Balmumu Heykeller Müzesi, son dönemde siyasetçilerin gündeminden düşmüyor.

AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, “Ortada devasa bir ekonomik değer vardır; ancak bu değerin mülkiyeti, yönetimi ve kontrolü hala tam bir muammadır. Eskişehir halkının gözü önünde işleyen bu çarkın, hangi kaynaklarla döndüğü ve elde edilen milyonların nereye aktığı bugüne kadar açıklanmamıştır. Buradan, kaçamak cevaplara yer bırakmayacak netlikte soruyorum. Bu müzenin gerçek sahibi kimdir? Eskişehir Büyükşehir Belediyesi mi, yoksa bir vakıf ya da şahıs mıdır? Bu paralar hangi kişi ya da kurumlara, hangi amaçla aktarılmaktadır? Kamuoyuna ayrıca bu gelirlerin öğrencilere burs olarak verildiği yönünde iddialar da yansımıştır. Eğer böyle bir uygulama söz konusuysa; bu burslar hangi öğrencilere verilmektedir, ne zamandan bu yana dağıtılmaktadır ve bugüne kadar toplam ne kadar ödeme yapılmıştır?” açıklamasında bulundu.

***

Yanıt ise gecikmedi.

Hatipoğlu’nun sözlerine tepki gösteren Büyükerşen, Şehir Gazetesi’ne özel verdiği demeçte tüm gelirlerin belediyeye ait olduğunu vurgulayarak, eleştirileri “bilgisizlik” olarak değerlendirdi. Büyükerşen, “bana diyebilecekleri bir şey bulamadıkları için, ikide bir de bunu gündeme getiriyorlar, cahil onlar. Gelirin nerelere harcanacağının şartını koşmuşum, bunların hepsi belediyede var” dedi.

***

Evet efendim; Balmumu Heykeller Müzesi konusunda yaşananlar şekilde.

Ve ikili arasındaki polemikte bendenize göre haklı olan taraf ise kesinlikle Hatipoğlu.

Yaptığı şey sadece soru sormak. Bunun sonucunda ise Büyükerşen tarafından “bilgisizlik” ve “cahillik” ile itham ediliyor.

Peki ama neden?

Nebi Hatipoğlu, milletvekili olduğu halde bilgi alamıyorsa…

Bendeniz, gazeteci olduğum halde öğrenemiyorsam…

Vatandaşlar derseniz, onları hiç konuşmaya bile gerek yok… Bizler bile bihaberken, onlar nasıl öğrensin?

***

Sonuçta ister kendisi, ister belediye yetkilileri…

Fark etmez.

Elde edilen gelirin kalem kalem nerelere harcandığını izah etmek varken; soruları nezaket sınırlarını aşan ifadelerle geçiştirme gayreti içerisine girmek doğru bir yaklaşım değil.

Kaldı ki Büyükerşen, yaşının olgunluğuna ters düşen bu ifade şekliyle konuyu daha da esrarengiz hale getiriyor.

Nitekim müzeyle ilgili süreç bu şekilde devam edemez, etmemelidir de.

Bu yüzden de Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin, yılan hikayesine dönen bu konuyu aydınlığa kavuşturması gerekiyor.

Hem de bir an önce…

Yorum sizlerin.

Bendeniz yarın yine buradayım.

Beklerim efendim…

GÜNÜN SÖZÜ:

Savaştan kaçanlar, savaşa gidenlerden daha çok yara alırlar.
- Oscar Wilde