MHP Eskişehir İl Başkanı İsmail Candemir, şehrin alt yapısı ve yaşanan su sorunları ile ilgili yaptığı değerlendirmede, “1999 tarihine gidelim, 99’da Eskişehir altyapısı bitmiş bir şehirdi. Ondan sonra altyapıya yönelik, geleceğe yönelik hiçbir yatırım, planlama yapılmadı. Bugün yaşadığımız sıkıntılar öngörülemedi” açıklamasında bulundu.
***
Yerel siyasetin az ve öz konuşan isimlerinden olan Candemir, yukarıdaki tespitinde sonuna kadar haklı. Sonuçta şehrin gelişimine paralel olarak yapılması gereken yatırımlar, yıllar yılı ihmal edildiği için vakti zamanında üstesinden gelinmiş sorunlar yeniden karşımıza çıkmaya başladı.
Buraya kadar hemfikiriz sanırım.
***
Gelinen noktada bendenize sorarsanız, şu soruya yanıt aranması gerekiyor: ‘İlgili dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, bu ihmalkarlığına rağmen nasıl oldu da üst üste beş seçimi de kazanarak aralıksız 25 yıl bu görevde bulunabildi?’
***
Demek ki rakip siyasi partilerin yöneticileri, kendisine karşı etkin bir muhalefet gerçekleştirememişler. ‘Bütçe planlamasında hata var, kaynakların doğru yönetilmesi lazım, şehrin gelişimine paralel olarak altyapı ve diğer hizmetlere ağırlık verilmesi gerekiyor’ dememişler.
Kimi önemsememiş, kiminin işine gelmemiş. Kimi de kısık sesle muhalefet yaparak, hocasını karşısına almak istememiş.
Evet efendim; kimse kusura bakmasın ama gerçek bu.
***
Siz medya olarak ne yaptınız diyenler olabilir. Diğer kuruluşlar için yorum yapmam doğru olmaz ama Şehir Gazetesi’nin bu konuda verdiği mücadeleyi herkesin çok iyi bildiğini düşünüyorum.
İlgili dönemde Şehir Gazetesi’nde hemen her gün bu konuları işledik. Altyapıdan otoparklara, trafikten mezbaha ihtiyacına kadar temel kamu hizmetlerine yatırım yapılmasının öneminden bahsettik.
Sonuç mu?
Sayın Büyükerşen’in, ‘namludan doldurmalı Cezayir tüfeği’ benzetmesinden öteye varamadık…
***
Vatandaşlarımız da haksız sayılmaz.
Sonuçta nereden bilebilirlerdi ki ‘kültür ve sanat şehri’ hülyasıyla başlayan bir serüvenin, her yağmur yağdığında göle dönen sokaklar ya da musluktan gelen boğuk bir tıs sesiyle hüsrana dönüşeceğini…
***
Ama en çokta kime üzülüyorum biliyor musunuz?
Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’ye.
Geçmişteki ihmalkarlığın tüm faturası ona kaldı. Üstelik belediyenin mali kaynakları, o yılların aksine son derece kısıtlı. Tasarruf tedbirleri de cabası.
Ki mazeret üretme şansı da yok.
Kendisinden önceki dönemde yapılmayan yatırımlara vurgu yapsa, ucu Yılmaz Büyükerşen’e dokunacak.
Kendi döneminde telafi etmeye çalışsa, yeterli kaynak yok.
Yani tüm gayretine ve iyi niyetine rağmen işi zor mu zor.
Yorum sizlerin.
Bendeniz yarın yine buradayım.
Beklerim efendim…

GÜNÜN SÖZÜ:
Siz görmezden gelseniz de gerçekler var olmayı sürdürürler.
- Henry Huxley