Gelir ve Kurumlar Vergisi’nde ilk 100 sırada yer alan mükellefler açıklandı.

Kurumlar Vergisi sıralamasının liste başında bir değişiklik yok.

Her yıl olduğu gibi bu yıl da yine ETİ var.

Devamındaki kurumlarda geçmiş yıllara göre değişiklikler oldukça fazla…

Her yıl üst sıralarda yer alan TUSAŞ bu yıl 7’nci sırada yer alıyor.

Daha önceki yıllarda üst sıralarda yer alan kurumlardan liste dışı kalanlar da var.

İlk 100 listesinde en dikkat çekici yan ise “Adının açıklanmasını istemeyen mükellef” olarak tanımlananlar.

Liste başı kurumu izleyen 4 sırada yer alan kurumlar bile “adının açıklanmasını istemiyor” diye tanımlanıyor.

“Adının açıklanmasını istemeyen mükellef” olarak tanımlananlar yalnızca onlarla sınırlı değil…

Listenin diğer sıralarında da varlar.

Toplam sayıları 44…

İlk 100’de yer alanların neredeyse yarısı…

Şaşırmamak elde değil…

Aynı durum Gelirler Vergisi’nde de geçerli…

İlk 100 listesinin başında Ahmet Firuzhan Kanatlı yer alıyor.

Rahmetli Firuz Kanatlı’nın yerini evladı almış durumda…

Onu yine Kanatlı Ailesi’nin bir başka bireyi olan Gülden Kanatlı Derbil izliyor.

Daha önceki yıllarda Kanatlı Ailesi’nden başak bireyler de ilk 5 sırada yer alırdı.

Bu kez yoklar.

Gelir Vergisi’nde ilk 100 sıralamasının en dikkat çekici yanı da yine “adının açıklanmasını istemeyen mükellef” olarak tanımlananlar.

Sayıları Kurumlar Vergisi listesindekilerden fazla…

İlk 100 listesinde yer alan 52 mükellef isminin açıklanmasını istemiyor.

Şaşırmamak olanaksız…

“Adının açıklanmasını istemeyen mükellef” olarak tanımlanan kişi ve kurumların sayısı her geçen yıl biraz daha artıyor.

Anlamak gerçekten çok zor…

Kazancının vergisini ödemek “ayıplı” bir davranış değil…

Tam aksine “gurur duyulacak” bir davranış.

Kişi ve kurumlar yaptıkları işle kazanç elde ediyorlar… Elde ettikleri kazancın vergisini ödeyerek yükümlülüklerini yerine getiriyorlar… Gel gör ki, yaptıkları “ayıplı” bir işmiş gibi kendilerini gizliyorlar.

Olacak şey değil…

Gelir Vergisi açısından biraz anlaşılır gibi…

Bireyler kazançlarının kamuoyu tarafından bilinmesini, istemiyor olabilirler.

Onlar için “haydi neyse” denilsin…

İyi de kurumlara ne demeli…

Kazanç sağlayan, kazancının vergisini ödeyen bir kurum kendisini kamuoyundan neden gizler ki?

Akla yatan bir neden bulmak çok zor…

İnsanın aklına hiç olmayacak şeyler geliyor ama neyse…

ODUNPZARI’NIN GURURU

Kurumlar Vergisi sıralamasında dikkat çeken bir kurum var.

O da Odunpazarı İnşaat Sağlık Turizm ve Tanıtım Hizmetleri Sanayi ve Ticaret AŞ…

Adından da belli…

Odunpazarı Belediyesi bünyesinde oluşturulmuş bir şirket…

Geçmişi çok uzun sayılmaz…

Buna karşın ilk 100 kurum arasında 13’ncü sırada yer aldı.

Kutlamak gerek…

Eskişehir’deki tek belediye şirketi o değil…

Tepebaşı Belediyesi bünyesinde oluşturulmuş bir şirket var.

Belediyeye iş yapıyor.

Durumu nedir bilemiyoruz ama ilk 100 mükellef arasında yok.

Büyükşehir Belediyesi bünyesinde oluşturulmuş çok sayıda şirket var.

İş potansiyelleri Odunpazarı Belediyesi’nin şirketi ile kıyaslanamaz…

Ondan kat be kat daha fazla bir potansiyele sahipler.

Büyükşehir Belediyesi’ne iş yapıyorlar, Büyükşehir Belediyesi’ne ait tramvayları onlar işletiyor. Aynı şekilde başta otoparklar olmak üzere belediyeye ait işyerleri de onların kontrolünde…

Doğalında kazançlarının çok fazla olması gerekir.

Buna karşılık Kurumlar Vergisi sıralamasında yer almıyorlar.

İlk 100 kurum arasında bir teki bile yok.

Bu işte bir yanlış var.

Aslında ne olduğu da belli…

İş potansiyeli yüksek olan şirketler iyi yönetilmiyorlar.

İyi yönetilmiş olsalar Odunpazarı Belediyesi’nin şirketinin yer aldığı listede yer alırlardı. Hem de daha üst sıralarda…

Ne diyelim…

Söylenecek çok şey var ama neyse…

Haydi biz Odunpazarı Belediyesi şirketinin sorumlularını kutlamakla yetinelim.