Gelişen teknoloji ve ilerleyen bilim insanlığa, her türlü imkânı sağlıyor ama günümüzde, aile içi bağlılıklar aşınırken, insanlar arası saygının eksildiğini ve toplumsal vefanın yok olduğunu görüyoruz. Bayramlar, bu eksiklikleri de gideren günlerdir.
Kurban Bayramı, maddi ve manevi dayanışmanın; sevgi, saygı, hoşgörü ve barışın da doruğa ulaştığı günlerdir. 27 Mayıs Çarşamba günü başlayacaktır. Bayram toplamda 4 gün sürecek olup 30 Mayıs Cumartesi günü sona erecektir.
İslam dünyasında, büyük bir sevinç ve dayanışma içerisinde kutlanan Kurban bayramı, Hicri takvime göre Zilhicce ayının 10.gününden itibaren 4 gün kutlanır. Diğer bir anlatımla, Hicri takvime göre Zilhicce ayının 10. gününde başlayan Kurban Bayramı 4 gün devam eden bir bayramdır.
Kurban Müslümanların Allah'a yakınlaşmalarını sağlar ve O'nun rızasını kazanmalarına vesile olur. Kurban Bayramı'nda kesilen kurbanlar, hem bireysel arınma hem de toplumsal yardımlaşma açısından büyük bir önem taşır. Kurban kesmenin fazileti, bu ibadetin Allah katında büyük sevap getirmesiyle ilişkilidir.
Kurban Bayramı’nın önemi büyüktür ve çok faydası bulunmaktadır. Toplumdaki yardımlaşma, kardeşlik, paylaşma ve garibanı sevindirme duygularını geliştirir. İnsanları muhabbet ve merhametle birbirine bağlar.
Kurban bayramı, ayrıca Müslümanların, her yıl "Hac " görevlerini yerine getirdikleri vakittir. Hac, Mekke’ye gidilmek suretiyle ve Kâbe’nin tavafını da kapsayan bir ibadettir. Hac farizasını yerine getirmekte olan Müslümanlar kurbanlarını da Mekke’de keserler.
Bayramlarda, akrabalar ziyaret edilerek, aradaki bağları kuvvetlendirilmelidir. Hz. Peygamber, müminlerin, üç günden fazla dargın durmalarının uygun olmadığını belirterek, şöyle buyurmuşlardır. "Akraba ve komşulara, iyilik etmek ve onlarla iyi geçinmek, Kur’an-ı Kerim’in tavsiyesidir." buyurmuştur.
İslamiyet’de Allah’a ibadetten sonra, anne ve babaya saygı ve iyilik emredilmiş, onlara karşı "öf" bile demek yasaklanmıştır. Bayramlarda, onları ziyaret etmek ellerini öpmek hayır dualarını almak gerekir.
Resulullah (s.a.s) Medine’ye hicret ettiği zaman, Medinelilerin, eğlenip neşelendiği iki bayramları vardı. Hz. Peygamberimiz, bu bayramların yerine, tüm Müslümanların, sevinip eğleneceği İslâm’ın iki bayramının haberini vermiş, "Allah-u Teâlâ size, kutladığınız bu iki bayramın yerine, daha hayırlısını, Ramazan Bayramı ile Kurban Bayramı’nı hediye etti." buyurmuştur.
Ayrıca bayramlar, kişi/kişiler arasında karşılıklı sevgi ve saygının arttığı, insanların, dargınlıkları unuttukları barıştıkları, yeni dostlukları edinildiği, fertlerinin birbirlerine sevgi ve saygı ile yaklaşma, yardımlaşma, birbirlerinin gönlünü alma ve yakınlaşma, mutluluk ve sevgi huzuru dolu dolu yaşama günlerdir. Bayramlar, dini şuur ve duygularını kuvvetlendirir. İnsanlara, yeni bir heyecan ve çalışma zevki kazandırır. Yaşamdan, zevk almasını da sağlar.
Bayramlar, sosyal dayanışma ve barış şuurunun, fertlere kuvvetle hâkim olduğu günlerdir. Dargınların kucaklaşması, aralarında, kin, nefret bulunan aile ve şahısların, düşmanlık ve husumet duyguları, sevgiye dönüştürdüğü günlerdir.
Bayramlarda küçüklerin, büyüklere saygı, büyüklerin küçüklere sevgi göstermesi, hastaların ziyaret edilmesi, verilecek küçük hediyelerle, çocukların sevindirilmesi, hısım ve akrabanın bir kere daha yeniden kaynaşması, genellikle bayram günlerinde olur.
Bayramlarda, akraba ve komşularla tebrikleşerek, karşılıklı sevgi duyguları hissettirilmeli, karşılaştığımız herkesle selamlaşarak, tebrikleşmeli. Tanıdıklarımızı ziyaret ederek, hal ve hatırları sorulmalı ve gönülleri almalıdır.
Hastanelerde ve evlerde, yatan hastaları ziyaret edilmeli, şifa dilekleri sunmalı, yetimlerin ve kimsesiz çocukların, başını okşamalı, onlara anne ve baba gibi davranılmalıdır.
Çevremizdeki yoksullara ve bakıma muhtaç çocuklara, yardım elleri uzatılmalı, onların da bayram sevinci yaşamaları için, ortam sağlanmalı, hayır dua bekleyen ölülerimizin, mezarlarına giderek, onlara dua etmeli, ruhları için hayır ve hasenatta bulunulmalıdır.
Ayrıca Kurban Bayramı, sadece bir et kesilen bayram değil; yoksulların da düşünüldüğü, birlik ve beraberliğin pekiştiği dini bir ibadettir. Allah’a, kurban edilen kurbanlık hayvanlar kesilirken, kesilen etlerin ihtiyaç sahiplerini bulacağı bir bayramdır.
Bazen bayramlarda, "Nerede o eski bayramlar" dedik. Anılarımızı hatırladık, hatta yaşadıklarımızı paylaştık. Ancak her şeye rağmen bayramlar, en güzel günler, değerini bilelim, şevk ve heyecanı bayramlarda dolu dolu yaşayarak, sevgi ve saygı anlayışı, sürekli yaşanmalı ve yaşatılmalıdır.
Bayramlar,dostluğu, sevgiyi ve geleceği, soframızı, hüznümüzü, acımızı, yalnızlığımızı paylaştığımız; birlik ve beraberliğin, kardeşlik ve dostluğun, perçinlendiği, insanımızın dargınlıkları, unuttukları, barıştıkları, kardeşçe kucaklaştıkları günlerdir.
Ne mutlu! Kurban Bayramı hazzını yaşayanlara ve yaşatanlara…