Biraz siyasetten uzaklaşalım mı?

Bambaşka seçimlerden bahsedelim.

İnanın bu seçimler çok daha keyifli bence.

Haydi, ara başlık atalım izninizle,

“Eskişehir sanayisinde yeni dönem: Kazanan ortak akıl”

Eskişehir Sanayi Odası’nda yapılan seçim tamamlandı.

Beklendiği gibi Celalettin Kesikbaş, tek aday olarak girdiği seçimde yeniden ESO Başkanı seçildi.

Yani tabi ki , “Kesikbaş yeniden başkan” cümlesini kurabiliriz.

Ama bana göre dün ortaya çıkan tablonun bundan çok daha önemli bir anlamı var.

Çünkü bu seçim sadece bir başkanlık seçimi değil.

Aynı zamanda Eskişehir sanayisinin hangi anlayışla yoluna devam edeceğinin de bir göstergesi. Yine başka bir pencere buldum bakacak bekleyin.

Tam da bu noktada özellikle bir ismin hakkını teslim etmek gerekiyor:

Nadir Küpeli.

Rakiplikten iş birliğine evrildi bu seçim.

Ne kadar da güzel oldu.

Eskişehir sanayisinin son yıllarına baktığımızda Celalettin Kesikbaş ile Nadir Küpeli’nin farklı dönemlerde farklı pozisyonlarda yarıştığını biliyoruz.

Ama çok seviyeli ve klas bir yarıştı hep.

Ancak bugün gelinen noktada iki isim arasındaki ilişkinin geldiği yer, geçmişteki rekabetten çok farklı bir manzara.

Küpeli’nin özellikle son dönemde sergilediği uzlaşmacı, kurumlar arası iş birliğini önceleyen ve Eskişehir sanayisinin ortak çıkarlarını kişisel rekabetin üzerinde tutan Eskişehir’le barışık tavrı, ortaya çıkan tablonun önemli unsurlarından biri.

Tam da kendilerine yakışır şekilde davranıyorlar.

Bunun değerini küçümsememek gerekiyor.

Çünkü bir şehirde sanayi odası ile organize sanayi bölgesinin aynı hedef doğrultusunda hareket etmesi, sadece iki kurumun ilişkisi değildir. Özne hep bu şehir, Eskişehir neticede.

Yani doğrudan doğruya şehrin ekonomik geleceğini ilgilendirir.

Kavga eden kurumlar yatırımcıya güven vermez.

Birbirini tamamlayan kurumlar ise yatırımın önünü açar. Gerginlik bir besin değil adeta tarafların hepsinin zehridir.

Eskişehir’in son yıllarda özellikle organize sanayi bölgesinde yakaladığı büyüme ve sanayide ortaya çıkan dinamizm, bu iş birliğinin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.

Dolayısı ile tesadüfen bir başarı hikayesi yazılmadı.

Nadir Küpeli döneminde Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’nin büyümesi, yeni yatırımların gelmesi, altyapının geliştirilmesi, sanayicinin ihtiyaçlarına yönelik yeni projelerin hayata geçirilmesi ve Eskişehir’in üretim kapasitesinin artırılması konusunda önemli adımlar atıldı. Asla azımsanacak hamleler değil.

Elbette bu başarı tek bir kişinin başarısı olarak okunamaz.

Ortada ciddi bir yönetim ekibi, yatırımcılar, sanayiciler ve yıllardır emek veren bir sanayi kültürü var. Muazzam bir tecrübe ve feraset var.

Küpeli’nin en önemli özelliklerinden biri, EOSB’yi sadece mevcut sanayicinin sorunlarını çözen bir yapı olarak değil, geleceğin Eskişehir sanayisini hazırlayan bir merkez olarak ele alması oldu.

Ama belki daha önemlisi, bu büyümenin ESO ile rekabet üzerinden değil, giderek artan bir iş birliği üzerinden yürütülmesi.

Celalettin Kesikbaş’ın tek aday olarak seçilmesi, Eskişehir sanayisinde yeni bir rekabet döneminin değil, birlikte çalışma döneminin işareti diye düşünüyorum.

Kesikbaş’ın yeniden ESO Başkanı olmasıyla birlikte ESO ve EOSB’nin önünde yeni bir dönem başlıyor.

Çünkü Eskişehir’in artık küçük hedeflerle yetinme lüksü yok. Dahası olmalı…

Şehrin daha fazla ihracata, daha yüksek katma değerli üretime, teknoloji yatırımlarına, nitelikli insan kaynağına ve yeni nesil sanayi yatırımlarına ihtiyacı var.

ESO ve EOSB olarak birlikte hareket edildiğinde ortaya çok daha güçlü bir sonuç çıkabilir. Ne demiştik özne Eskişehir (!)

Bu bağlamda Kesikbaş’a önemli bir sorumluluk düşüyor. Celalettin Kesikbaş dün yeniden ESO Başkanı seçildi. Şimdi önünde yeni bir dönem var.

Bu dönemin en önemli özelliği, artık seçim rekabetinin geride kalmış olması.

Dolayısıyla Kesikbaş’ın önündeki asıl mesele, seçim kazanmak değil; Eskişehir sanayisinin geleceğini şekillendirmek.

Bunun için de ESO ile EOSB arasındaki mevcut iş birliğinin daha da güçlendirilmesi gerekiyor.

Nadir Küpeli’nin ortaya koyduğu uzlaşmacı yaklaşımın da bu noktada önemli bir değer olduğunu düşünüyorum.

Çünkü şehirler bazen büyük projelerle değil, yöneticilerin birbirleriyle kurduğu doğru ilişki biçimiyle büyür.

Eskişehir’in ihtiyacı belli

Bugün Eskişehir’in ihtiyacı olan şey çok açık:

Daha fazla üretim.

Daha fazla ihracat.

Daha fazla teknoloji.

Daha fazla yatırım.

Daha nitelikli istihdam.

Ve en önemlisi, bütün bunları aynı hedef doğrultusunda gerçekleştirecek ortak akıl.

Bu uzlaşının oluşmasında Nadir Küpeli’nin yaklaşımının da önemli bir katkısı olduğunu bir gerçek.

Geçmişte rakip olan isimlerin bugün aynı şehir için aynı masada oturabilmesi, aslında Eskişehir’in kazancıdır. Esas mesele Eskişehir’in ne kadar kazanacağıdır.

Ve artık meseleye sadece şehir özelinde bakıp değerlendirmek gerek.

Celalettin Kesikbaş’ın yeni dönemi, Nadir Küpeli’nin EOSB’de oluşturduğu güçlü yapı ve iki kurum arasındaki iş birliği bundan sonra Eskişehir sanayisinin en önemli avantajlarından biri olabilir.

Rekabetten değil, ortak akıldan.

Kişisel hesaplardan değil, şehir hesabından.

Ayrışmadan değil, iş birliğinden.

Seçim artık geride kaldı şimdi sıra Eskişehir için birlikte üretmekte. Yeniden seçildiği için tebrikler Celalettin Kesikbaş, tebrikler Nadir Küpeli uzlaşma ve liderlik adına gücünü ortaya koyduğu ve abilik nasıl yapılır gösterdiği için.

Bakın bu köşe yazımı yazarken de çok keyif aldım.

Bize böyle keyifli umut dolu yazılar yazmamız için vesile olan şehir dinamiğine minnettarım.