Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Barlar Sokağı olarak bilinen Vural Sokak üzerinde faaliyet gösteren bir eğlence işletmesinde yaşanan gasp ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması iddialarıyla ilgili 4 şüpheli tutuklandı.
Olayın detayları ise oldukça düşündürücü…
İddiaya göre eğlenmek amacıyla gittiği işletmede banka kartından bilgisi dışında fazla para çekildiğini fark eden müşteki, duruma itiraz etmek için yeniden işletmeye gitti.
Ancak bu kez darbedildi, cep telefonu ve 3 bin TL parası zorla alındı.
Yaşanan olayla ilgili başlatılan soruşturma sonucunda 4 kişinin tutuklanması, bölgede uzun süredir konuşulan sorunları yeniden gündeme getirdi.
Bu haberi okuduğumda aklıma doğrudan AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu geldi.
Biliyorsunuz, geçtiğimiz günlerde Şehir Gazetesi'nde yayınlanan "Nasıl Olacak Bu İşler?" programında Hatipoğlu oldukça iddialı bir çıkış yapmış ve Barlar Sokağı'nın kapatılması gerektiğini söylemişti.
Bu açıklama yalnızca Eskişehir'de değil, ulusal gündemde de geniş yankı bulmuştu.
Elbette konu farklı siyasi tartışmaların içine çekildi.
Hatipoğlu'nun açıklamasına tepki gösterenler, meseleyi farklı noktalara taşıyanlar oldu.
Ancak şimdi sormak gerekiyor.
Hatipoğlu'nun dile getirdiği sorunları görmezden mi geleceğiz?
Bölgede yaşanan sıkıntılar ortada.
Güvenlik sorunları, kavgalar, şiddet olayları ve vatandaşların mağduriyet yaşadığı iddialar artık daha ciddi şekilde ele alınmalı.
Geçtiğimiz günlerde yaşanan bu olay da buzdağının yalnızca görünen kısmı olabilir.
Ben de sosyal medya hesabımdan yaptığım değerlendirmede Hatipoğlu'nun bu konuda haklı olabileceğini ifade ettim.
Bunun üzerine ciddi tepkiler aldım, adeta linç edildim.
Oysa mesele bir siyasetçiyi desteklemek ya da karşısında durmak değil.
Mesele Eskişehir'in huzuru, vatandaşın güvenliği ve kamu düzenidir.
Bir bölgeyi savunmak adına orada yaşanan sorunları yok sayamayız.
Elbette Barlar Sokağı'nda işini düzgün yapan, ekmeğinin peşinde koşan işletmeciler de var.
Onları yaşanan olumsuzluklarla aynı kefeye koymak da doğru değil.
Ancak birkaç işletmenin düzgün çalışması, bölgedeki güvenlik sorunlarının üzerini örtmemeli.
Burada yapılması gereken, toptancı bir yaklaşımla değil, gerçekçi ve kararlı bir anlayışla hareket etmek.
Gerekirse çok daha sıkı denetimler yapılmalı, vatandaşın güvenliği için gereken adımlar atılmalı.
Bana göre Nebi Hatipoğlu'nun çıkışı tam da bu noktada önemli.
Bir siyasetçinin görevi yalnızca alkışlanacak açıklamalar yapmak değil, toplumun rahatsız olduğu konuları da cesaretle gündeme getirmektir.
Hatipoğlu da bu konuda tartışma yaratacağını bilmesine rağmen düşüncesini açıkça ortaya koydu.
Bugün yaşanan olaylar, o açıklamanın neden gündeme geldiğini bir kez daha gösteriyor.
Belki de meseleye siyasi gözlüklerle bakmayı bırakıp Eskişehir'in gerçeklerini konuşmanın zamanı geldi.
Ben Hatipoğlu'nun bu çıkışının arkasındayım.
Çünkü söz konusu olan bir siyasi tartışma değil, Eskişehirlinin can ve mal güvenliğidir.
Nebi Hatipoğlu belki de birçok kişinin söylemeye cesaret edemediği bir gerçeği dile getirdi.
Zaman geçtikçe bu konudaki uyarılarının ne kadar dikkate değer olduğu daha iyi anlaşılacak.
Eskişehir'in huzuru söz konusuysa, kim ne der diye düşünmeden doğru bildiğini söylemek gerekir. Hatipoğlu da tam olarak bunu yaptı.