Efendim hava sıcak, gündem NATO…
Ama gelin görün ki Eskişehir özelinde siyasi dinamik adeta kalp krizi.
Siyaset o kadar sağlıksız ki bizim de son yazılarımız hep devlet hastanesi havasında…
Yani CHP öyle bir hale geldi ki adeta yoğun bakımda.
Ülkece NATO’ya ev sahipliği yaparken Eskişehir olarak da Özgür Özel’i ağırlayacağız.
‘Grup toplantısı’ etiketi ile paylaşılan bir gündemleri var lakin bu grup Özgür Özel grubu mu? Ekrem İmamoğlu güdümündekiler grubu mu? Yoksa Cumhuriyet Halk Partisi’nden zor kullanılarak gönderilenler grubu mu ya da hadi patlatalım gitsin yeni kurulacak partinin yeni yüzleri grubu mu? Henüz ana başlık çok belli değil.
Ama şimdilik çok tatsız bir grup.
Tatsız ama o kadar belirleyici bir özelliği var ki en az NATO kadar önemli.
Demem o ki Özgür Özel, Trump’dan daha önemli yarın.
Neden mi?
Bizler Jale Nur Süllü’nün ötelenmesine odaklansak da aslında bu çok önemli grup toplantısı, buradan sonraki tarafların aleni resmini ortaya çıkaracak.
Talat Yalaz’dan sonra kimsenin cesaret gösterip il başkanlığı koltuğunda oturamadığı Eskişehir Cumhuriyet Halk Partisi’nde acaba bu toplantıya kimler katılacak hatta kimler katılmayacak.
Şimdi adrese bakıyoruz grup toplantısı nerede?
Büyükşehir Belediyesi’ne ait olan Atatürk Kültür Sanat ve Kongre Merkezi’nde.
Yani Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce katılacak mı ?
Peki Önder Sav mesela?
Dahası, Yılmaz Büyükerşen?
Bu isimler de Kemal Kılıçdaroğlu’na karşı diye biliniyorken ve ivedi kurultay dilekçeleri verirken acaba Özgür Özel’in grup toplantısına katılacaklar mı?
Katılırlarsa ne olur?
Aktif siyasete devam eden Belediye Başkanları Kazım Kurt, Ayşe Ünlüce, Ahmet Ataç ve diğer tüm Cumhuriyet Halk Partili Belediye Başkanlarının Kemal Kılıçdaroğlu ile ilişkileri nasıl olur?
Eskişehir’de CHP belediyeciliği kabuk mu değiştirir?
Herkes AK Parti’ye geçerken bu isimler yeni partiden devam etme kararı alırsa parti mi dağılır belediyeler mi?
Türk siyaseti öyle karmaşık bir döneme evrildi ki iktidarından muhalefetine adeta süte sirke karıştı.
Siyasetin sağı solu, sağın sağı, solun sağı kalmadı.
Kimse için sağcı, solcu falan deme dönemi kalmadı.
Kaygan zeminde birdenbire ayağı kaymak zorunda olanların dönemindeyiz.
Ya da iteklenerek kaydırılan bir dönem…
Bence aksiyon dolu bir film izliyoruz ama her filmin sonu az çok tahmin edilirken bu, finali kestirilemeyen bir film.
Hayat kaldığı yerden devam etmez bazen.
Gerçekleşmiş bir ölüme bile son bir ümit ile kalp masajı yapılır.
Bence Cumhuriyet Halk Partisi’nin geldiği nokta, muhalefet partisi olmanın hakkını vermekten çok kendi içinde birbirine muhalefet etmek oldu.
Son bir ümit ile kalp masajı yapılsa da bu ümidi gerçekten besleyen yok.
Ama bu müdahalede yarın orada kimler olacak? En önemli mesele bu…
Rica etsem siz NATO’yu takip edin biz pür dikkat buraya kilitlendik.