Bugünkü konumuz Ak Parti’nin Eskişehir’de arzu ettiği başarıyı tam olarak yakalayamaması sonucunda kimi zaman Reis’e kimi zaman ise üstlerine ifade ettikleri, pek çokları tarafından pembe yalan olarak da görülen mazeret ve bahaneler silsilesi…

Aslında bu kavramlar günlük hayatımızda oldukça fazlasıyla yer edinen ve bir o kadar da aşina olduğumuz kavramlar. Dillere pelesenk olanları bile vardır:

“Akşam Mervelerde kalacağım.

Bizim çocuk gerçekte iyi ama çevresi kötü.

Aslında zeki ama çalışmıyor.

Okusaydım iyi yerlere gelirdim.

Bizim kızı ne doktorlar mühendisler istedi de…”

Böyle devam eder gider. Pembe yalan mıdır, bahane midir takdiri sizlere bırakıyorum efendim.

Benzer bir şekilde Eskişehir’deki seçimler sonucunda Ak Parti hedeflediği başarıyı yakalamadığında da bazılarının paçayı kurtarmak adına, yukarıdakilere emsal bahaneler türettiklerine pek çok zaman şahit olmuşumdur…

Ne de olsa hesap verme günü gelip çatmıştır.

Birazdan yazacağım reçeteyi, siyasete girmeyi düşünenlerin bir kenara not etmelerini tavsiye ederim.

İsviçre çakısı gibidir, her nevi başarısızlıkta iş görür efendim.

  • Eskişehir sosyal demokrat bir şehirdir mazeretini mutlaka birinci sıraya alın. En azından ilk rüzgarı atlatırsınız. Lakin nihayetinde Eskişehir’de sosyal demokrat oyların yüzde 30’u geçmeyeceğini sizin kadar karşı taraf da biliyor. Üstelik bu oyları bölen irili ufaklı partilerin olduğu da aşikar. O yüzden ilave mazeretleri peş peşe sıralayın.
  • İkinci sıraya medya desteğimiz yok mazeretini koyun. Ee medya malumunuz önemli. Boş yere dördüncü güç dememişler. Buna karşın nasıl olmaz sağ tandanslı bir gazete var ya derlerse o da son dönemde bizi eleştirmeye başladı dersiniz. Bu noktaya çok güvenmeyin. Sadece kısa süreliğine kafaları karışacaktır. Bu şekilde zaman kazanmış oldunuz. Vakit kaybetmeden bir yenisini ilave edin.
  • Gerek geçmiş dönemde görev almış gerekse halihazırda görev yapmakta olan gruplar rakibe çalıştı deyin. Mekan verirseniz daha bir inandırıcı olur. İlk akla gelen çevreyolundaki lokantanın üst katını adres gösterin. Burada toplantılar yapıldığını söyleyerek olayı biraz daha gizemli hale getirin. Bu da tutmazsa ‘durmak yok yola devam’, yenisi gelsin.
  • Artık sonlara gelmeye başladınız. Ya tutarsa diyerek Fahri Bey’in oğlu Murat dahi destek olmadı deyin(murat kadar başınıza taş düşsün mü desem, Allah muradınızı versin mi desem bilemedim).

Bu da tutmazsa artık yapabileceğiniz çok bir şey yok.

Artık demir almak vakti gelmişse limandan,

Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan, şarkısıyla yola koyulun.

Çok da üzülmeyin ‘Akşam Mervelerde Kalacağım’ minvalinde pembe yalanların bir gün son bulacağı zaten malumdu.

İyisi mi kendinize daha doğru bir rota seçin bir daha kaybettiğinizde hiçbir mazeretin arkasına sığınmayacağınıza ve dürüst olacağınıza kendi kendinize söz verin.

“Hiç değilse işin sonunda Merve’nin günahını aldırmamış olursunuz.”

Bendeniz yarın yine buradayım.

Beklerim efendim…

 

GÜNÜN SÖZÜ:

Dürüstlük pahalı bir mülktür, ucuz insanlarda bulunmaz.

  • Hz. Ömer