AK Parti Tepebaşı İlçe Başkanı Hakan Çizmelioğlu, İlçe Kadın Kolları Başkanı Seda Öğülmüş ve Tanıtım ve Medyadan Sorumlu Başkanı Ekrem Çetin ile birlikte Şehir Gazetesi’ni ziyaret etti.

Sayın Çizmelioğlu ile yaklaşan genel seçimler öncesi keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Yerelden genele pek çok konuyu ele aldık.

Hal böyle olunca da bazılarının kulaklarını da çınlattık…

***

Neyse diyelim konumuza geçelim…

Partiye yakın kaynaklardan aldığımız bilgiler nezdinde, Çizmelioğlu’nun Milletvekili olmayı gözüne kestirdiğini daha önce köşemizde dile getirmiştik.

Ne var ki soruyu bir de doğrudan muhatabına sormak istedik: Hakan Çizmelioğlu Milletvekili aday adayı olacak mı?

Bu noktada sözü Sayın Çizmelioğlu’na bırakalım derim:

“Yıllar yılı partimizin hemen her kademesinde çalıştım. Son dört yıldır da Tepebaşı İlçe Başkanı olarak görev yapmaktayım. Bu dört yılda çok önemli işler yaptık. Artık şehirle ilgili görevlerimizi yaptığımızı düşünüyorum. Makamların kendisini tekrarlamaması gerektiğine de inanıyorum. Adaylık konusunda niyetim var. Lakin Genel Merkezimizin uygun bulması halinde Milletvekilli adaylığına talip olacağımı da belirtmeliyim. Genel Merkezimiz ve TBMM adına daha iyi bir temsil sağlayabilmek amacıyla bu göreve talibim. Bu konuda hedef ve hayallerim var. Ancak bu niyetim tamamen genel merkezin iradesine, onların yeşil ışık yakmasına bağlı.”

***

Evet efendim…

Görüldüğü üzere Çizmelioğlu’nun pek yakında görevinden istifa ederek, AK Parti Milletvekili aday adayı olacağı kesinleşmiş oldu.

Haddızatında genel seçimler için AK Parti’de meşaleyi ilk yakan isim de Hakan Çizmelioğlu

oldu.

Arkası yakın zamanda gelecektir…

Neden derseniz AK Parti’den Milletvekili adayı olmak isteyen bazı isimler, şu an için beklemedeler…

Aday olacaklar olmasına da süreç içerisinde yıpratılırız endişesindeler…

Elbette her işte olduğu gibi siyasette de zamanlama çok önemli…

Ne var ki atalarımız bile bu konuda kararsız kalmış:

Biri ‘erken öten horozun başını keserler’ demiş…

‘Bir diğeri erken kalkan yol alır’ demiş…             

Bu konuda en güzelini ise Mevlana Celaleddin-i Rumi söylemiş:

Nasip istenen değil, hep verilen.

Nasipse gelirmiş Çin’den Yemen’den…

Nasip değilse senin olsa bile kayar gider elinden…

Yorum sizlerin…

Bendeniz yarın yine buradayım.

Beklerim efendim…

 

GÜNÜN SÖZÜ:

Zaman kısa, ben yorgunum, yol uzun…

  • ABDÜRRAHİM KARAKOÇ