Mart ayı beklentisi karşılıksız kalmadı.
Kısıtlı da olsa beklentiler karşılık buldu.
“Yeni normalleşme” olarak adlandırılan dönem başladı.
Belirli kısıtlamalar içeriyor.
Ancak Eskişehir’de düne kadar “yasak” olan çoğu şey artık serbest…
Akşamları geçerli olan sokağa çıkma yasağı devam ederken hafta sonu günlerindeki yasak kalktı.
65 üzerindeki yaşta bulunanlar ile gençleri kapsayan kısıtlamalar artık yok.
İstedikleri saatte dışarıya çıkabilecekler.
Çok da anlamlı olmayan yasaklar yüzünden baya bunalmışlardı.
“Özgürlüğe kavuştular” dense yeridir.
“Yeni normalleşme” olarak tanımlanan dönemin en önemli yanı aylardır kapalı olan işyerlerinin açılmış olması…
Restoran, lokanta, kafeterya, kahvehane ve çay bahçeleri artık açık…
Ancak “saat sınırı” var.
Sabah saat 07.00 ile akşam saat 19.00 arasında kalan dönemde faaliyette bulunacaklar.
Belirlenen döneme bakıldığında alkol satışı yapan işletmeler için “açıldı” demek çok zor…
Müşterilerinin geliş saati belli…
Onların geliş saatinde işletme kapanmış olacak…
Müşteriler yeni döneme uyum sağlarlar mı?
Bilemiyoruz…
Görünen şu ki, restoranların sıkıntıları devam edecek.
Madem açıldılar, hiç olmazsa sokağa çıkma yasağının başladığı saat 21.00’e kadar açık kalabilirlerdi.
2 saatlik bir süre tehlike yaratacak değildi ya…
Neyse…
Aylardır kapalı olan kepenkler sonunda açıldı.
Açılmasına açıldı da tehlike geçti mi?
Sorunun yanıtı belli…
Büyük tehlike geçmiş değil…
Mutasyona uğramış haliyle varlığını sürdürüyor.
Eskişehir “orta riskli” olarak tanımlanan iller arasında yer alıyor.
Yakın olduğu bölüm “düşük riskli iller” değil…
“Yüksek riskli” olarak tanımlanan illere daha yakın…
Günlük vaka sayısı 50’nin altına indirilmişti.
Son günlerde neredeyse 100’e yaklaşır oldu.
Aslında “yeni normalleşme dönemi” için çok da uygun olduğu söylenemez…
Dönem kapsamına alınması “sürpriz” bile sayılabilir.
Şu anki durumu için “bıçak sırtında” dense olur.
Dahası hemen yakınında Kütahya ve Konya gibi “yüksek riskli iller” de bulunuyor.
Bu da ciddi bir risk…
Dedik ya, büyük tehlike varlığını sürdürüyor.
Yasaklar kalksa da rehavete kapılmamak gerek…
Ne yazık ki, ilk günkü tablo pek de iç açıcı değil…
Kar yağışı olmasına karşın ortalık çok kalabalıktı.
Maske takılsa da sosyal mesafeye dikkat edildiği söylenemez…
Bu son derece yanlış…
Herkesin son derece dikkatli olması gerekiyor.
Dikkat etmesi gerekenlerin başında da işletme sahipleri geliyor.
Belirlenen kurallara uygun olarak faaliyet göstermeleri şart…
Aksi takdirde aylardır çektikleri sıkıntılarla yeniden karşı karşıya kalırlar.
İşletme sahiplerinin yanı sıra tüm bireylerin dikkatli olması gerek…
Aylardır “bir bardak çay içecek yer” hasreti çekildi.
Şimdi hasret bitti…
Ancak hasreti tadında gidermek gerek…
Bunun yolu da belli…
Artık herkesin ezberinde olan kurallara uymak, uymayanları da uyarmak…
Kurumsal ve bireysel sorumluluklar yerine getirilirse yeni normalleşme dönemi devam eder.
Daha iyi dönemlere de geçilir.
Aksi takdirde olacaklar belli…
Aylardır yaşananlar yeniden başa gelir.
Onun için aman dikkat!