YENİ Parti’yi daha uzun süre konuşacağa benziyoruz.

Odunpazarı İlçe Kongresi geride kaldı.

Söylenmesi gerekenleri söyledik.

Ama şimdi herkesin çok fazla dikkat etmediği bir başka kongre var.

Seyitgazi İlçe Kongresi.

Pazartesi günü yapılacak kongrenin de en az Odunpazarı kadar sancılı geçeceği konuşuluyor.

Çünkü vitrinin arkasında başka hesaplar var.

Bu kongrelere sadece bir “yarış” gözüyle bakmamak gerekiyor.

Zira ortada yalnızca ilçe başkanlığı için verilen bir mücadele değil, aynı zamanda siyasi hesaplaşmaların da olduğu ortada…

O yüzden daha önce de söyledim:

Aslında iki adaylı kongre zamanı değildi!

Pazartesi günü YENİ Parti Seyitgazi İlçe Başkanlığı kongresi yapılacak.

Bir tarafta kurucu ilçe başkanı ve yeniden aday olan Selma Sara…

Diğer tarafta Ahmet Ülker.

Peki, Ahmet Bey’i kim destekliyor?

İşte burası biraz daha ilginç.

İddialara göre CHP Eskişehir İl Başkanı Volkan Kılıç’ın desteği Ahmet Ülker’den yana.

Volkan Bey kendi partisinin işlerini bitirdi de şimdi yeni kurulan partinin kongresine mi el attı?

Gerçi el atmasında sakınca yok.

Ama insan sormadan edemiyor.

“Başkanım, madem bu kadar ilgilisiniz, istifa edin, siz de gelin!”

Ama maazallah…

Sinirlenir!

Şaka bir yana mesele bundan biraz daha ciddi.

Volkan Enver Kılıç’ın Selma Sara’yı istemediğini, aralarında kişisel husumetler olduğunu ve haftalardır yıpratmaya çalıştığını biliyoruz.

Elbette herkes hakkında iddia ortaya atılabilir.

Siyaset biraz da budur.

Ama siyasetin de bir üslubu, bir sınırı ve en önemlisi bir vicdanı vardır.

Şimdi gelelim işin daha ciddi tarafına…

İddiaya göre Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nde çalışan, Seyitgazi’de görev yapan ve burada ikamet eden iki işçiye, Selma Sara’ya oy vermemeleri yönünde telkinde bulunuldu.

İşçiler bunu kabul etmeyince, kongreye katılıp oy kullanmamaları için pazartesi günü Eskişehir’e görevlendirildikleri öne sürülüyor.

Daha sonra işçiler, saatlik izin alarak kongrede oylarını kullanıp ardından yeniden Eskişehir’e dönerek işlerine devam etmek istiyor.

Ancak bu talebin kabul edilmediği iddia ediliyor.

İşçiler ısrar edince de iddiaya göre devreye EBB Genel Sekreteri Recai Erdir giriyor.

Ve kendilerine saatlik izin verilmesi halinde izin verenin de izin alanın da iş akitlerinin feshedileceği, rapor alınması durumunda da rapor alanların işten çıkarılacağı yönünde uyarıda bulunulduğu öne sürülüyor.

Bak sen şu Recai’ye!

Kongre konusunda maşallah profesörlüğe soyunmuş…

Acaba aynı hassasiyet işçinin maaşına, alım gücüne ve zam talebine gelince neden ortadan kayboluyor?

Kongre günü işçinin peşine düşmek kolay.

Asıl mesele işçinin geçim derdinin peşine düşmek.

Bir işçi sandığa gidecek diye bu kadar siyasi hesap yapılabiliyorsa, keşke işçinin cebine girecek üç kuruşluk zam konusunda da aynı siyasi refleks gösterilebilse.

Ne diyelim?

Recai Bey kongre işini iyi biliyor olabilir.

Ama keşke bir gün de “İşçinin cebine nasıl zam koyarız?” kongresinin profesörlüğünü yapsa.

Çünkü görünen o ki…

Sandığa giden işçiyi bulmak kolay, işçinin hakkını bulmak biraz daha zor!

Ama belli mi olur…

Belki bir sonraki kongrede bunun için de bir komisyon kurulur.

Başına da Recai Bey getirilir!