CHP’de korkulan oldu.
Aylardır “Mutlak butlan kararı çıkar mı çıkmaz mı?” diye tartışılırken beklenen oldu.
Ve karşımızda eski genel başkan vardı.
Şu an için konunun demokratik tartışmalarına değinmeyeceğim.
Yazarken kızıyorum.
O yüzden biraz ara verelim.
Ülkede siyasette bazı dönüşler vardır ya…
Onlar seçimle değil, fırsat kollayarak yapılır.
Bazıları sandıkla gider, bazıları koridorlarla geri gelir.
Tam olarak özeti budur.
Kılıçdaroğlu da koridorlarla gelmiş bir genel başkandır.
Ben işin Ankara kısmını değil, Eskişehir tarafını konuşacağım.
Çünkü birkaç gün önce yazdım.
CHP içinde sessiz sedasız bir Kemal Kılıçdaroğlu yapılanması kuruluyor dedim.
İsimler de verdim.
Aradım, sordum.
“Yok öyle bir şey” dediler.
Hatta alınanlar oldu.
Kızanlar oldu.
Şimdi ne oldu?
Karar çıkar çıkmaz herkesin dili çözüldü.
Bir anda “Biz zaten oradaydık” havası başladı.
Siyasetin en samimi cümlesi şudur.
“Güç kimdeyse dava ondadır.”
Bugün parti binalarının önünde Özgür Özel için slogan atanların bir kısmı, yarın Kemal Bey masaya yumruğunu vurduğunda “Genel Başkanımızın yanındayız” tweeti atarsa hiç şaşırmam.
Bu gözler neler gördü.
Onu mu görmeyecek?
Çünkü bizim siyaset biraz mahalle bakkalına benzer.
Veresiye defteri kimdeyse sadakat ona yazılır.
Kimse romantizm yapmasın.
Bugün Özgür Özel’in yanında duran bazı isimlerin yüzündeki tedirginliği görebiliyorsunuz.
Çünkü siyasette herkes şunu bilir…
Lider değişince dünün cesurları, bugünün yanlısı olur.
Ve Eskişehir’de bazı isimler şimdiden iki ayrı cümle kurmaya başladı bile.
Biri kameraya konuşuyor…
Diğeri arkadan konuşuyor…
İşte benim dikkat ettiğim yer tam da orası.
Çünkü siyasetçinin gerçek fikri kürsüde değil, fısıltıda ortaya çıkar.
Ben kimsenin tarafında değilim.
Ama hafızasız da değilim.
Dün “değişim” diye alkış tutup bugün eski düzene göz kırpanları da not ediyorum…
Kılıçdaroğlu geri döner dönmez eski fotoğrafları arşivden çıkaracak olanları da gözlemliyorum…
Kimse kusura bakmasın ama CHP’de bugün yaşanan şey tam olarak şudur…
Değişim oldu, değişime izin vermediler.
Sonra ne mi oldu?
Arka kapıdan eski ev sahibi çıktı.
Hatta zorla girdi.
Ve şimdi herkes yeniden hizaya geçmenin telaşında.
Size şimdi isim vermeyeceğim.
Ama şüphelendiğim çok isim var.
Bakın bu bahsettiğim Kemalci, Özgürcü davası değildir.
Bahsettiğim yanardönerlerin davasıdır.
Özgür Özel’e destek verir gibi görünen birçok siyasi isim Kemal Kılıçdaroğlu gücü sabitlediği an saf değiştirecek.
Bu bir öngörü değildir.
Bu bir hayat tecrübesidir.
Göreceksiniz…
Ve bana inanın…
Düne kadar “Yeni CHP” diyenlerin bir kısmı, yarın “Lider tecrübesi” cümleleri kuracak.
Düne kadar “Kemal Bey artık yoruldu” diyenler, bu kez “Devlet tecrübesi önemli” diyecek.
Ben söylediklerimin arkasındayım.
CHP’lilere de söz verdim…
İçinizdeki gizli Kemalcileri tek tek ortaya çıkaracağım.
Ama şuna garanti veremem…
Bugün Özgürcü görünenlerin yarın Kemalci olmayacağına…
Sadece şunu bilin yeter…
CHP içerisinde Özgürcü görünen her bir Kemalcinin benden çekeceği var.
Ben ikiyüzlülüğü pek sevmem…
Bilirsiniz…