Halk arasında çok kullanılan bir söz vardır: “Ağacın kurdu içinde olur.”

Eskişehir siyasetinde son dönemde yaşanan gelişmelere baktığımızda, bu sözün özellikle AK Parti cephesinde karşılık bulduğunu görüyoruz.

İktidar partisinin şehirdeki siyasi gündemine baktığımızda, muhalefetten gelen eleştiriler kadar, hatta zaman zaman onlardan daha fazla, parti içinden yükselen seslerin gündem oluşturuyor.

Ne tuhaf değil mi?

Önce ulusal medyada Eskişehir siyasetine ilişkin gündeme gelen bir değerlendirme ve ardından yaşanan açıklama trafiğini hatırlayalım. Unutmak ne mümkün zaten.

Konu kısa sürede yalnızca iddianın kendisi olmaktan çıktı; parti içinden gelen yorumlar, eleştiriler ve karşılıklı açıklamalarla farklı bir boyuta taşındı. Tartışmanın dikkat çeken tarafı, mevcut il başkanına yönelik eleştirilerin esas kendi siyasi çevresinden yükselmesiydi.

Başkan bana sahip çıkın dese de resim ortadaydı.

Aleni bir rahatsızlık söz konusu…

Gelin görün ki daha o toz yere inmeden yenisi geldi.

Albayrak adeta efsane…

Kurşunlu Külliyesi’nin devri tartışması.

Şehrin ortak değerlerinden biri hakkındaki bir değerlendirme, parti içinde farklı siyasi okumaların ve tepkilerin konusu oldu.

Geçmiş dönem teşkilat yöneticilerinin açıklamalarıyla birlikte tartışma, külliyenin geleceğini aşarak parti içi dengelere taşındı.

Peki, bunlar yalnızca fikir ayrılığı mı, yoksa yaklaşan bir teşkilat değişiminin işaretleri mi?

Eskişehir AK Parti’de olası il başkanı değişikliği, kulislerin önemli başlıklarından biri. Mevcut il başkanının görevine devam edip etmeyeceği, yerine kimlerin aday olabileceği ve genel merkezin nasıl bir tercih yapacağı merak ediliyor.

Bu süreçte yaşanan tartışmaların, mevcut il başkanının siyasi pozisyonunu tartışmaya açan bir zemine dönüşmesi dikkat çekiyor. Diğer taraftan il başkanlığı için adı geçen veya bu göreve talip olabilecek isimlerin de mevcut tartışmaların dışında değerlendirilmesi mümkün değil.

Kamuoyuna yansıyan eleştirilerin bir bölümü, mevcut yönetimi yıpratma çabası olarak mı okunmalı? Yoksa farklı gruplar, olası değişim öncesinde kendi pozisyonlarını mı güçlendirmeye çalışıyor?

Elbette ortada kesinleşmiş bir görev değişikliği kararı yok. Ancak yaşananları olası bir değişim sürecinden bağımsız değerlendirmek de kolay değil.

Parti içi muhalefet, başlı başına bir sorun değil.

Aksine farklı görüşlerin dile getirilmesi ve yanlışların sorgulanması siyasi hayatın doğal normu.

Ancak fikir ayrılıkları kişisel hesaplaşmalara ve makam mücadelesine dönüştüğünde, bunun bedelini teşkilatın tamamı öder.

Eskişehir AK Parti’nin önünde konuşması gereken çok daha önemli meseleler var. Şehrin merkezi yatırımlardan aldığı pay, sağlık altyapısı, ulaşım, sanayi, üniversiteler ve yerel yönetimlerle yürütülen siyasi mücadele…

Bütün bunlar dururken siyasi enerjinin sürekli parti içindeki tartışmalara harcanması, üzerinde düşünülmesi gereken bir durum.

Çünkü siyasette bazen rakibinizin size yönelttiği eleştirilerden çok, kendi içinizden yükselen sesler belirleyici olur.

Oluyor da…

AK Parti Eskişehir teşkilatının bugün ihtiyacı olan şey, kimin il başkanı olacağından önce, nasıl bir siyasi anlayışla yoluna devam edeceğini ortaya koymasıdır.

Aksi hâlde olası bir il başkanı değişikliği yalnızca isimlerin değiştiği, ancak tartışmaların ve iç hesaplaşmaların devam ettiği bir sürece dönüşebilir.

Unutmayalım; bir ağacı dışarıdan gelen fırtınalar değil, çoğu zaman kendi içindeki kurtlar zayıflatır.