Yeni Parti Odunpazarı İlçe Başkanlığı için gerçekleştirilen ön seçimlerde, Kazım Kurt’un desteklediği mevcut başkan Rahmi Çınar ile Ayşe Ünlüce’nin desteklediği Cevahir Çalıkuşu arasından kıyasıya bir yarış yaşanmış ve bu nefes kesen seçimin sonunda gülen taraf Cevahir Çalıkuşu olmuştu.
Ne var ki mesele sadece kimin seçimi kazandığından ibaret değildi.
Parti içi bir seçimde ilk kez taraf olan ve Çalıkuşu’na desteğini açıkça ortaya koyan Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce bu galibiyetle partideki rüştünü ortaya koymayı başarırken, Rahmi Çınar’ı destekleyen Kazım Kurt ise kaybedenler kulübünde yerini almıştı.
Neticede siyaset bu. Kazanmak da var kaybetmekte.
Ama Kazım Kurt cephesinden gelen açıklamalara baktığımızda mevzunun hiç de öyle olmadığı ortada.
İşte Kazım Kurt’un açıklamasından bazı satır başları:
- “Hedef Rahmi Çınar değil, Kazım Kurt’tu.”
- “İktidara yönelik mücadelede olmayanlar, parti içi mücadelede varsa bu samimi değildir.”
- “Kazım Kurt’a karşı duran AKP’lilerle beraber olmak doğru bir şey değil.”
Evet efendim; yerel siyaseti az çok takip eden herkes Kazım Kurt’un yukarıdaki sözlerinde işaret ettiği kişinin Ayşe Ünlüce olduğunu mutlaka anlamıştır.
Peki Kurt bunları söylüyor söylemesine de acaba “haklılık payı var mı?” dersiniz.
Birinci konu başlığımızdan başlayalım. Kurt, sürecin en başından en sonuna kadar gövdesini Rahmi Çınar’a siper ettiği için kendisini hedefteymiş gibi hissetmiş olabilir mi?
Gelelim ikinci konu başlığımıza yani “iktidara yönelik mücadelede olmayanlar, parti içi mücadelede varsa bu samimi değildir” ifadesine.
Kurt’un, Ünlüce’ye yönelik bu siteminde de haksız olduğu bir gerçek.
Çünkü iktidara karşı muhalefet yapma görevi, partinin genel başkanı, ilgili kademelerdeki yöneticileri, milletvekilleri ile örgüt çatısı altında görev alan kişilerin işidir. Bir belediye başkanın yapması gerekense 5393 sayılı Belediye Kanunu'na göre belirlenmiş olan “belediye teşkilatını sevk ve idare etmekten belde halkının huzur, sağlık ve esenliğini sağlayacak önlemleri almaya” kadar bir dizi görevleri yerine getirmektir.
Kaldı ki Kazım Kurt’un zaten bugüne kadar vatandaşlardan en çok eleştiri aldığı konu da asli görevinin dışına çıkarak ulusal siyasetle aşırı derecede haşır neşir olması değil mi?
Ve son olarak gelelim “Kazım Kurt’a karşı duran AKP’lilerle beraber olmak doğru bir şey değil” ifadesine.
Aslına bakarsanız Kurt, Ünlüce’ye en büyük haksızlığı da aslında bu konuda yapıyor.
Şöyle bir düşünelim: “AK Partililer ile beraber hareket ettiğini öne sürdüğü Başkan Ünlüce, CHP’den Yeni Parti’ye evrilen bu sancılı süreci yaşamak yerine AK Parti’ye geçemez miydi?”
Geçebilirdi. Ki ana muhalefette yaşanan kaotik ortam sebebiyle siyasi zemin de buna son derece müsaitti.
Dahası pek çokları bilmez ama bu konuda kendisine“resmi teklif” bile iletilmişti.
Ama o ne yaptı?
Tarihi bir fırsat olarak da nitelendirebileceğimiz bu teklifi kibarca reddederek “kurtlar sofrasında” kalmayı tercih etti.
Sonrası mı?
Görüyorsunuz işte: Fedakarlığın karşılığı koskoca bir haksızlık.
Bendeniz çarşamba günü yine buradayım.
Beklerim efendim.

GÜNÜN SÖZÜ:
Bir haksızlık karşısında tarafsızım diyen biri, artık bir taraf olmuştur.
- Albert Emil Brachvogel