Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 20 pilot ilde hayata geçirilen Spor Ortaokulları Projesi kapsamında kurulan Fethi Heper Spor Ortaokulu düzenlenen törenle hizmete açıldı.

Ben de törendeydim.

“İlginç anlar yaşadım” desem yeridir.

Yok, arkadaşlar, ben dümdüz dursam bile, nefes almadan beklesem bile bir şekilde olay gelip beni buluyor.

Gerçekten…

Tören başladı, açılış konuşmaları yapılıyor.

Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz konuşmasını gerçekleştiriyor.

Ben de kenarda sırt çantamla konuşmayı dinliyorum.

O sırada Vali beyin koruması olduğunu düşündüğüm bir kişi sürekli bana bakıyor.

Kendisini tanımıyorum.

Gözlerimi kaçırıyorum ama onun gözü hâlâ bende.

Derken yanıma geldi.

Ortam çok gürültülü olduğu için ilk başta ne dediğini anlayamadım.

Adımı sorduğunu sandım.

“Özge” dedim, gazeteci olduğumu da belirttim.

“Herhalde tanışmak istiyor” diye düşündüm.

Meğer mesele bambaşkaymış.

Beni şüpheli bulmuş.

Yemin ederim…

Şaka değil!

Valla!

“Vali Bey’i sırtınızda çantayla dinlerken çok dikkat çekiyorsunuz, çantanızı çıkarır mısınız?” dedi.

İşte o an benim şarteller attı.

“Ne diyorsunuz siz?” dedim.

“Çantayla Vali Bey’i dinlemek yasak mı?”

Bir yandan gerginim, bir yandan Vali Bey konuşmasını sürdürüyor.

Biz de kenarda kendi aramızda geriliyoruz.

“Çantayı çıkarır mısınız?” diye tekrar etti.

“Çıkarmıyorum” dedim.

“Bana ne demek istiyorsunuz?” diye sordum.

“Basın kartınız görünmüyor, bu yüzden dikkat çekiyorsunuz” demeye devam etti.

Ben de etrafa bakıp, “Şuradakilerin hangisinin boynunda basın kartı var?” dedim.

Bu kez “Hanımefendi, beni yanlış anladınız” demeye başladı.

O sırada Akif geldi, bir yandan bizi sakinleştirmeye çalışıyor.

Ama benim enerjim düşmüş durumda.

Düşünsenize…

Sırtınızda çanta ile Vali Bey’in konuşmasını dinliyorsunuz ve bu bir sorun haline geliyor.

Elbette güvenlik önlemlerini anlarım.

Yaklaştırmamayı anlarım, arama yapılmasını da anlarım.

Ama sonradan adının Mümin olduğunu öğrendiğim görevli, hiçbir gazeteciye tek kelime etmeden gözüne beni kestirmiş.

Sadece sırtımda çantayla orada duruyorum diye “şüpheli şahıs” muamelesi gördüm.

Resmen öyle hissettim.

Neyse…

Bir süre sonra ortam sakinleşti.

Sonrasında Valimiz Erdinç Yılmaz’ı aradım.

Telefonu “Efendim Özge” diyerek açtı.

Sesi o kadar babacan geliyordu ki…

Ben de durumu nasıl anlatacağımı düşündüm.

Açıkçası böyle şeylere çok da alışkın değilim.

Ama insan durduk yere “şüpheli şahıs” muamelesi görünce ister istemez garipsiyor.

Yaşananları anlattım.

Haberdarım ama sen olduğunu bilmiyordum, koruma içgüdüsüyle yapmıştır” dedi.

Son derece anlayışlı ve olgun bir şekilde yaklaştı.

Kendisine teşekkür ettim ve kapattım.

Aslında anlatmak istediğim şu…

Arkadaşlar ben dümdüz dikilirken bile olay çekebiliyorum.

Yemin ederim.

Düşünsenize sırtımdaki çanta bile mesele oldu.

Oysa beni tanısa, çantamı sırtımdan indirmediğimi zaten bilir.

Vali Bey’e nezaketi ve anlayışı için teşekkür ederim.

Öte yandan bu vesileyle Mümin Bey’le de tanışmış olduk.

Ben Özge Zaim Mümin Bey…

Memnun oldum.