Geçmiş yıllarda, OSB’deki durgunluğun esas sebebi, yapısal sorunlar yanında, sanayicimizin hükümet politikaları ve kurlara göre hareket etmesiydi. O yıllarda yapılan bir araştırma da, Türkiye'deki aile şirketleri, kendilerini en fazla zorlayacak risklerin başına yüzde 68 ile hükümet politikalarını ve yüzde 46 ile kurları koyuyordu.
Nitekim ESO Başkanlarımızdan, Sayın Savaş M. Özaydemir, yaptığı basın toplantısında, “…döviz kurlarının sabit hale gelmesi, ancak buna karşın içerde maliyetlerin sürekli artıyor olması, artık dayanılmaz bir noktaya gelmiştir… O nedenle de artık kimse yatırım yapmıyor, çünkü sanayici önünü göremiyor. Eskişehir’deki sanayici için de durum aynı” diyerek, bu durumu, OSB’deki durgunluğun sebebi olarak göstermişti.
EKONOMİ Gazetesi ve Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen “Ekonomi 26 Panelinde” üretimde Eskişehir’in sanayi altyapısıyla kritik bir konumda olduğu vurgulandı. Enflasyon, yüksek finansman maliyetleri, mevcut şartlarda işletmelerin rekabet gücünü kaybettiği ve yatırım iştahının zayıfladığı ifade edildi.
Elbette belirtilen sorunlar sanayinin önemli sorunlarıdır. Ancak gelişmiş ülkelerde ve global pazarlarda söz sahibi şirketlerde, risk algılamasında piyasa koşulları ve rekabette ilk sırasında. AR-GE çalışmaları olmazsa olmaz konumdadır. Ar-Ge (Araştırma ve Geliştirme), işletmelerin yenilikçi ürünler/hizmetler geliştirmesini, mevcut süreçleri iyileştirmesini ve rekabet avantajı elde etmesini sağlayan stratejik bir süreçtir.
Dünyada ABD firmaları, en çok Ar-Ge harcaması yapan ilk 2.500 şirket arasında liderliğini koruyor. 2022 yılında, ABD şirketleri Ar-Ge harcamalarını önemli ölçüde artırarak 500 milyar Euro'yu aştı; bu da bir önceki yıla göre %12,7'lik bir artış anlamına geliyor.
Çin, 2022 yılında 222 milyar Euro'luk Ar-Ge yatırımıyla (bir önceki yıla göre %16,4 artış) ve 679 firmasıyla ikinci sırada yer alıyor. Bu yatırımların başında endüstri devleri Huawei (20,9 milyar Euro), Tencent (8,2 milyar Euro) ve Alibaba (7,6 milyar Euro) geliyor.
AB ise 367 firmasıyla ilk 2.500 arasında yer alarak ve 219 milyar Euro'luk yatırımla (bir önceki yıla göre %13,5 artış) ikinci sırada yer alıyor. Alman otomotiv devleri Volkswagen (18,9 milyar Euro), Mercedes-Benz (8,5 milyar Euro) ve Robert Bosch (7,5 milyar Euro) bu yatırımların başında geliyor.
Japon şirketleri, yıllarca süren ılımlı büyümenin ardından, bir önceki yıla göre %10,4'ün üzerinde bir artışla Ar-Ge yatırımlarını önemli ölçüde hızlandırdılar. Genel olarak, AB ve Japonya'nın paylarındaki küresel düşüş eğilimi devam ederken, Çin yatırım artışıyla zirveye olan farkı kapatıyor.
Ülkemizde ise AR-GE çalışmaları arzu edilen boyutta değildir. Oysa işletmelerin ulusal ve global pazarlarda, rekabet edebilmesi, bünyelerindeki AR-GE çalışmaları ile eşdeğerdir.
Ülkemizde Ar-Ge’nin önemi anlaşılmış olacak ki 5746 sayılı kanunla AR-GE çalışmalarına büyük avantajlar sağlandı. Eskiden, Ar-Ge faaliyetlerinin teşviki genellikle ODTÜ, Hacettepe, Bilkent gibi üniversitelerde kurulan teknoparklarla sınırlıydı.
Yeni yasayla, Ar-Ge merkezi olarak tanımlanan; sermaye şirketleri içinde, ayrı bir birim olarak örgütlenmiş, münhasıran yurt içinde, Ar-Ge faaliyetlerinde bulunan ve en az 50 Ar-Ge personeli istihdam eden, yeterli birikimi ve yeteneği olan birimler de teknoparklar gibi desteklerden yararlanabilecek.
Eskişehir Sanayi Odası ve OSB’deki işletmeler, AR-GE çalışmalarına, ivme kazandırmak için yeni yasanın getirdiği imkânlardan istifade etmelidir. Ar-Ge alanında, getirilen yeni avantajlardan kent sanayisi yararlanmalıdır.
Yeni yasa ile Ar-Ge ve yenilik harcamalarının tamamı, ticari kazancın tespitinde, indirim konusu yapılıyor. Ayrıca bu harcamalar, iktisadi kıymet oluşmaması halinde de doğrudan gider yazılıyor. 500 ve üzeri Ar-Ge personeli istihdam eden merkezlerdeki harcamaların, bir önceki yıla göre artan kısmının da yarısı indiriliyor.
Bu kurumlarda çalışan (kamu personeli hariç), Ar-Ge ve destek personelinin; bu çalışmaları karşılığında elde ettikleri ücretleri üzerinden, hesaplanan sigorta primi işveren hissesinin yarısı, her bir çalışan için, beş yıl süreyle Maliye Bakanlığı bütçesinden karşılanacak. Benzer onlarca kolaylık.
AR-GE indiriminden yararlanmak isteyen mükelleflerin, proje ve uygulama aşamalarında öncelikle gerekli belgeleri ibraz etmeleri, ayrıca Yeminli Mali Müşavir ile Tam Tasdik Sözleşmesi yapmaları gerekir. Mükelleflerin, GV ve KV beyannamesinde yararlanılan Ar-Ge indiriminin doğru hesaplandığı ve uygulandığına ilişkin, YMM tasdik raporunu vergi dairesine vermeleri şart.
Eskişehir’deki işletmeler, yeni yasa ile getirilen bu avantajlardan yararlanarak AR-GE çalışmalarını teşvik etmelidir. Eskişehir sanayisinin, ulusal ve global pazarlarda rekabet edebilmesi de AR-GE çalışmaları ile eşdeğerdir.
Elbette yeni yasa avantaj getirse de, AR-GE çalışmaları pahalı çalışmalardır. Onun için OSB’de ESO’nun rehberliğin de, “SEKTÖREL” ve “ÇATI “ şirketleri kurularak ve önümüzdeki dönemde, ESO’da oluşturulacak yeni bir ekiple bu sorun pekala aşılabilir.
Eskişehir’de AR-GE çalışmalarında, en önemli sorun, evrensel düzeyde bilim üretebilme potansiyeline sahip doktoralı elemanlardır. Ancak bu elemanlar, ESO ve EOSB, tarafından burs verilerek, pekâlâ hem ülkemiz üniversitelerinde, hem de yurt dışındaki üniversitelerde yetiştirilebilir.
Eskişehir’de yapılacak Ar-Ge (Araştırma ve Geliştirme), işletmelerin rekabet gücünü artırır, yenilikçi ürünler/hizmetler geliştirir ve sürdürülebilir büyüme sağlar, maliyetleri düşürür, değişen pazarlara uyum sağlamaya ve teknolojik üstünlük elde etmeye de yardımcı olur. Kentteki işletmeleri de global ve ulusal pazarlarda da söz sahibi yapar.