Ağustos ayının ortalarıydı.

“Park mı, propaganda sahası mı?” başlıklı köşe yazımla, pek çok kişinin dert yandığı ama o güne dek yerel basında yer bulmayan bir konuyu dile getirdim ve şunları söyledim:

“AK Parti İl Başkanlığı tarafından, devrim arabaları film gösterisinden partinin yıl dönümü kutlamalarına, teşkilat pikniğinden milli maçların dev ekranda yayınlanmasına kadar hemen her organizasyonun Dede Korkut Parkı’nda gerçekleştiriliyor olması bölge sakinlerinin tepkisini çekiyor.

Mahallede trafiğin kilitlenmesi…

Hatalı araç parklarından dolayı vatandaşların taşıtlarıyla evlerine ya da sitelerine giriş yapamaması…

Yüksek sesle gerçekleştirilen programlar yüzünden ertesi gün sınava girecek olan öğrenciler ile işe gidecek olan vatandaşların uykusuz kalması…

Yaşlı ve hasta vatandaşlarımızın aşırı gürültüden rahatsız olmaları...”

***

Evet efendim…

Yazımın mürekkebi henüz kurumamıştı ki AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak telefonla aradı. CHP’li ya da şimdilerde Yeni Partili olan belediye başkanlarının da Kent Park ile Sazova Parkı’nda pek çok etkinlik düzenlediklerini ve onlara neden aynı tepkiyi göstermediğimi söyleyerek nahifçe sitemini dile getirdi.

Bir açıdan haklıydı. Bahsettiği parklar da belediyelerin mensubu oldukları partinin propaganda alanı gibi kullanılıyordu.

Lakin Dede Korkut Parkı’nın onlardan farkı şehir merkezinde yer almıyor olmasıydı.

Nitekim köşe yazımın ana teması da yapılan etkinliklerin mahalle sakinlerinin yaşam kalitesi üzerindeki yıkıcı etkilerini ortaya koymaktı. İşte bu konuda kendisiyle ayrıştık. Albayrak kendisine iletilen bir şikayet olmadığını söyledi. Bense aksini savundum.

Konu o haliyle kaldı.

***

Derken; önceki gün Dede Korkut Parkı yine bir etkinlikle gündeme geldi.

Etkinliğin sahibi ise bu sefer AK Parti değil, 75 anne ile bebekleriydi. Bebekleriyle birlikte parka egzersiz yapmak için gelen anneler izinsiz etkinlik yaptıkları gerekçesiyle parktan çıkarıldılar. (Tıpkı 2022 yılında parkta yoga yapmak isteyen kadınların kapı dışarı edildiği gibi…)

Pek çok açıdan bölge sakinlerinin şikayetine konu olmasına rağmen AK Parti’nin propaganda sahası gibi kullanılan bir parkta, annelerin bebekleriyle yapacağı masum bir etkinliğe izin verilmemesi haliyle kıyametin kopmasına neden oldu.

Hemen ardından ise Albayrak bir anda tepkilerin hedefi haline geldi.

Oysa Dede Korkut Parkı Eskişehir Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün sorumluluğunda. Normal şartlarda yaşananlardan bu kurumun sorumlu tutulması gerekirdi.

Ama!

Albayrak, Dede Korkut Parkı’nı partisiyle öylesine özdeşleştirdi ki tepkilerin odağı haline gelmesi kaçınılmaz oldu.

Diğer yandan bu hadiseyi siyasi açıdan da iyi okumak gerektiğine inanıyorum. İki buçuk yılı aşkın bir süredir AK Parti İl Başkanı olarak görev yapan Gürhan Albayrak, belki de ilk kez bu kadar riskli bir konuyla gündeme geldi diyebilirim.

Kaldı ki AK Parti’nin özellikle son yıllarda toplumun her kesimini kucaklayan ve parti tabanını genişletmeye yönelik bir politik çizgide ilerlemeye çalıştığını göz önüne aldığımızda bu riskin daha da büyüdüğünü söyleyebiliriz.

Bendenize sorarsanız konu Ankara’ya çoktan taşınmıştır bile. Olayın “kendisine yansıması nasıl olur, koltuğu sallanır mı?” bilemiyorum.

Şimdilik bildiğim tek şey Albayrak’ın göstere göstere kendi ayağına sıktığı…

Nitekim; bir kamusal alanı, partinizin propaganda sahası haline getirir ve orayı kendi uhdenizde bir yer olarak lanse ederseniz, o alanda yaşanan ilk menfi hadisede faturanın kesileceği isim de siz olursunuz.

Yorum sizlerin.

Bendeniz çarşamba yine buradayım.

Beklerim efendim.

GÜNÜN SÖZÜ:

Önleyebilmek için öngörmek, öngörebilmek için bilmek gerekli.

- Auguste Comte