Sizlerin de mutlaka dikkatinizi çekmiştir.

Ülke genelinde “en başarılı belediyeler ile belediye başkanlarını” belirlemek amacıyla gerçekleştirilen anketlerin pek çoğunda, şehrimizin merkezdeki yerel yönetimlerinin ilk sıralarda yer aldığını görüyoruz.

Özellikle de son yıllarda iyice aşina olduk bu duruma.

Kimi zaman dördüncü, kimi zaman üçüncü, kimi zaman da ikinci oluyorlar.

Hatta birinci olduklarına bile tanık oluyoruz.

Bundan ötürü belediyelerimizle ne kadar gurur duysak az (!)

***

Dereceye girme furyası en başlarda Odunpazarı Belediyesi ile başlamıştı. Çok geçmeden Tepebaşı Belediyesi de listenin en üst sıralarında yer almaya başladı. Son aylarda ise Büyükşehir Belediyesi de kervana dahil oldu.

Bu noktada Büyükşehir Belediyesine ayrı bir parantez açmak istiyorum. Türkiye’de 30 tane Büyükşehir Belediyesi bulunuyor. Sayı bu kadar düşük olunca Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin listenin başlarında yer alması pek şaşırtıcı gelmiyor.

Ama ilçe belediyelerimiz açısından durum epey farklı.

Nitekim:

Türkiye’de büyükşehir sınırları içerisinde kalan 519 ilçe belediyesi var.

Büyükşehir dışındakilerin sayısı ise 403.

Yani toplam ilçe sayısı 922.

Tamam; söz konusu anketler 922 ilçenin tamamını kapsamıyor. Ama yine de kıyaslanan ilçe sayısı 150’den az olmuyor.

Nitekim sizler de takdir edersiniz ki bunca ilçe arasından sıyrılarak en başarılı birinci veya ikinci belediye ya da belediye başkanı seçilebilmek inanılmaz derecede zor bir hadise.

Böylesi bir sonuca mazhar olabilmek için belediyelerimizin, kentsel dönüşümden cadde, yol ve parkların bakımına; çevre temizliğinden sahipsiz sokak hayvanlarının toplanması ile bakım ve rehabilitasyon çalışmalarına kadar her türlü sorumluluklarını yerine getirmiş olmaları gerekir.

Anket ve araştırma sonuçlarına baktığımızda bunu başarmış görünüyorlar.

Ancak vatandaşlara sorduğumuzda aldığımız yanıtlar, bu durumla örtüşmüyor. Aslında sormamıza da gerek yok. Sonuçta bizler de Mars’ta yaşamıyoruz. Eksikleri, sorunları, yerine getirilmeyen söz ve hizmetlerin tamamını görüyoruz.

Bana kalırsa işin en kritik noktası da tam olarak burası.

“Anketlerde görülen başarı tablosunun, kamuoyunun takdiriyle uyuşmaması.”

Bu yüzden de söz konusu anket sonuçlarıyla ilgili haberlerimize sürekli olumsuz tepkiler geliyor. Yaşanan anomali, bir bakıma ters etki yaratıyor.

Dolayısıyla belediye başkanlarımızın, anket sonuçlarına bakıp da bulutların üzerinde yürümek yerine, durumu bu şekilde okumalarının kendileri adına faydalı olacağına inanıyorum.

Neticede asıl mesele; anketlerde değil, halkın gönlünde zirveye çıkabilmekte...

Yorum sizlerin.

Bendeniz pazartesi günü yine buradayım.

Beklerim efendim…

GÜNÜN SÖZÜ:

Bir şeye sahip olmak değil, layık olmak önemlidir.

- Erich Fromm