Eskişehir'de her yıl 1-7 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen Yunus Emre Kültür ve Sanat Haftası dolayısıyla, 06 Mayıs 2026 tarihinde Mihalıççık ilçesindeki türbe ziyaretleri, dualar ve çeşitli kültürel etkinliklerle büyük Türk düşünürü Yunus Emre anılıyor.

Yunus Emre, “sevgiyi”, hayat felsefe haline getirmiş, örnek bir düşünürümüzdür. 1238 dolaylarında doğduğu, 1320 dolaylarında Eskişehir'de öldüğü rivayet edilirdi. Anadolu'nun, pek çok yöresinde, Yunus Emre'nin, mezarı ve türbesi vardır. Ancak Mihalıççık ilçesine bağlı Sarıköy’deki mezarı yapılan araştırmalar sonucu kesinlik kazanmıştır.

Ülkemizde çeşitli yörelerde mezarının bulunması, Yunus Emre'nin, Türkler tarafından, ne kadar sevildiği ve benimsendiğinin çarpıcı bir örneğidir. Gerçekten de halktan biri olan Yunus Emre, halkın değer, duygu ve düşüncelerini, dile getirişi itibariyle tarihimizin en halkla barışık biri olma özelliğine sahiptir.

YUNUS EMRE’nin, tasavvuf anlayışında dervişlik olgunluktur, aşktır; Allah katında kabul görmektir; nefsini yenmek, iradeyi eritmektir; kavgaya, nifaka, gösterişe, hamlığa, riyaya, düşmanlığa, şekilciliğe karşı çıkmaktır.

Türk tasavvufunun, dilde ve şiirde, kurucusu olan YUNUS EMRE 'nin şiirlerinde, ahlak, hikmet, din, aşk gibi konuların, hemen hepsi tasavvuftan çıkar ve tasavvuf görüşü çerçevesinde bir yere oturtulur.

YUNUS EMRE, "gönül kırmamak" konusuna, ayrı bir önem verir ve şiirlerinde bu konuyu özenle işler. Şiirlerinde işlediği konuları ve telkinleri hayatının ta kendisidir. Ayrıca Yunus Emre, İslam' da sabır, kanaat, hoşgörürlük, cömertlik, iyilik, fazilet değerlerini, en iyi şekilde işleyen bir halk şairidir.

YUNUS EMRE' ye göre insanlar, din, mezhep, ırk, millet, renk, mevki, sınıf farkı gözetilmeksizin, sevilmeyi hak etmektedirler. Şiirlerinde, en fazla işlenmiş temalar; İlahi aşk, Din, Ahlak, Gurbet, Tabiat, Ölüm ve faniliktir.

YUNUS EMRE sabır, kanaat, hoşgörülülük, cömertlik, iyilik, fazilet değerlerini benimsemeyi topluma telkin etmişler ve tasavvuf anlayışlarında dervişlik olgunluktur, aşktır; Allah katında kabul görmektir; nefsini yenmek, iradeyi eritmektir; kavgaya, nifaka, gösterişe, hamlığa, riyaya, düşmanlığa, şekilciliğe karşı çıkmışlardır.

Yıllardır, YUNUS EMRE ile ilgili çalışmalar, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nden beklendi. Sivil irade ise etkinliklere, yeteri kadar, sahip çıkmak için çaba ve gayret göstermedi. Yapılan toplantılarda, bu yönde mesaj veriliyor, zemin de hazırlıyor ama bu mesajın gereğini yapan ve üzerine düşeni de yeteri kadar yapan irade yok denecek kadar azdır

Vali Yardımcılarımızdan, Sayın Kılıçaslan'ın, "Yunus Emre etkinlikleri müesseseleştirilmeli " önerisi, yıllardır gerçekleştirilemedi. Eskişehir' de, Yunus Emre etkinliklerinin, "Mevlana etkinlikleri" gibi, sürekli kalıcı ve sonuç alıcı olması için, Sayın Kılıçaslan'ın önerisi, mutlaka hayata geçirilmelidir. Bu öneri gerçekleşirse, Yunus Emre etkinlikleri kişilere bağımlı olmaktan çıkıp, belirli kural, prosedür ve sistemlere dayalı olarak işler hale gelecektir.

Yıllardır Yunus Emre'nin, okullarda, daha bilinçli bir şekilde tanıtılması için, örgün eğitim kurum/kuruluşlarının, her kademesinde, öğrencilerin seviyelerine uygun üniteler hazırlanarak, Yunus Emre Kültür ve Sanat Haftası'nda, çocuklarımıza aktarılmasını, hem toplantılarda, hem de köşemizde önerdik. Ancak bir türlü gerçekleştirilemedi.

Bu isteğimizi valilerimizden, Sayın KILIÇLAR'a da ilettik. Olumlu buldu ve girişimi ile "YUNUS EMRE", yalnız Eskişehir'de değil, Türkiye genelinde, tanıtılmasını sağladı. Milli Eğitim Bakanlığınca, ''İlköğretim ve Ortaöğretim Kurumları Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği'' nde yapılan değişiklik, Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi. Değişikliği göre, "YUNUS EMRE" Mayıs ayının ilk haftasında, Türkiye'deki tüm okullarda, çeşitli etkinliklerle tanıtılıyor.

Ayrıca çağımızda, medeniyetler çatışmasına zemin hazırlayan bazı algıların, değişmesi ve ülkemizde, her alanda barışın, sürekli ve kalıcı olması için, YUNUS EMRE'nin felsefelerinin, anlaşılması ve tanıtılması son derece önemlidir.

Eskişehir’de çocuk ve gençlerimizin örnek alabilecekleri ve onlara örnek olarak sunabileceğimiz, pek çok mümtaz şahsiyet vardır. Yunus Emre, Nasreddin Hoca, Mehmet Kaptan, Seyyid Battal Gazi, Şeyh Edepali Ahmet Hamdi Efendi, Hızır Bey, Sinan Paşa ve Aziz Mahmud Hüdayi gibi insanlarımızla, çocuk ve gençlerimiz, hem gurur duyup, örnek alacaklar hem de doğruluk, çalışkanlık, fedakârlık, cesaret, yardımlaşma, sadakat, adaletli olma, edepli olma, sorumluluk sahibi olma, güvenilir olma gibi kültürümüze ait değerlerin yaşandığı bir maziyi de tanımış olacaklardır.

Eskişehir’de ilgiler, uluslararası ve ülke bazında ses getirecek, Yunus Emre ile ilgili etkinlikler düzenlemezken, UNESCO, 1971 yılı sonu ile 1972 yılında (ölümünün 650. yıldönümü dolayısıyla)Yunus Emre anıldı. Bu anma, hem 1971 – 1972’de, hem de 1991’de sürdürülmüştü. UNESCO 2020-2021 yılarında da Yunus Emre Anma ve Kutlama programları yaptı. UNESCO’nun bu etkinlikleri ile de Yunus Emre’nin evrenselliği de tescil edilmiş oldu.

Hayırsever insanımız Sayın Tayfur Bayar'ın, yılardır gündeme getirdiği yer bulunmadığı için gerçekleştirilemeyen "YUNUS EMRE KÜLLİYESİ", mutlaka dikkate alınmalı ve gerçekleştirilmelidir. Şayet, arzu edilen KÜLLİYE hayata geçerse, Yunus Emre ile ilgili bilgiler ve şiirler, daha sağlıklı bir yapıya kavuşturulacak, etkinlikler de daha verimli olacaktır.

Yunus Emre, Türk milletinin içinden çıkmış, onu anlamış ve anlatmış, yazdığı Oğuz lehçesinin konuşulduğu bölgelerde, asırlar boyunca şiirleri dilden dile dolaşmış, milli ve büyük bir şairdir. Ona göre de gönüller kapısının, anahtarı sevgidir. Mutluluğun, huzurun ve güvenin, şifresi de bu kelimedir.

Ülkemiz ve Eskişehir’de düşünce ve kültür tarihinin, en büyük kişiliklerinden olan YUNUS EMRE, sevgi ve hoşgörüye dayanan mesajları, yüzyıllar geçtikçe daha da değer kazanacaktır. Vefatının üzerinden asırlar geçmesine rağmen Yunus'un bıraktığı hoş seda, 7 iklim, 7 coğrafyada yankılanmaya ve gönülleri de birleştirmeye devam ediyor. İnsanlık var oldukça değerini koruyacaktır.

Ne mutlu! Yunus Emre’yi tanıyan ve tanıtanlara…