ABD’nin Ankara Büyükelçisi Thomas Barrack, daha önce senatonun Dış İlişkiler Komitesi’nde yaptığı konuşmada Türkiye’nin henüz tam işletilmeyen nadir toprak elementleri yataklarını “stratejik fırsat” diye tanımladı.

Osmanlı kökenlerine de vurgu yapan Barrack, Türkiye’yi hem NATO’nun askeri gücü hem de kritik madenlerde potansiyel tedarik ortağı olarak gösterdi. Özellikle Eskişehir Beylikova sahasında tespit edilen 694 milyon tonluk rezerv, Washington’un dikkatini çekmiş durumda..

CHP Milletvekili Jale Nur SÜLLÜ de Trump-Erdoğan görüşmesi öncesi, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın yanıtlaması istemiyle iki ayrı soru önergesi vererek Türkiye’nin, en stratejik kaynaklarından biri olan rezervin, küresel güçlerle kişisel çıkar hesaplarına konu edilmesine sert tepki gösterdi.

1959 yılı sonlarına doğru Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA) tarafından yapılan araştırmalar sonucunda, Eskişehir'e bağlı Sivrihisar ilçesinin kuzey batısında, Karaburhan, Kızılcaören, Karkın ve Okçu Köyleri arasında yer alan 15 km2'lik bir sahada, toryumun yanı sıra nadir toprak elementleri, barit ve fluorit de içeren karmaşık yapılı yataklara rastlanmıştı.
Eskişehir dünyada 800 milyon tonluk rezerve sahip Çin’den sonra 694 milyon ton nadir toprak elementi rezerviyle ikinci sırada bulunuyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Eti Maden, 2023’te açılan Beylikova Florit, Barit ve Nadir Toprak Elementleri İşletmesi’nde çalışmalar yürütüyor.

Enerji Bakanlarından Sayın Fatih Dönmez, tesisin açılışında “Çıkarttığımız cevherimizde bulunan florit, barit, nadir toprak elementleri ki biz de ağırlıklı olarak lantan, seryum, praseodimyum, samaryum, gadolinyum, evropiyum, neodimyum var. Ayrıca diğer 17 nadir toprak elementi de belli oranlarda mevcut’ dedi.

Sivrihisar'da uzun süredir bölgedeki toryumu çıkarmak için Eti Maden, sondaj çalışmaları için 8 milyon lira maliyetli proje hazırladı. Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından, askıya çıkarılan projenin, ÇED süreci tamamlandığında, Eti Maden sondaj çalışmalarına başlayacaktı.
Eti Maden, Kızılcaören mevkiinde toryumun yanı sıra, florit ve barit gibi değerli madenleri de çıkarmayı amaçlıyor. Geleceğin, en değerli madenlerinden olacağı öngörülen ve "temiz nükleer enerji kaynağı" olarak bilinen, toryum rezervi açısından, Türkiye dünyada ilk beşte yer alıyor.
Sivrihisar ve çevresi, Türkiye'nin bilinen en büyük toryum rezervini barındırıyor. Türkiye'de yer altında şu anda 400 bin tonluk rezerv olduğu tahmin ediliyor. Eti Maden, daha önce bu bölgedeki toryum gibi madenlerin satışından, yılda 1 milyar dolardan fazla gelir beklediğini açıklamıştı.
Sivrihisar toryum sahası için, uzun süredir hazırlık yapan Eti Maden, bölgedeki uranyum, florit, barit gibi nadir toprak elementlerini de çıkarmayı amaçlıyor.

Sahada yapılacak sondaj çalışmalarından sonra bölgenin potansiyeli netleşecek. Bölgede, yılda 250 ton toryum, 72 bin ton barit, 70 bin ton da florit üretimi yapılması planlanıyor. Projenin gerçekleşmesi halinde yılda 1 milyar dolardan fazla satış yapılabileceği ifade ediliyor.
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Maden Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Muammer Kaya göre, Toryumun değerlendirilmesi için Rezerv envanteri çıkarılmalı, uluslararası literatüre kazandırılmalı. Üniversite-sanayi işbirliğiyle yerli teknolojiler geliştirilmeli. Toryum, nükleer enerji ham maddesi olarak değerlendirilmelidir. Yüksek katma değerli ürünler (örneğin NdFeB mıknatıslar) için yatırım yapılmalıdır.

Kayseri Erciyes Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Fizikokimya Anabilim Dalı Başkanı, Sayın Prof. Dr. Abdullah ÇOBAN da yaptıkları çalışmalarda Türkiye'nin birçok bölgesinde dünya ülkelerine oranla bol miktarda toryum olduğunu belirtti. Toryumun nükleer santrallerde, kullanılması durumunda, maddi değerini, milyarlarca dolar olarak değerlendirmek mümkündür ifadelerini kullanmıştı.

Ülkemiz zengin toryum minerallerine sahiptir. Enerji konusunda dışa bağımlılığı azaltmak için, Hindistan, Çin gibi ülkemizde de Toryum madeni ile ilgili yatırımlara ve araştırma geliştirme çalışmalarına hız vermesi gerekmektedir.

Türk halkı madenlere özellikle de "TORYUM"a sahip çıkmalı, özelleştirilmelerine, özellikle de yabancılara, devredilmesine karşı çıkmalıdır. Çünkü Türkiye’nin zengin Toryum rezervlerine hızlandırıcı teknolojisini ekleyebilirsek ülkemizin, hatta Dünyanın enerji problemini çözebilir. Türkiye’nin dışa bağımlılığını azaltırken, yüksek teknoloji ve temiz enerji sektörlerinde de küresel bir oyuncu olur.