“İçin için yanan daha hızlı kül olur.” der eskiler.

Düşününce o kadar doğru ki…

Gül olabilme umudu ile kül olmaya yüz tutmuş bir ortam var Eskişehir’de.

Sessiz sakin gibi gözüküyor gündem ama öyle değil tabii.

Tam da cümleye başladığım gibi:

İçin için yanıyor…

Cumhuriyet Halk Partisi kendinden kendini doğurma gayreti ile meşgul iken tüm bu sancılı günlerde Cumhuriyet Halk Partisi’nde doğsa da başka partinin nüfusuna geçen olur mu sizce?

Bir önceki yazımızda biraz tahminde bulunmuştum ve hatta tam da o doğrultuda ilerliyor gündem.

Ama gelin biraz detaylandıralım.
Mesela,

Cumhuriyet Halk Partisi’nde birçok bayan Belediye Başkanı AK Parti’ye geçiş yaptı.

Acaba aynı teklif Eskişehir Büyükşehir Belediye başkanına yapıldı mı?

Ben kendi kanaatimi ifade edeyim izninizle.

Bence ciddi bir teklif hiçbir zaman yapılmadı.

Şehrin siyasi dengeleri buna asla izin vermez çünkü.

Söz sahipleri geride kalmak istemezler.

“Teklif edilseydi kabul eder miydi?” diye düşünürsek tek cevap verebilirim, hem de net:

Şaşırmayı unuttuğumuza göre sayın Ünlüce’nin de AK Parti’ye geçişi söz konusu olsaydı şaşırmazdık…

Ama bu demek değil ki ilçe belediye başkanları geçmeyecek.

İşte işin bu kısmı, biraz bu haftayı hareketlendirdi.
Hatta “Dur sen değil, ben çekeyim.” savaşı bile yaşandı.

Kimin elinde kalacak bilemem ama bazı CHP’li belediye başkanlarının AK Parti’ye geçişi söz konusu olabilir.

Evet, her konuda olduğu gibi AK Parti teşkilatı içinde yine, yeni bir savaş var.

“Yok.” diyenlere “Tok.” dedirtiyorlar ama hep hep hep vardı, yine var.

Bu önemli transferi çaba AK Parti’den kim gerçekleştirecek?

Yani sanılanın aksine ilde AK Parti’de bir abla değil de belki yeni bir erkek kardeş olabilir.

Aslında bu transfere farklı anlamlar yükleyenler de var.

“Ben gerçekleştirirsem gücüme güç katarım.” anlayışı pespembe bir hayal…

Ne tuhaf bir siyasi ortam…

Türk siyaset tarihinde daha önce olmayan ne varsa bu dönemde oluyor.

Cumhuriyetin partisi denilen, kuruluşun ve kurtuluşun partisi denilen CHP dağılıyor. Ortada kalanlar AK Parti’ye geçiyor ya da geçmeyi planlıyor.

Ve bu durum, vesile olanların siyasi başarısı sayılıyor.

Peki ya kurulması muhtemel yeni sol partide kalanlar Özgür Özel liderliğinde yeterli çoğunluğu sağlar mı?

Bunca dağılmışlık ve kaymışlıktan sonra bu yeni partide Özgür Özel liderliği güven tazeler mi?

Her geçen günün ‘ziyan’ sayıldığı bu önemli günlerde Eskişehir siyaseti de bu geçişlere sahne olur mu?

İçin için yanıyor bu şehir, demedi demeyin.

Kuvvetli bir nefes bekliyor.