Şehir Gazetesi’nin kuruluşunun 19. yıldönümü…

Bu anlamlı günümüzde bizleri ziyaret eden, çiçek gönderen, telefon ve mesajla tebriklerini ileten tüm gönül dostlarına ve siz değerli okuyucularımıza sonsuz şükranlarımı sunuyorum.

Merak etmeyin; alışageldiği gibi “basın meslek ilkelerinden hiçbir zaman ayrılmadan, objektif, tarafsız ve bağımsız bir yayın politikasıyla hareket etmeye devam edeceğiz” gibi klişe cümleler sarf etmeyeceğim.

Lakin şunu bir kez daha samimiyetle belirtmek isterim ki bugünlere sizlerden aldığımız güçle geldiğimize kesinlikle emin olabilirsiniz.

***

Evet. Şehir Gazetesi büyüyor…

Ama sadece yaş olarak değil, geçmiş yıllarda kurulan veya bünyesine katılan yeni yayın organlarıyla da büyüyor.

Şehir Gazetesi beraberindeki Eskisehirekspres.net, Habertime, Türkiye Connect, Eskişehir News, Hap Haber, Eskişehir Connect, Fısıltı Gazetesi, Eskişehir Times gibi yerel ve ulusal habercilikte faaliyet gösteren geniş bir medya ağı ve yirmiye yakın çalışanı ile ülke genelinde kabul görmüş, saygın ve takdir edilen bir kurum olarak yoluna kararlı bir şekilde devam ediyor.

***

Ve çok karşılaştığım o soru: Nereye kadar?

Öyle ya; her şey gibi gazeteciliğin de, gazete sahibi olmanın da bir sonu olmalı…

Yıllar içerisinde yakamı bırakmayan bu sorunun yanıtını, gazetemizin kurulduğu ilk günden beri fedakarca çalışmalarıyla bugünlere gelmemizde büyük emeği olan yazı işleri müdürümüz Gülnaz Gözler’e geçtiğimiz günlerde şu şekilde söyledim:

Bir gün öleceğim. Sen de öleceksin.

Evet, herkes gibi.

Ama Şehir Gazetesi öyle mi?

O yaşayacak.

Hangi ellerde olur bilinmez ama dijitalleşen dünyada hep var olacak.

Arama motorlarında, sosyal medya kayıtlarında ve geleceğin tüm iletişim araçlarında.

Elbette geçmişi de yaşatacak. Kimi zaman bir haberle, kimi zaman bir röportajla, kimi zaman da bir fotoğraf karesiyle…

Dünden yarına bir ışık hüzmesi gibi…

Haber, yorum ve analizleri ile her yeri aydınlatacak.”

***

Nitekim en çok ihtiyaç duyduğumuz şey de aslında bu değil mi?

Objektif ve tarafsız haberlerle bilgi sahibi olarak kendi fikrimizi hür bir biçimde oluşturmak.

İşte bu amaçla buradayız. Ve olmaya da devam edeceğiz

Bu yüzden işimizi tutkunun da ötesinde büyük bir aşkla yapıyoruz.

Ama hala soruyu yanıtlamadın, “nereye kadar?” diyenler olabilir.

Aslında bu sorunun yanıtı, söz ve müziği Nazan Öncel’e ait olup son dönemde Manuş Baba’nın yeniden yorumladığı o şarkının sözlerinde gizli:

Son günüme kadar.

Kalp durana kadar.

Aşk mezara kadar.

İyi ki varsınız efendim.

Yorum sizlerin.

Bendeniz yarın yine buradayım.

Beklerim efendim…

GÜNÜN SÖZÜ:

Hayat bir hikayeye benzer; mühim olan eserin uzun olması değil, iyi olmasıdır.

  • Seneca