YENİ Parti son zamanlarda hep gergin…
AK Parti ise genellikle sakinliğiyle bilinir.
Ancak son günlerde orada da işler biraz karışmış gibi.
Eeee, hep YENİ’ler mi kavga edecek canım?
Biraz da AK Parti karışsın!
Neyse, işin şakası bir yana…
AK Parti önceki dönem İl Başkanı Dündar Ünlü, sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşımla gündeme geldi. Ortalık bir anda hareketlendi.
Ünlü, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
“Şehrimizde vatandaşların hizmetine sunulan, kamu kurumlarına ve vakıflara ait işletmelerin, altyapısı daha uygun olan belediyeler tarafından işletilmesi vatandaşlarımızın menfaatinedir. Bu bağlamda, Kurşunlu Külliyesi’yle ilgili mevcut pürüzlerin giderilerek işletmenin Odunpazarı Belediyesi tarafından yürütülmeye devam edilmesi, hem vatandaşlarımız hem de bölge açısından daha olumlu sonuçlar doğuracaktır.”
Bana sorarsanız oldukça ılımlı, makul ve yerinde bir açıklama.
Ancak bu açıklamanın ardından Dündar Ünlü hakkında çeşitli yorumlar ve iddialar da ortaya atıldı.
Yok, YENİ Parti’ye mi göz kırpıyor yoksa başka hesapları mı var?
Oysa Dündar Ünlü'nün AK Parti'ye olan bağlılığını bilenler bilir.
Kendisi has bir AK Partilidir.
Hani derler ya, ciğerine kadar…
İşte tam da öyle!
Kendisiyle görüştüğümde de bu konudaki tavrını açıkça ortaya koydu.
Hatta oldukça iddialı konuştu:
“AK Parti benim zaten” dedi.
Peki, bu açıklamayla AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak’a bir gözdağı mı verdi?
Yoksa satır aralarında ince bir dokundurma mı vardı?
Orasını bilemeyiz.
Ancak şu konuda Gürhan Başkan'ın da hakkını teslim etmek gerekiyor.
Dündar Ünlü, bu açıklamasıyla bir işbirliği çağrısı yaptı.
Parti tabanından da kendisine destek geldi.
Peki, aynı açıklamayı Gürhan Albayrak yapsaydı ne olurdu?
Muhtemelen aynı çevreler bu kez kendisini CHP sevicilikle suçlayacaktı.
Gürhan Başkan ne yapsa yaranamıyor!
Aslında birçok konuda kendi bildiği çizgide ilerliyor.
Açıklamalarına, tavrına ve siyasi duruşuna bakıldığında tartışmaların odağında kalmasının nedenleri de ayrıca konuşulabilir.
Peki, Gürhan Başkan'ın eksikliği ne?
Bana sorarsanız en büyük mesele, gerektiğinde masaya yumruğunu vuramaması.
Herkese karşı mütevazı, herkese karşı ılımlı…
Ama siyaset bazen yalnızca sakin kalmayı değil, gerektiğinde net bir tavır ortaya koymayı da gerektiriyor.
Vallahi kendimden örnek vereceğim.
Biraz iddialı olacak ama…
Ben iktidar partisinin il başkanı olacağım, hakkımda boş konuşanlara, asılsız iddialar ortaya atanlara ve iftira atanlara karşı sessiz kalacağım, öyle mi?
Kökünü kazırım bu boş seslerin!
Elbette burada mesele kavga etmek değil.
Mesele, gerektiğinde ağırlığını hissettirmek ve haksızlık karşısında tavır koyabilmek.
Çünkü bazen fazla mütevazılık, siyasette yanlış anlaşılabiliyor.