TÜİK Bursa Bölge Müdürlüğü Kasım ayı ihracat ve ithalat rakamlarını açıklamış. Eskişehir açısından herhangi bir olumsuzluk olmadığı gibi bilakis umut verici rakamlara ulaşıldığını söylemek mümkün. Ekonomik verilerin olumlu olması toplumun umudunu da, geleceğe bakışını da olumlu etkiler. Eskişehir’de ihracatın ve ithalatın artması demek üretimin artması demek, üretimin artması demek istihdamın artması demek. Yani birkaç kişinin daha evine ekmek parası götürmesi demek… Geçtiğimiz gün ETO Başkanı Metin Güler ve ESO Başkanı Savaş Özaydemir’in pozitif yaklaşımlarının en azından 2017 yılı için umut verici olduğunu yazımda ifade etmiştim. Sadece Eskişehir için değil ülkemiz içinde umut ediyorum ki güzel günler olsun. Çünkü Türkiye’nin önünde aşılması gereken büyük sıkıntıları var. Vatandaşın karnı ne kadar tok, sırtı ne kadar pek olursa ülke olarak o kadar güçlü oluruz.

+++

UNUTULMAMASI GEREKENLER

Eskişehir’in ekonomik gelişimine katkı yapacak düzenlemelerin hayata geçmesi için yapılması gerekenlerin başında Eskişehir’in tarifeli uçak seferleri ile tanışması geliyor. Türkiye’de pek çok yer havaalanı bile olmadığı için bu konuda adımların atılmasına sevinirken Eskişehir’in havacılık sektöründeki eksikleri diğer illerin fazlalarından bile azdır. Yapılması gereken Hasan Polatkan Hava Limanı ile ilgili olarak düzenli ve verimli tarifeli uçak seferlerinin başlatılmasıdır. Bu konuda somut adımlar atılması konusunda bir takım çabalara tanıklık etmiyor değiliz. Örneğin Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı’nın çabalarıyla Eskişehir’e tarifeli uçak seferleri yapacak uçaklara yakıt desteğinin bir yıl boyunca sağlanması kararı, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Gündoğan’ın THY Genel Müdürü ile bir araya gelmesi bunlardan bazıları. Eskişehir’in önümüzdeki süreçte kongre fuar merkezli hamlesi için devam eden çalışmalar ihmale uğramadan tamamlanırsa, biraz da kamuoyu desteği artarsa Eskişehir bir adım daha ileri gider.

+++

AYRINTILARDA BOĞULMAYALIM

Geçtiğimiz günlerde Eskişehir ekonomisinin masaya yatırıldığı toplantıda Vali Azmi Çelik, “Kendimizi övmeyelim, Eskişehir zaten cazibesi olan bir şehir” diyerek turizmde sahip olunan potansiyel ile yapılması gerekenler konusunda bazı önerilerde bulunmuştu. Büyük zatlardan birisi zamana dair diyor ki “Dün geçmiştir onu geri getirmek mümkün değil, yarın gelecektir ona ulaşıp ulaşmayacağımız konusunda bir fikir sahibi değiliz. En iyisi içinde bulunduğumuz zamanı değerlendirmektir.”

Tam da bu noktadayız bir şeyleri çok tartışarak değil işi uzmanlarına havale ederek, zamanı iyi kullanarak, ayrıntılarda kaybolmadan bazı adımlar atabiliriz, atmalıyız. Her geçen günün zaman hanesine eksi yazdığının farkına vararak, birbirimizin ayağına çelme takmadan, kendimizi de gerçeklerimizin üzerini örterek şişinmeden bu işlerin üstesinden gelmek mümkündür. Bunu kendimiz için değil, çocuklarımız, yarınlarımız ve geleceğimiz için yapmalıyız.

Bizden öncekilerin yaptıkları eksikleri konuşarak, birbirimizi en acımasız şekilde eleştirerek bir yere varamayız. Eskişehir’in her fırsatı değerlendirmek adına yapması gerekenleri ayrıntıların girdabına atarak bir yere varamayız.