AK Parti kuruluşundan bugüne kadar geçen süreçte ülke genelinde yakalamış olduğu üstün başarıyı Eskişehir’e tam olarak taşıyamadı. Özellikle son üç yerel seçimde bu ayrışma daha belirgin hale geldi ve Eskişehir merkezli yerel yönetimlerde muhalefet rolünü üstlenmek zorunda kaldı.
Ancak muhalif olmak da öyle kolay iş değildir hani. Bu önemli görevin hakkını verebilmek, yerine göre tüm erki elinde bulunduran iktidar locasında oturmaktan bile daha zordur.
Çünkü nitelikli bir muhalefet yapabilmenin yolu, rakibinizin politikalarını, kararlarını ve yönetim anlayışını eleştiren, denetleyen ve bunlara alternatif çözümler sunan bir eylem planıyla hareket etmekten geçer.
Bu da emek ister, gayret ister. O yüzden de AK Partili kurmaylar, yerel siyasette uzun yıllardır meşakkatli bir mücadele içerisindeydiler.
Ta ki CHP’yle ilgili mutlak butlan kararı çıkana kadar.
Evet efendim. Açık konuşmak gerekirse:
AK Parti’nin kuruluşundan bugüne Eskişehir’de görev yapmış olan tüm milletvekilleri ile il ve ilçe başkanları…
Ve de teşkilatın farklı kademelerinde görev almış idareciler…
Sanmıyorum ki AK Parti’nin mevcut kurmaylarının son aylarda yaşadığı kadar rahat bir dönem geçirmiş olsunlar.
Sebebi ise gayet açık.
Yeni Parti ile CHP’li siyasetçi ve idareciler birbirlerine öylesine amansız saldırıyorlar ki AK Partili kurmayların en ufak bir şey yapmasına gerek kalmıyor.
Sizler de okuyor, görüyor, biliyorsunuz:
İddialar havada uçuşuyor…
Kim geçmişte ya da bugün ne yapmış, kim görevini suistimal etmiş, kim hangi konuda sınırı aşmış…
Hepsi birer birer dökülüyor. Ve bunlara hemen her gün yenileri ekleniyor.
Hal böyle olunca AK Partili kurmayların değmeyin keyfine.
Üstelik son günlerde Yeni Parti ile CHP arasında yaşanan gerilime ilave olarak Yeni Partili idarecilerin kendi aralarındaki çatışmalarına da tanık olmaya başladık.
Kazım Kurt, farklı sebeplerle Ayşe Ünlüce’yi hedef alıyor…
Her iki tarafın ekibi ve destekçileri karşı tarafın üzerine oyun kuruyor…
“Benden duymadın” ile başlayan suçlamalar dört bir yanda kol geziyor…
Hani "körün istediği bir göz, Allah verdi iki göz” derler ya.
Şimdilerde AK Partili kurmaylarınki de tam olarak bu hesap diyebiliriz.
Kendilerinin göstermesi gereken eforun katbekat fazlasını Yeni Partili ve CHP’li idareciler birbirlerine karşı gösterdiği için olsa gerek eskisi gibi çok fazla sahaya çıkma gereği de hissetmiyorlar.
Peki haksızlar mı?
Sonuna kadar haklılar.
Hatta bendenize sorarlarsa çaylarını ve çekirdeklerini yanlarına alsınlar da olan biteni öyle izlesinler.
Sonuçta aynı ideolojik köklere sahip olmalarına rağmen siyasi hırsları yüzünden birbirini yiyip bitirmekten başka bir meşguliyeti olmayan böyle rakipleri olduktan sonra…
İşin keyfini sürmeyip de ne yapsınlar?
Yorum sizlerin.
Bendeniz cuma günü yine buradayım.
Beklerim efendim.

GÜNÜN SÖZÜ:
MükemmeIIik her savaşta çarpışarak kazanmak değiIdir. En iyi strateji savaşmadan kazanmaktır.
- Sun Tzu