Eskişehir Büyükşehir Belediyesi “2026 Eskişehir Yılı” etkinlikleri kapsamında, şehrin ekonomik geleceğine ışık tutacak önemli bir buluşma hayata geçirildi. Nasıl Bir Ekonomi iş birliğiyle düzenlenen “Ekonomi 26 Paneli”, iş dünyasının önde gelen isimlerini Eskişehir’de bir araya getirdi,

Panelde konuşan, Nasıl Bir Ekonomi Medya Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Hakan Güldağ, Eskişehir’in, mevcut durumu, potansiyeli ve Türkiye’nin geleceğindeki rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Eskişehir’in, dinamizmi ve güçlü altyapısıyla ön plana çıktığını belirtti.

Sayın Güldağ, Eskişehir’in yalnızca estetik ve yaşam kalitesiyle değil, aynı zamanda sürekli gelişen yapısıyla öne çıkan bir kent olduğunu ifade etti. Şehrin hem keyif veren hem de üretken bir yapıya sahip olmasının önemli bir avantaj olduğuna da dikkat çekti.

Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi (EOSB) Başkanı Sayın Nadir Küpeli de Türkiye ekonomisi ve sanayicilerin karşı karşıya olduğu sorunlara ilişkin yaptığı değerlendirmede, üretimin ülkenin geleceği açısından hayati önem taşıdığını vurguladı.

Tarihsel örneklere de değindi. Geçmişte yaşanan ekonomik sorunların bugün de benzer şekilde tekrar ettiğini belirterek "Farklı dönemlerde yaşanan sıkıntılara baktığımızda hâlâ aynı noktada olduğumuzu görüyoruz. Artık bu hatalardan ders çıkarılmalı” dedi.

Sanayicilerin yatırım yapma isteğine rağmen ekonomik belirsizlikler nedeniyle zorlandığını söyleyen Sayın Küpeli, “Sanayici büyümek istiyor, yatırım yapmak istiyor ancak sürekli değişen koşullar nedeniyle adeta bir ayağında pranga ile hareket ediyor” ifadelerini kullandı.

Sayın Küpeli, Türkiye’nin kalkınması için üretimden başka bir yol olmadığını sanayicilerin de desteklenmesi gerektiğini belirttikten sonra “Sanayici üretmezse bu ülke nereye gider? Üretmekten başka şansımız yok” görüşünü belirttikten sonra, Türkiye’nin geleceği için sanayi ve üretimin güçlendirilmesi gerektiğini, üreticilerin evlat gibi görülmesi ve desteklenmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.

ETO Başkanı Sayın Metin Güler de yüksek enflasyon, artan finans maliyetleri ve bozulan çalışma barışı üzerinde önemli açıklamalarda bulunduktan sonra yapısal adımların atılması gerektiğini belirterek, doğru strateji ve zamanlamayla ancak sınırlı iyileşmeler sağlanabileceğini sözlerine ekledi

Panelde konuşan Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Sayın Celalettin Kesikbaş, kentin yatırım açısından önemli avantajlara sahip olduğunu ancak sürdürülebilir büyüme için bazı temel sorunların çözülmesi gerektiğini, sanayi bölgelerine ulaşım konusunda da ciddi bir sorun yaşanmadığını dile getirdi.

Ayrıca Sayın Kesikbaş, liman bağlantısının eksikliğine dikkat çekerek Gemlik Limanı’na demiryolu bağlantısının olmamasının büyük bir eksiklik olduğunu belirtti. İhracatın büyük ölçüde karayolu ile yapılmasının hem maliyet hem de sürdürülebilirlik açısından dezavantaj yarattığını söyledi.

Eskişehir’ in, demir yolu ile limanlara bağlanması, yıllarca gündeme getirildi, Gemlik ve Bursa’dan, Eskişehir demiryolu bağlantısı da Osmanlı Devleti’nden itibaren de gündemdedir.

Mudanya Demiryolu, yıllardır, çevre ilerin de gündemindedir. Konya Ovaları Projesi (KOP) la ilgili, ulaşım önerilerinde, "Eskişehir-Bursa-Gemlik/ Mudanya demiryolu yapılmalıdır." önerisi yer almıştı.

Geçmiş yıllarda, Bursa Milletvekili ve TBMM Grup Başkanvekili Faruk çelik’ de, şu ana kadar yerine getiremedikleri tek sözün, demiryolu olduğunu, Eskişehir-Bilecik-Osmaneli-Bursa -Gemlik-Mudanya hattındaki demiryolu projesinin, temelini seçimlerden önce atacaklarını söyledi ama bu vaatte, sözde kaldı.
Yine DSP Milletvekili, Sayın Mahmut Eldir’ de, Gemlik-Bursa ve Bursa’dan Eskişehir demiryolu bağlantısı ile ilgili, Japon kredisi bulunduğunu ve en kısa zamanda da çalışmalara başladığını söylemişti! Ancak bu vaatte, bugüne kadar gerçekleşmedi.
Sayın Kesikbaş’ ın, Ar-Ge, teknoloji, yazılım ve modern üretim alanlarında yeni projelerin hayata geçirilmesi gerektiğini tespiti dikkate alınmalıdır. Çünkü dünyadaki küresel şirketler, rekabet avantajı sağlamak amacıyla bu unsurlara milyar dolarlık yatırımlar yapmaktadır.

Ayrıca Eskişehir’ e yapılacak sanayi yatırımlarında Rahmetli Zeytinoğlu’nun, , “Tarım" ve "madenler" sanayinin, motoru olma hedefi dikkate alınmalıdır. Çünkü kendi öz kaynaklarına dayalı yatırımlar, hem çok başarılı olur, ham de oluşacak ekonomik krizlerden etkilenmezler.

Ülkemizde ve Eskişehir’ de, ekonomik alanda mikro düzeyde rekabetçiliği, makro düzeyde istikrarı ve küresel düzeyde entegrasyonu hedefleyen kurumlar ve şirketler, veriye dayalı karar alma kültürüyle risklerini dengeler, fırsatları zamanında yakalar ve sürdürülebilir büyüme patikasında kalıcı avantaj yaratır. Ekonomiyi doğru okumak, geleceği daha öngörülebilir ve yönetilebilir kılar.

Ayrıca Türk milleti, ekonomik alanda başarılı olmak zorundadır. Nitekim Mustafa Kemal Atatürk,” Tam bağımsızlık için şu kural vardır: Milli egemenlik, mali egemenlikle desteklenmelidir. Bizleri bu hedefe götürecek tek kuvvet ekonomidir. Siyasi ve askeri muzafferiyetler ne kadar büyük olursa olsun, iktisadi zaferlerle taçlandırılmadıkça payidar olamaz' sözleriyle milli mücadele sonrası asıl ve önemli mücadelenin ekonomik kalkınma olduğunu açıkça belirtmiştir.