Eskişehir’in tarihi ve kültürel hafızasının en önemli mekânlarından biri olan Kurşunlu Külliyesi…

Odunpazarı’nın adeta kalbi, turizminin can damarı, sanatın ve kültürün buluşma noktası…

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, belediyenin Kurşunlu Külliyesi’nde kullandığı alanların 3 Kasım’da tahliye edilmesi için tebligat gönderildiğini açıkladığında tehlikenin boyutu da ortaya çıkmıştı.

Çünkü mesele birkaç odanın ya da birkaç mekânın boşaltılmasından ibaret değildi.

Üç müze kapanacak, cam atölyeleri faaliyetlerini durduracak, üç festival sona erecek, 18 kişi işsiz kalacak, 20'ye yakın esnaf ticaret yapamaz hale gelecekti.

Kısacası Odunpazarı'nın merkezindeki kültür ve sanat hayatına ciddi bir darbe vurulacaktı.

Kazım Kurt'un, "Odunpazarı'nın merkezi kararacak" sözleri bu nedenle yabana atılacak bir uyarı değildi.

Neyse ki sonrasında sevindirici bir gelişme yaşandı.

Odunpazarı Belediyesi'nin kullandığı alanların 3 Kasım'da boşaltılmasını öngören tahliye işlemi durduruldu.

Ancak asıl tartışma bundan sonra başladı.

AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, Kurşunlu Külliyesi'nde faaliyet gösteren sanatçıların ve esnafın geleceğinin tartışıldığı bir dönemde açıklama yaptı.

Albayrak, Kazım Kurt'u eleştirerek belediyenin geçmişteki uygulamalarının ve külliyedeki kira gelirlerinin kamuoyuyla paylaşılmasını istedi.

Elbette belediyelerin gelirleri, kiralamaları ve kamu kaynaklarını nasıl kullandıkları sorgulanabilir.

Şeffaflık herkes için gereklidir.

Ama burada gözden kaçırılmaması gereken başka bir mesele var.

Gürhan Albayrak neden bir anda Vakıflar Genel Müdürlüğünün sözcüsü gibi davranma ihtiyacı duydu?

Daha da önemlisi, tahliye kararını savunur bir görüntü ortaya koyan açıklamaların ardından aynı tahliye işleminin durdurulması nasıl açıklanacak?

Bir tarafta belediyeye gönderilmiş bir tahliye tebligatı, diğer tarafta bu kararı tartışmaya açan siyasi açıklamalar ve ardından gelen geri adım…

Burada ciddi bir soru işareti yok mu?

Ya Vakıflar Genel Müdürlüğü aldığı kararın yaratacağı sonuçları yeniden değerlendirdi ve geri adım attı ya da Gürhan Albayrak'a aktarılan bilgilerle kurumun kendi değerlendirmesi arasında bir farklılık bulunuyor.

Her iki ihtimalde de kamuoyunun bilgilendirilmesi gerekiyor.

Sayın Albayrak, Kazım Kurt'tan hesap soruyorsunuz.

Peki, siz de kamuoyunun sorularına cevap vermeye hazır mısınız?

Tahliye kararının arkasındaki gerekçe neydi?

Karar neden durduruldu?

Bu süreçte kim, hangi bilgiyle hareket etti?

Unutulmamalı ki Kurşunlu Külliyesi bir siyasi tartışmanın malzemesi yapılabilecek sıradan bir mülk değildir.

Burası Eskişehir'in tarihidir, kültürüdür, sanatıdır.

Orada çalışan insanların ekmeğidir, esnafın geçimidir, kentin turizm değeridir.

Gürhan Bey, Kazım Kurt'a yönelttiğiniz sorular kadar, kamuoyunun size yönelttiği sorular da önemli.

Yeniden soruyorum.

Kurşunlu Külliyesi'nde ne oldu?

Tahliye kararı neden alındı, neden durduruldu?

Eskişehir halkı bu soruların cevabını bekliyor.

Çünkü mesele kimin siyasi olarak haklı çıktığı değil, Eskişehir'in tarihine, kültürüne ve burada ekmeğini kazanan insanlara ne olacağıdır.