimse kimseye güvenmez ama herkes birine güvenir.

Ama zaferi ivme kazanan AK Parti teşkilatını bir rehavet kaplamaz ise…

Gereksiz bir özgüvene yenilmez ise…

“O onun adayı.” “Bu bizim adayımız.” derken mutlaksız, butlansız bölünmeden gücüne güç katar ise yıllardır hayali kurulan o zafer kazanılır.