Gündem öylesine yoğun ki bazı gelişmelere değinmekte geç kaldığımı itiraf etmeliyim.

Ki bunlardan biri de CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Eskişehir ziyaretiydi.

***

Geçtiğimiz hafta Eskişehir’e gelen Özgür Özel, program kapsamında Tepebaşı Belediyesi’nde bir serginin açılışı gerçekleştirdi.

Burada uzun bir süre eserleri inceleyen Özel, sergi ziyaretinin hemen ardından da Tepebaşı Belediyesi ana hizmet binası önünde gerçekleştirilen bir müzikal gösteriye katıldı.

Tepebaşı Belediyesi’nin temizlik işçilerinin çöp konteynerleri ile fırça ve kürekleri birer enstrümana dönüştürerek yaptıkları ve Eko-Şov adı verilen bu gösteride, eline çubukları alan Özgür Özel de çöp kutularını davul gibi kullanarak ritim tuttu.

***

Görüntüleri izleyince hemen herkes gibi bendenizin de aklına aynı soru geldi:

Ana Muhalefet Partisi Lideri Özgür Özel’in, Eskişehir ziyareti kapsamında bu tür etkinliklerde yer alması ve hatta müziğin coşkusuna kendisini bırakarak bir baterist edasıyla ritim tutması, içerisinde bulunduğumuz konjonktürde normal bir davranış olarak kabul edilebilir mi?

***

Zannedersiniz ki ülkede her şey güllük gülistanlık ve bu yüzden de ana muhalefetin yapacağı bir şey kalmamış…

Haydi içerisi de bir yana. Dışarıda yaşananlar çok daha fena.

Komşumuz Suriye’de savaşın bitmesinin ardından kurulan yeni rejimin, başta güvenlik olmak üzere ülkemize ekonomik ve sosyolojik etkilerinin neler olacağı tartışılırken, bu sefer diğer komşumuz İran yangın yerine dönmüş durumda.

Dolayısıyla da hem coğrafi hem de siyasi olarak savaşın ortasında yer alan Türkiye’nin, askeri ve stratejik güvenliği açısından önemli bir tehdit söz konusu.

Tüm ülkeler komşumuzdaki gelişmeleri diken üstünde takip ederken, uzmanlar 3. Dünya Savaşı’nın eşiğinde olduğumuzdan söz ediyor.

Ve savaşla ilgili endişelerimiz git gide artarken her gün onlarca masum insan hayata veda ediyor.

Ki İran’ın, Minab kentinde bir kız okulunun vurulması sonucunda ölen 168 çocuğun yarası hala içimizde.

Tüm bunlar yetmezmiş gibi İran’dan atıldığı belirtilen ve NATO tarafından imha edilen füzeler, Türkiye’nin de bu kaos ortamına çekilmeye çalışıldığını açık bir şekilde ortaya koyuyor.

***

Sonuç olarak böylesi olumsuz bir tablo söz konusuyken; ana muhalefet partisi liderinden, bulunduğu konumun sorumluluğunun bilinciyle hareket etmesini beklemek en doğal hakkımız diye düşünüyorum.

Nitekim Türkiye’nin şu anda bateriste değil, milli güvenliğimiz ile ilgili iç ve dış tehditlere karşı iktidarla koordineli çalışacak bir ana muhalefet partisi liderine ihtiyacı var.

Yorum sizlerin.

Bendeniz yarın yine buradayım.

Beklerim efendim…

GÜNÜN SÖZÜ:

Birisi barışı başlatmalı, tıpkı savaşı başlattığı gibi.

- Stefan Zweig