CHP’yi uzun zamandır yazmıyordum.

Aslında CHP de uzun zamandır sessizdi.
“O mu bana küs, ben mi ona?” diye tarif edebileceğim garip bir mesafe oluştu aramızda.
Belki de ben artık AK Parti’ye daha yakın duruyorumdur.
Şimdi AK Partililer de tedirgindir…
“Acaba ne diyecek?” diye…

Neyse CHP’ye geçiyorum.

Siftahı yapayım.

Eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu artık gerçekten kabak tadı vermedi mi?

Gitti ama CHP’den bir türlü gidemedi.
Elini, gölgesini, hesabını partinin üzerinden çekemedi.
Bir siyasetçi neden bıraktığı partiyi bu kadar yorar?
Neden kendine böylesine ağır bir miras bırakır?

Şimdi de “mutlak butlan” beklentisi üzerinden yeni bir hareketlilik konuşuluyor.
Bu söylentiler Eskişehir CHP kulislerini de karıştırmış durumda.

Ben de biraz araştırayım dedim.

“Volkan Kılıç işin içinde” dediler.
Aradım.

“Kemal Kılıçdaroğlu ekibindeymişsiniz…” dedim.

Karşı tarafta tuhaf bir sessizlik…
Sanki gülmemek için kendini zor tutuyor.
Ben de “Bu adam neye gülüyor?” diye düşünürken, “Yok öyle bir şey” dedi.

Telefonu kapattık.

10 dakika sonra telefon yeniden çaldı.

“Özge ben Volkan Kılınç…”

Bir anda kahkahaya boğulduk.

Meğer yanlış Volkan’ı aramışım.

“Ben de benimle dalga geçiyorsun sandım” dedi.
“Şaka ne zaman bitecek diye bekledim” dedi.

Rezilliğime mi yanayım, yaşanan absürtlüğe mi bilmiyorum.

Sonra bu kez doğru kişiyi, CHP’li Volkan’ı aradım.

Söze:
“Hepimiz Kemalciyiz…” diye başladı.

“Ben pek değilim açıkçası” dedim.

Ardından klasik cümleler geldi:
“Hepimiz CHP’liyiz, CHP için mücadele ediyoruz…”

Ortada bir oluşum olduğunu kabul etmedi.
“Öyle bir şey yok” dedi.

Telefon kapandı.

Ama akşam boyunca konuşulan isimler hep aynıydı…

Gaye Usluer…
Recep Taşel…
Volkan Kılıç…
Ali Ulu…
Egemen Yağcıoğlu…

Hatta Egemen de mesaj attı:
“Ben hiçbir oluşumun içinde değilim, neden yazıyorsun?” dedi.

Fakat gün içinde konuştuğum üç farklı kişi de aynı şeyi söyledi:
“Egemen işin içinde.”

Şu an için bunlar kulis bilgisi.
Kimse açık açık kabul etmiyor.
Ama siyasette de ateş olmayan yerden duman çıkmaz.


Koca Çınar Grubu ise bu yapının hiçbir yerinde yok.

Hatta kızgınlar.

Çünkü CHP tabanında artık çok net görülen bir gerçek var:

Kemal Kılıçdaroğlu’na bugün destek verenlerin önemli bir kısmı ideolojik bir mücadele yürütmüyor.
Siyasi gelecek hesabı yapıyor.

Kaybedenler…
Tasfiye olanlar…
Parti içinde yeniden yer açmaya çalışanlar…

Mesele CHP değil artık.
Mesele koltuk.

Ve bana göre insan hiç olmazsa safını açık seçik belli etmeli.

Çünkü bugün hâlâ Kılıçdaroğlu siyaseti üzerinden CHP’ye ayar vermeye çalışanların önemli bir kısmı zihnen zaten CHP’den kopmuş durumda.

O yüzden açık konuşayım.

Bence gidin AK Parti’ye üye olun.
En azından neyin mücadelesini verdiğiniz belli olur.

Çünkü benim nazarımda bugün hâlâ Kılıçdaroğlu’nun gölgesinde siyaset yapan birçok kişi CHP’li gibi görünen AK Partililerden başka bir şey değildir.