Geçtiğimiz gün yaptığı bir konuşmada ‘kendimi emekli ediyorum’ diyen Yılmaz Büyükerşen, siyaseti bıraktığını şu sözlerle duyurdu. “Bugüne kadar sizlere bir akademisyen ve yerel siyasetçi olarak hizmet veren hocanız olarak şu andan itibaren siyaseten kendimi emekli ettiğimi duyuruyor, Atatürk ve Yunus Emre sevgisi olan hocanız sıfatıyla sizler arasında sevgilerinizle ömrümün kalan kısmını böylece tamamlama dileğimi beyan ediyorum.”

***

Evet efendim…

Eskişehir’de aralıksız 25 yıl büyükşehir belediye başkanı olarak görev yapmış olan, halkın kendisine olan teveccühü sebebiyle sadece yerel seçimleri kazanmakla kalmayıp pek çok ismin milletvekili olmasının da önünü açan ve hatta zaman zaman partisinin Cumhurbaşkanı adaylığı için ismi geçen Büyükerşen’in siyasete vedası bu şekilde oldu.

Oldukça sessiz ve sakin…

***

Ve bendenize sorarsanız bir o kadar da kırgın…

Kime mi?

Mesela;

Son yıllarda yıldızlarının barışmadığı ve geçtiğimiz hafta yaşamış olduğu hararetli tartışma sebebiyle aralarındaki gerilimin zirve yaptığı Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’a.

Eskişehir’le ilgili çalışmalarında kendisinden görüş almayan CHP’li bazı milletvekillerine…

Kim bilir; belki de en önemli kırgınlığı, partisinin Ankara kurmaylarına. Yerel seçimler öncesiyle bugünkü sözleri uyuşmayanlara…

Ya da vakti zamanında kendisiyle görüşebilmek için kapısını aşındırırken şimdilerde Eskişehir’e geldiklerinde bir selamı dahi esirgeyen partili dostlarına…

***

Büyükerşen’in siyasete veda etmesinin ardından CHP kanadında yaşanan sessizlik de dikkatlerden kaçmıyor.

Mesela;

Büyükerşen’e, kendisini bu kararı almaya iten sebep nedir diye soran oldu mu?

Ya da ‘hocam kal’ diyeni gördünüz mü?

Nitekim partide en tepeden en aşağıya herkesin sus pus olması sizce de garip değil mi?

Hepsi bir kenara, bir vefa gecesi bile düzenlemediler efendim.

***

Diğer yandan siyasette böylesi bir rotada ilerleyen CHP’nin, AK Parti karşısında başarılı olamamasına da pek şaşırmamak lazım.

Sonuçta hepimiz iyi biliyoruz ki AK Parti, kendisine sadakatle hizmet eden kişiyi asla unutmaz, ilişkilerini koparmaz, yüz üstü bırakmaz. Üstelik her fırsatta parti teşkilatlarına eski yöneticileriyle diyaloglarını ve ilişkilerini sıkı tutmaları yönünde talimat veren Cumhurbaşkanı Erdoğan bile yeri gelir dava arkadaşlarını bizzat kendisi arar ve halini hatırını sorar.

İşte her iki parti arasındaki en belirgin fark da aslında tam olarak bu: Vefa!

Nitekim vefanın olmadığı yerde başarı da olmuyor.

Yorum sizlerin…

Bendeniz yarın yine buradayım.

Beklerim efendim…

GÜNÜN SÖZÜ:

Bahçıvan bir gül hatırı için bin dikene su verir.

- Ahmet Arvasi