Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu ve Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal gibi önemli belediye başkanlarını AK Parti’ye kaptıran CHP, son olarak İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ile Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın partilerinden istifa ederek bağımsız olarak yollarına devam edeceklerini açıklamasıyla büyük bir şok yaşadı.
CHP’li yerel yönetimlerde yaşanan bu yaprak dökümünün ardından şimdilerde hemen herkes aynı soruyu soruyor: “Sırada Eskişehir mi var?”
Bir başka ifadeyle Eskişehir’in CHP’li belediyelerinden de istifa haberi gelir mi?
Açıkçası meraklarında haksız da değiller.
Nitekim CHP’nin 22 yıldır elinde tuttuğu ve siyasi jargonda kalesi olarak adlandırılan İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde bile istifa süreci yaşanabiliyorsa Eskişehir’de de benzer gelişme olmaması için hiçbir sebep yok.
***
Bu konuyu sebep-sonuç ilişkisi içerisinde değerlendirdiğimde ise aklımda Eskişehir’le ilgili şöyle bir sonuç beliriyor.
CHP’nin merkezdeki üç belediye başkanı içerisinde istifa kararına en yakın olan isim Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt.
Kurt’un, mutlak butlan kararıyla genel başkanlığa veda eden Özgür Özel ile olan yakınlığı bu tezimin en büyük dayanağı.
Lakin beni bu tahmine götüren önemli bir sebep daha var. Kişilerin gelecekteki siyasi eğilimlerini ölçmek için zaman zaman kendilerine şu soruyu yöneltirim:
“Siyasette partiye sadakat mi esastır, lidere sadakat mi?”
Ve elbette soruyu Kazım Kurt’a da sordum.
Üstelik mutlak butlan kararından yaklaşık yirmi gün önce.
İlk başta “parti” dedi Sayın Kurt.
“O zaman hayırlı olsun, yakında mutlak butlan kararı açıklanınca Kemal Kılıçdaroğlu ile beraber çalışırsınız” dedim.
Başkan Kurt ise “olur mu öyle şey, öyle bir karar çıkarsa Özgür Özel’in yanında dururum” yanıtıyla bu sefer de genel başkana sadakatı tercih etti.
Hal böyle olunca Kazım Kurt’un önümüzdeki süreçte CHP’den istifa ederek yoluna bağımsız olarak devam etmesi pek fazla sürpriz olmayacaktır diyebilirim.
Bu olasılığın gerçekleşme ihtimalinin ise yüzde ellinin üzerinde olduğunu düşünüyorum.
***
Gelelim Büyükşehir ile Tepebaşı Belediyelerine…
Kazım Kurt gibi Ayşe Ünlüce ile Ahmet Ataç da yaşanan sürece tepkililer. Lakin olaylar karşısında aynı düşünce de olmak, aynı tepkiyi vermeyi gerektirmez.
Çünkü siyasette herkesin hikayesi farklıdır.
Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce cephesinde bir istifa süreci yaşanmayacağına fazlasıyla eminim. Üstelik parti örgütündeki bazı isimlerin kendisi üzerinde kurdukları o amansız baskıya rağmen.
Diğer yandan Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç’ın da mevcut konumunu koruyacağını düşünüyorum. Aslında koşullar farklı olsaydı; Ahmet Ataç’ın, CHP’den istifa etme ihtimaline yüzde 25 ya da 30 diyebilirdim. Ki Ataç’ın da parti örgütünün kuşatması altında olduğu aşikar.
Lakin Tepebaşı Belediyesi’ne yönelik yakın zamanda gerçekleştirilmiş olan operasyon, bu ihtimali neredeyse tamamen ortadan kaldırıyor. Sonuçta Ataç, adli sürecin devam ettiği mevcut koşullarda, “az da olsa” ana muhalefet partisinde yer almanın sağlayacağı güveni hissetmek isteyecektir.
Yorum sizlerin.
Bendeniz yarın yine buradayım.
Beklerim efendim…

GÜNÜN SÖZÜ:
Ne yapmayacağına karar vermek, ne yapacağına karar vermek kadar önemlidir.
- Steve Jobs