Esnaf odaları başkanlıklarının seçim tansiyonu bu sene oldukça yüksekti..
Bazıları sessiz sedasız gerçekleşse de bazılarında ise odalardan taşan gerginlikler bıçak sırtı rekabetler vardı..
Taraf olmak zordur, bertaraf olmama gayreti ile varlık göstermek isterken karşı karşıya gelmek hele daha zordur..
Ve sonunda finale gelindi..
Son seçim..
İki güçlü isim karşı karşıya
Esnaf ve Sanatkarlar Odası’na 21 yıldır başkanlık eden Ekrem Birsen,
Ve Oto Sanayicileri Ve Tornacılar Odası Başkanı Adnan Karamanlı..
Adnan Karamanlı hiçbir dönem sıradan bir oda başkanı olmadı.
Ben acaba Emirdağlı olduğu için mi diye de düşündüm ama yere sıkı basan, hep ileriyi zorlayan, dersine çalışarak gelen bir başkandı.
Bugün gerçekleştirdiğimiz sohbette “Geliyoruz “ dedi Sayın Karamanlı.
Olamayanları ve olacakları anlattı..
Seçim nerede gerçekleşecek efendim diye sorduk meğer bam teliymiş.
Esnaf ve Sanatkarlar Odası’nın kendilerine ait salonu olmadığı için Şoförler Odası’nın salonda dedi.
Halbuki olsaydı bizim esnafımız en güzel cemiyetlerini getirir bizim odamızın salonunda yapardı dedi..
Bir kere ben esnafım karşı taraf esnaf değil dedi..
Sessizce dinledik Sayın Karamanlı’yı..
Benim gözüm koltukta değil benim zaten bir koltuğum ve temsil ettiğim esnaf kardeşlerim var,
Ama 26.000 üyenin gerçekten esnaf olan bir başkana ihtiyacı var dedi..
Seçim öncesi röportajına değil de adeta bir zafer hayırlamasına gelmiş gibi hissettik..
Dayanamadım,
Her seçim bir resimdir siz bu resimde neler görüyorsunuz Sayın Karamanlı dedim.
“Tamamdır” dedi..
Allah’ın izni ile tamamdır..
Oda başkanlıkları bir kamu kuruluşudur.
Ve evet iliklerine kadar hemdem olmak lazım.
11 yaşından itibaren o odanın o mesleğin içinde büyürken kalfalık, ustalık diye devam eden sanat okulu çıkışlı bir oda başkanı olmak bu özgüveni de adeta cebinde getiriyor belli ki..
Ciddi bir denetim mekanizmasından da bahseden Adnan Karamanlı’nın gözlerini dolduran en hassas olduğu konu ise
“Ahilik makamı”
Bu makama halel getirtmeyiz diyor..
Kendisi ile de paylaştım,
Bir gün aracım arıza yaptı ve yolum oto sanayiye bir oto elektrikçisine düştü..
Aynı Adnan Karaman’lının mesleğe başladığı yılları anlattığı gibi 14-15 yaşlarında bir delikanlı,
Onu getir bunu götür koşturuyor..
Hayranlıkla onu takip ediyorum.
İkram ettikleri çayı yudumlarken ismini sordum delikanlının.
“Muhammet “dedi..
Alnının terini elinin üstü ile silerek.
seviyor musun bu işi dedim cevap yok..
Neden bilmem ezildi galiba..
Ama onu hemen silkelemek gerekiyordu.
Ayağa kalktım ve kolumu omuzunun üzerine attım,
Bak Aslanım dedim,
Senin belki hayatın boyunca bir Gazeteci ile işin olmayabilir,
Allah korusun tabi de adliyede hakim ile işin olmayabilir,
Bir sanatçı, akademisyen kimse o ben oldum diye düşünenler hiçbiri ile işin olmayabilir.
Ama biliyorsun değil mi hepsinin seninle mutlaka işi var..
Hepsi sana gelip “ustam” diyor..
İşte o derece muazzam bir sanat icra ediyorsun…
Bizimki bir gülümsedi.. Palazlandı.. Vay be ben neymişim dedi..
Öylesin tabi dedim…
Hülasa esnaf olmak çok mühim bir sorumluluktur..
Sanayide oto tamircisi de olsanız, bir ekmek fırınında kürekçi de olsanız, kırtasiyede fotokopici de olsanız siz herkesten daha mühimsiniz ve iyi ki varsınız..
Efendim tüm bu sorumluluk bilinci ile Esnaf Ve Sanatkarlar Odasına Başkan olma yüceliğini gösteren esnaf büyüklerimize başarılar diliyor ve bu seçimin dostluk kardeşlik ve ahilik geleneğine uygun geçmesini temenni ediyoruz..