Türk iş dünyası temsilcilerini bir araya getirmek amacıyla Brüksel’de düzenlenen toplantının ardından gazeteci Cüneyt Özdemir’in aktarmış olduğu bir diyalog şehirde uzun süre tartışma konusu oldu.
Konuştuğu kişinin Anadolu’dan gelen bir iş insanı olduğunu belirten Özdemir’in “Tabi gündemde fon konusu konuşuluyor. Bir iş adamına sizin şehirde fon konuşuluyor mu? dedim. Biz aynı zamanda AK Parti il teşkilatındanız, yok bizim ilde hiç fonun f’si konuşulmadı, yani anlıyorsunuz değil mi AK Parti’nin ne kadar da az güçlü olduğunu bizim şehirde’ şeklindeki sözleri sonrası dikkatler tek bir kişi üzerinde yoğunlaştı.
AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak.
Nitekim Cüneyt Özdemir, açıklamasında yer alan ipuçları yerine ‘Albayrak’ın robot resmini çizdirip işte bu kişiden söz ediyorum deseydi, Albayrak’ı bu kadar tasvir edemezdi’ diye düşünüyorum.
Yaşanan hadise Albayrak’ı bir anda hedef tahtası haline getirirken ilk salvolar ise kendi mahallesinden geldi.
Albayrak’ı istifaya davet edenlerden tutun AK Parti Genel Merkez yöneticilerini göreve çağıranlara kadar neler duyduk, neler gördük.
Fırsat bu fırsat; muhalefetin kurmayları da durur mu?
Yeni Parti Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz “Kendisinden açıklama beklemek kamuoyunun hakkıdır” diyerek Albayrak’a yüklendi.
Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt ise “Bozuk saat bile günde iki kere doğruyu gösterir. Gürhan Albayrak da bir kere doğruyu söylemiş” sözleriyle Albayrak’la dalga geçti.
Her kafadan ayrı bir ses çıkarken nihayet Albayrak çıktı ve dedi ki Cüneyt Özdemir’in bahsettiği kişi ben değilim.
Bu açıklamaya rağmen ne bazı AK Partililer, ne de muhalefet cephesi tam olarak ikna olmadı.
Ta ki Cüneyt Özdemir, görüştüğü kişinin Albayrak olmadığını belirtene kadar.
Nitekim bir süredir devam eden yargısız infaz da bu açıklamayla sona ermiş ve konu kapanmış oldu.
Ne var ki yaşananların üzerine sünger çekmek, bu kadar basit olmamalı diye düşünüyorum.
Günlerdir kendisine olur olmadık sözlerle yüklenenlerin, istifaya davet edenlerin ve de alaya alanların, Albayrak’tan kuru da olsa bir özür dilemesi gerektiğine inanıyorum.
Gelelim ikinci kelamıma…
Malum; yerel basında Gürhan Albayrak’ı eleştirebilen nadir isimlerden biriyim. Ancak tüm baskı ve yönlendirme teşebbüslerine rağmen ilgili konu netleşene kadar tek bir satır yazı dahi kaleme almadım.
Niçin?
Basın meslek ilkelerine bağlı hareket etmek için.
İsterdim ki Cüneyt Özdemir gibi yılların usta gazetecisi de bu sorumluluk bilinciyle hareket edebilsin.
Bir başka ifadeyle; karşısındaki kişiye gizlilik sözü verdiyse, konunun adını dahi anmasın. Ortada söz mefhumu yoksa işi bulmacaya dönüştürmeden kimden bahsettiğini en başta açıkça söylesin.
Haydi yaptı bir hata diyelim. Bari çıkıp da bir özür dilesin.
Son sözüm ise Albayrak’a.
Son gerçekleştirilen belediye başkanlığı seçimleri öncesinde, bir yerel gazete hakkında (ilişkileriniz son derece iyi olmasına rağmen sadece hükmedemediğinizden dolayı) “taraflı yayın yapıyor” safsatasıyla “tepede bir yerlere el altından bin tane şikayette bulunduk” diyerek sözüm ona korku salmaya çalışan zatıaliniz, günlerdir kamuoyunda linç edilmenize sebep olan Cüneyt Özdemir ile ilgili de aynı yere şikayette bulunabilecek misiniz?
Aynı egoyu Özdemir’e karşı da gösterebilecek misiniz?
Tamam, tamam… Boş yere yorulmayın Sayın Başkan, zaten öylesine sordum.
Neticede yanıtınızı biliyorum da; “vicdanınıza nasıl hesap vereceksiniz?” ben asıl onu merak ediyorum.
Yorum sizlerin.
Bendeniz pazartesi günü yine buradayım.
Beklerim efendim.

GÜNÜN SÖZÜ:
Kendini yargılamak, başkalarını yargılamaktan daha zordur.
- Antoine de Saint-Exupéry