Geçtiğimiz günlerde İYİ Parti GİK üyesi Melih Aydın'ın Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce'yi ziyaret ettiğini gördük.
Aslında bu konuyu birkaç gündür yazmayı düşünüyordum.
Ancak araya Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt'un açıklamaları girince bugüne kaldı.
Malum bir dönem İYİ Parti'yi sıkça yazıyordum.
Melih Aydın da eleştiriye çok açık bir siyasetçi profili çizmiyor.
Hemen reaksiyon gösteren lise öğrencisi ergenler gibi olabiliyor bazen…
Keşke bu konuda İYİ Parti İl Başkanı Serdar Ulucan'ı örnek alsa...
Serdar Ulucan hakkında zaman zaman oldukça sert eleştiriler kaleme almama rağmen, hiçbir zaman saygın çizgisini bozmadı.
Cevap hakkını gerektiği yerde kullandı, gerektiği yerde ise sessiz kaldı.
Siyasette ağırlık böyle kazanılır.
Elbette sosyal medyada fotoğraflar paylaşarak bizi küçümsemeye çalışabilir.
Bu onun tercihidir.
Biz yine de gördüğümüzü yazmaya devam edeceğiz.
Gelelim ziyarete...
Melih Aydın bu ziyareti hangi sıfatla gerçekleştirdi?
İYİ Parti GİK üyesi olarak mı?
Yoksa tamamen bireysel bir nezaket ziyareti miydi?
Fotoğrafa baktığınızda yanında ne il başkanı var, ne il yönetimi, ne de teşkilattan herhangi bir isim...
Oysa siyasi partilerde protokol ziyaretleri kişisel değil, kurumsal yapılır.
İl başkanıyla, il yöneticileriyle, teşkilat mensuplarıyla birlikte gerçekleştirilir.
Bu hem parti disiplininin hem de teşkilat kültürünün gereğidir.
Ben bu tabloyu görünce doğrusu yadırgadım.
Bu teşkilatı yok sayan bir anlayış mı?
Yoksa "Ben kendi başıma hareket ederim mesajı mı?”
Dahası akıllara başka sorular da geliyor.
İYİ Parti'den umudunu mu kesti?
Siyasi geleceğini başka adreslerde mi arıyor?
Tek başına yapılan bu ziyaret, acaba yeni arayışların ilk işareti mi?
Elbette bunların cevabını en iyi Melih Aydın bilir.
Ancak siyaset sadece bireysel ilişkilerle yürümüyor.
Hele ki milliyetçi gelenekten gelen partilerde teşkilatın yeri her zaman önceliklidir.
Teşkilatı görmezden gelen bir siyaset anlayışı uzun vadede kimseye kazandırmaz.
Belki de Melih Aydın'ın önce İYİ Parti İl Başkanı Serdar Ulucan'dan biraz teşkilat kültürü öğrenmesi gerekiyor.
Çünkü siyaset sadece kapıları çalmak değildir.
Hangi kapıya, kiminle ve hangi sıfatla gittiğiniz de en az o ziyaret kadar önemlidir.
Siyasette unvan taşımak kolaydır.
Asıl mesele o unvanın gerektirdiği ciddiyeti ve teşkilat terbiyesini taşıyabilmektir.
Melih Aydın'ın ise bu ziyarette eksik bıraktığı tam da budur.