Eskişehir’de geçtiğimiz günlerde tarihi bir gün yaşandı.
Meslek hayatımız boyunca bir belediyeye yapılan böyle bir operasyonu belki de yalnızca bir kez görürüz.
Gördük.
Bu tür süreçler doğası gereği sancılıdır.
Ancak asıl zor olan o süreci yönetebilmektir.
Paniğe kapılmadan, “ne olacak?” endişesine teslim olmadan hareket edebilmek…
Bana kalırsa en kritik eşik tam da burasıdır.
CHP İl Başkanı Talat Yalaz’ı birçok konuda eleştirmişimdir.
Hatta bir gün bana espriyle, “Özge bu CHP’de hiç mi iyi bir şey olmuyor?” demişlerdi.
Çok gülmüştüm.
CHP’de her şeyin yolunda gittiğini söylemek mümkün değil.
Ama hakkı da teslim etmek gerekir.
Bana kalırsa CHP İl Başkanı Talat Yalaz bu süreci doğru yönetti.
Nasıl mı?
Panik yapmadan…
Fazla konuşmadan…
Sürekli sahnede görünmeden ama tamamen de sahneden çekilmeden…
Bunlar küçük gibi görünen ama kriz anlarında belirleyici olan detaylar.
Operasyon günü yaptığı açıklama dengeliydi ve ikna ediciydi.
Konuyu siyasi bir çatışmaya çevirmedi.
“Siyasi gözdağı” söylemine yaslanmadı.
Hukuki çerçeveyi öne çıkardı.
Masumiyet karinesini hatırlattı ama hiçbir ismi de refleksle savunmadı.
Ne tamamen geri çekildi ne de krizi büyüttü.
Görünürlük ile sessizlik arasındaki o ince çizgiyi dikkatle yönetti.
AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak’ın eleştirilerine de zamanında ve ölçülü yanıt verdi.
Siyasetin tansiyonunu yükseltmeden ama boşluk da bırakmadan…
Hakkında çok fazla iddia da dolandı.
Ulusal kanallarda yanlış bilgilerle yıpratılmaya çalışıldı.
Kaosun içine çekilmeye çalışıldı.
Bakın, bunlar da çok önemliydi.
Sakinlik kazandırır derler ya…
Tahriklere kapılmadı.
İftiralara aldanmadı.
Kaosun içinde yön kaybetmedi.
Özetle…
Talat Yalaz kriz anında panikleyen değil, süreci soğukkanlılıkla taşıyabilen bir siyasi refleks gösterdi.
Gürültüye teslim olmadan, sakinliği bir zayıflık değil bir yönetme biçimi olarak gördü.
Bu süreçte kim ne dedi diye değil, kim nasıl durdu diye hatırlanacak.
Talat Yalaz da tam orada, en çok gürültünün olduğu yerde en az hata yapan isim oldu.
Bazen siyaset konuşarak değil, taşmadan ayakta kalabilmektir.
O da tam bunu yaptı.
Doğrudan bir siyasi dayanıklılık testi yapıldı Yalaz’a…
Ve o testten geçti.
Tebrik etmek gerekiyor.