Şehir ekonomisine yön veren dört önemli kurum.

Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi (EOSB), Eskişehir Ticaret Odası (ETO), Eskişehir Sanayi Odası (ESO) ve Eskişehir Ticaret Borsası (ETB)

Dört yılda bir gerçekleştirilen seçimlerde üyeler tarafından kurumların başkan ve yöneticileri belirleniyor.

Bu sene de seçim yılı olarak kayda geçti. Kurumlardan üçü seçimi tamamladı. Cumartesi günü gerçekleştirilecek olan ETO seçimleriyle birlikte patronlar dünyasındaki seçim maratonu sona erecek.

Şimdi gelin, kaseti biraz geri saralım:

İlk olarak 6 Şubat’ta EOSB seçimleri gerçekleşmiş, iki dönemdir görevini başarıyla sürdüren Nadir Küpeli tek aday olarak katıldığı kongrede güven tazelemişti.

Nitekim; hayata geçirdiği vizyoner projeler neticesinde Organize Sanayi Bölgesini, üyelerinin tüm ihtiyaçlarına yanıt verebilecek dev bir sanayi kompleksi haline getiren ve bölgenin yurt içi ile yurt dışı yatırımcıların ilgi odağı olmasını sağlayan Başkan Küpeli bu sonucu fazlasıyla hak etmişti.

EOSB seçimleri bu şekilde sonuçlanırken diğer üç kurumla ilgili takvim uzun süre belirsiz kaldı.

Derken; oralardan da seçim haberleri peş peşe geldi.

3 Ekim tarihinde gerçekleştirilen Eskişehir Ticaret Borsası seçimlerinde mevcut başkan Ömer Zeydan ile Ahmet Oğuz karşı karşıya gelirken, seçim sonunda gülen taraf Oğuz oldu.

ETB seçimlerinden sadece üç gün sonra bu sefer de Eskişehir Sanayi Odası seçimleri gerçekleştirildi. Mevcut başkan Celalettin Kesikbaş tek aday olarak girdiği seçimlerde koltuğunu korudu.

Geriye ise sadece 9 Ekim’de gerçekleştirilecek olan Eskişehir Ticaret Odası seçimleri kaldı. EOSB ve ESO seçimlerinde olduğu gibi ETO seçimlerinde de mevcut başkana rakip çıkmadı.

Ne var ki ETO seçimleri ile diğerleri arasında önemli bir fark var.

EOSB ile ESO cephesinde, başkanlara rakip çıkmamasının temel sebebi üyelerin mevcut başkanlarla ilgili memnuniyetinden ileri geliyordu.

Ama ETO’da durum bundan çok farklı.

ETO cephesinde uzun yıllardır süregelen ve giderek artan bir hoşnutsuzluk söz konusu. Değişim isteyenlerin sayısı oldukça fazla. Bu yüzden de bir süredir Güler’e karşı yeni bir başkan adayı arayışına girilmişti. Ne var ki adaylık hususunda Murat Özcan ve Rüştü Şentuna gibi önemli iş insanlarının ismi gündeme gelmişse de bir önceki seçimde olduğu gibi Güler’e yine rakip çıkmadı.

Meselenin aslına gelirsek; ETO seçimlerinde Metin Güler’in karşısında aday bulunmaması, genel olarak üyelerin memnuniyetiyle ilgili bir husus değil. Muhalif cephedekilerin organize olamamasından kaynaklanan bir durum söz konusu.

Güler de bunun farkında olacak ki tek aday olarak girdiği seçimlerde katılımın olabildiğince yüksek olması için büyük gayret gösteriyor.

Hatta bu sebeple oy kullanmaktan imtina eden kişilere hatırlı aracılar gönderilerek “bu kişilerden oy kullanma yetkisini kendilerine vermeleri” bile talep ediliyor.

Öyle ya; yeter ki sandıkta rakam yüksek çıksın, bu suretle güç gösterisi yapılsın, zafer pozları verilsin ve de ilgili mesaj da sahiplerine ulaşsın!

Uğraştıkları işe bakın. Neyse…

Sonuç olarak efendim; bu cumartesi günü gerçekleştirilecek ETO seçimlerinin de akıbeti belli olduğuna göre patronlar dünyasında taşlar artık yerine oturdu diyebiliriz.

Ta ki 2030’a kadar.

O gün gelir “taşlar hala sağlam mı, değil mi?” hep birlikte görürüz.

Yorum sizlerin.

Bendeniz yarın yine buradayım.

Beklerim efendim…

GÜNÜN SÖZÜ:

Liderlik bir sonraki seçimle ilgili değildir, gelecek nesillerle ilgilidir.

- Simon Sinek