İnanın hep istiyorum ki müjdeler vereyim, tatlı haberler yazayım, sizleri şaşırtan hep güzel haberler olsun.

Yani söz konusu siyaset ise zaten birilerinin kaosu, diğerinin sevinci…

Ne mi oluyor?

Çok şey…

Haydi başlayalım.

Şimdi efendim partiden partiye geçmek bir yana, liderden lidere geçmek gündemde.

Nerede?

Tabii ki Cumhuriyet Halk Partisi’nde…

İddia ediliyor ki Kılıçdaroğlu şöyle bir işaret vermiş:

“Gelin genel merkezde fotoğraf verin, en büyük kalkanınız bu olsun!”

“Görünün!” diyor mutlak butlan genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu.

“Görünün ama benim yanımda…”

Zaten şu saatten sonra CHP genel merkezinin önündeki otobüs durağında görünseniz tarafınız belli…

Aslında Cumhuriyet Halk Partisi’nde karar verme süresi çoktan geçti.

Şimdi kararlılığı aleni gösterme yürekliliğinde…

Disiplin kurulunun en yoğun günlerini yaşadığı Cumhuriyet Halk Partisi’nde Eskişehir teşkilatının akıbetini az çok tahmin ediyoruz.

Sessiz değil bağıra bağıra aranan yeni il başkanı adayları, ihraç edilecek olanlar, hakkında suç duyurusunda bulunulanlar, darılmasınlar diye YSK’ya ret olunacağından emin olunan kurultay talebi dilekçeleri…

Hülasa, Cumhuriyet Halk Partisi çok daha yorucu ve stresli bir seçim sürecinde…

Sandıksız seçim(!)

Şimdi gelelim Eskişehir’e.

Şimdi yazacaklarım aslında tamamen benim okuduğum bir resim.

Ayşe Ünlüce, genel merkez için önemli bir isim.

Ben, her türlü şartlar ne olursa olsun Kemal Kılıçdaroğlu’nun Sayın Ünlüce’yi gözden çıkaracağını düşünmüyorum.

Zaten en başından beri aslında tarafını aleni belli eden Jale Nur Süllü, pek de buna göz yummaz. Yumamaz.

Hemcinsini her türlü korur ve müdafaa eder.

Peki, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç…

Bakın bence Sayın Ataç da kalır.

Şu son Tepebaşı operasyonu sonrası onun belediyedeki iktidarı belki zarar görecektir ama parti içindeki durumu bence çok etkilenmeyecek.

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt ise bence şu şartlarda, sanki kurulması muhtemel yeni parti ile devam eder.

Ama ilçe belediye başkanları biraz daha çekimser kalıp yola bağımsız olarak devam edebilirler.

Olmaz mı? Neden olmasın…?

Şu süreçte herkesin tarafı, her dakika değişebilir. Ama biraz önce de ifade ettiğimiz gibi, asıl mesele artık kararlılık…

Hatta, aleni kararlılık…

Şimdi zannediyor musunuz tek karar verme süreci Cumhuriyet Halk Partisi’nde?

Bence biraz daha bekleyelim.

Belki başka mahallelerde muhtarlar değişir, alt komşu evini satar, apartman yöneticisi değişir.

Herkes aynı mahallede otursa bile bazen sokaklar da değişir.

Bakın tüm mahallelerin girişine pardon tüm siyasi liderlerin ajandalarına yazması gereken bir söz var, bence onunla veda edelim:

“Sağlıklı bir ekip, herkesin hemfikir olduğu değil, herkesin fikir ayrılığını güvenle ifade edebildiği yerdedir.”

Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere efendim.