CHP’nin seçilmiş il başkanı Talat Yalaz geçtiğimiz günlerde görevden alındı.
Kimi zaman eleştirsek de, kimi zaman yanlışları söylesek de görevini de “etkili” şekilde yaptı.
Hakkını da elbette vereceğiz.
Öte yandan geçtiğimiz günlerde Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, CHP İl Başkanı Talat Yalaz’a destek ziyaretinde bulundu.
Ardından gazetecilerin sorularını yanıtladılar.
Biliyorsunuz Talat Yalaz yalnızca başkanlık görevinden alınmadı.
Partiden, “baba ocağı” olarak nitelendirdiği partiden ihracı da istendi.
O esnada soruları yanıtlayan Kazım Kurt’a ben de kısa ve öz bir soru sordum:
“Efendim, sizin için de bir ihraç durumu olabilir mi?”
Biraz şaşırdı.
“Niçin?” dedi.
Ben de şaşırmasına şaşırdım açıkçası.
Evet, şu an için sadece CHP il başkanlıkları görevden alınıyor ya da partiden ihraçları isteniyor fakat CHP içerisinde yaşanan keyfi uygulamalar ortada…
Özgür Özel’e destek verenlerin ihraçlarının istendiği ve açık ve net bir şekilde “intikam” yoluna gidildiği belli…
Kazım Kurt’un da Özgür Özel’le en başından beri yol yürüdüğü ortada…
Keyfi ihraç kararları il başkanlıklarından belediye başkanlıklarına neden sıçramasın ki?
Neden ardından yanında durmayan belediye başkanları da birer birer partiden atılmasın ki?
Bence bunun yapılması an meselesidir.
Ve ilk sırada Eskişehir bazında Kazım Kurt olması kaçınılmazdır.
Çünkü net duruşu ile Kemal Kılıçdaroğlu’nun hedefi haline gelmesi kaçınılmazdır.
Öte yandan benim sorular bazen kısa gibi dursa da “taktiksel” diyorum.
Soruma şaşırmasını değil de net şekilde “Sıkıyorsa atsınlar, atabiliyorsa atsınlar” demesini beklemedim değil…
Toplantı sonrasında da hatta şaka yollu “Beni bir ihraç ettiremezdiniz” dedi.
Efendim, valla bizim suçumuz yok!
Ne yapıyorsa Kemal Kılıçdaroğlu yapıyor.
CHP’yi babasının dükkânı sandı.
İstediğini atıyor, istediğini yükseltiyor.
Öte yandan Kazım Başkanı gene kızdıracağım ama…
Aklıma durduk yere düştü işte…
Benim şu hafıza işte…
Bazı şeyleri unutmuyor.
Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, aylar öncesinde AK Parti Odunpazarı ve Tepebaşı ilçe başkanlarının görevden alınması ile ilgili olarak “Başarısız olanı görevden alırlar, gayet doğal, sıra il başkanında, bence iki üç ay içinde o da gider” şeklinde konuştu.
Şu an ki manzara tam tebessüm etmelik değil mi?
AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak yerinde duruyor.
Hiç beklenmedik şekilde CHP İl Başkanı Talat Yalaz görevden alındı.
Siyaset böyle bir işte…
Hiçbir zaman güvenmemek gerekiyor.
Ne zaman ne olacağı belli olmuyor.
Ama siyaset dediğin zaten biraz da “yerinde duran mı kalır, konuşan mı gider” oyunu değil mi?
Kimi il başkanı sadık bile olsa konuşarak bedel öder, kimi il başkanı sadece sadakatiyle yerinde kalır.
Siyaset burada karmaşaya düşer işte…
İşin komik yanı şu…
Kazım Kurt’un “iki üç aya kalmaz gider” öngörüsü…
Siyasette kehanet yapmak, hava durumundan daha riskli.
Benden söylemesi.
Çünkü yağmurun ne zaman yağacağı belli olur ama siyasette “yağmur mu yağacak, sistem mi değişecek” belli olmuyor.
Ve siyasette en garanti makam, “görevden alınması beklenen ama bir türlü alınamayan” makamdır!
Tıpkı Gürhan Albayrak gibi.
Baksanıza herkes “birazdan gider” dedi, hala burada…