Bugüne kadar şehir siyasetinde iz bırakan pek çok kişi oldu. Ancak bunların içerisinde öyle bir isim var ki siyasi serüveni filmlere konu olacak türden.

Bahsettiğimiz kişi AK Parti Eskişehir kurucu il başkanı Osman Yüksel.

Aktif siyasette olsun ya da olmasın; ismi hemen her mecliste bir vesileyle anılır:

Kimi zaman yaptığı hizmetlerle, kimi zaman ise davaya bağlılığıyla.

Ama en çok da uğradığı haksızlıklarla…

***

Yıl 2002.

Vesayetlerin gölgesinde bir ülke.

Dolayısıyla parti kapatmaların ve siyasi baskıların hakim olduğu, hatta siyasetçilerin doğrudan tehditlere maruz kaldığı yıllar.

Nitekim vesayetlerin egemen olduğu o zor şartlarda; bırakın kurucu il başkanı olmayı, pek çok kişinin başıma bir iş gelir ya da fişlenirim korkusuyla AK Parti’ye üye olmaktan bile imtina ettiği bir dönemden söz ediyoruz.

İşte böylesi bir dönemde aldı bayrağı Yüksel…

***

Yıl 2006.

Genel merkezin il kongresindeki başkan adayı olan Fikret Dönmez’e karşı parti tabanı Osman Yüksel’in aday olmasını istiyordu. Bu çağrılara kayıtsız kalamayan Yüksel, kongrede aday oldu ve seçimi kazandı.

Ne var ki AK Parti’nin bugünlere gelmesinde fevkalade önemli bir rolü olmasının yanı sıra şahsımın da büyük saygı duyduğu ve baba dostu diyebileceğim dönemin Teşkilattan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, Eskişehirli bazı kliklerin verdiği yanlış bilgilerden dolayı olsa gerek; bu durumu itaatsizlik olarak değerlendirdi ve kongreyi iptal etti.

***

Hemen ardından da bu durumu fırsata çevirmek isteyen aynı klik yapılar siyasette uzun yıllar etkisini sürdürecek şu yalanı ortaya attılar: “Osman Yüksel, AK Parti’de yasaklı siyasetçidir. Artık partinin kendisiyle bir bağı kalmamıştır.”

Hemen ardından da aynı yapı, Yüksel’i parti üyeliğinden gizlice çıkarmadı ve hatta parti binasında kurucu il başkanı ünvanıyla yer alan fotoğrafını dahi indirdi.

Bir anlamda operasyon artık amacına ulaşmıştı.

***

Tüm bunlara rağmen söz konusu klik yapıların hesaba katmadıkları bir şey vardı: ‘İlahi adalet’

Ki çok da uzun sürmedi efendim. Gürhan Albayrak, il başkanı olur olmaz süratle Yüksel’in üyeliğini tazeledi ve kurucu il başkanı fotoğrafını da ait olduğu yere yeniden astırdı. Ve yıllardır süre gelen ‘Yasaklı Başkan’ iftirası da böylece son bulmuş oldu.

***

Geç de olsa bu haksız yakıştırmadan kurtulan Yüksel, yaşananlardan kısa bir süre sonra annesi Dilber Yüksel’i kaybetmenin acısıyla sarsıldı. Merhumenin cenaze törenine yüzlerce kişi akın etti ve Yüksel’in en zor gününde yanında yer aldılar.

Ama iki kişi var ki onların gösterdiği vefa, eminiz ki Yüksel için dünyalara bedeldi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, Yüksel’i evinde ziyaret ederek başsağlığı diledi.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise Osman Yüksel’i bizzat telefonla arayarak acısını paylaştı.

Nitekim; bu yaşananlar ‘AK Parti bir vefa hareketidir’ diyenleri bir kez daha haklı çıkarırken, ilahi adaletin ise er ya da geç tecelli ettiğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Yorum sizlerin.

Bendeniz yarın yine buradayım.

Beklerim efendim…

GÜNÜN SÖZÜ:

Gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır.

- Emile Zola