Gaye Usluer…

Eskişehirlilerin ilk başlarda akademisyen kimliğiyle sonrasında ise siyasetteki çalışmalarıyla yakından tanıdığı bir isim.

Eskişehir Osmangazi Tıp Fakültesinde ve hastanesinde pek çok idari görev üstlendi.

2015 seçimlerinde CHP’nin Eskişehir listesinde başı çekerek Milletvekili seçildi. Halihazırda CHP çatısı altında siyasete devam ediyor.

Ülke genelinde Boğaziçi Üniversitesi’ne Rektör olarak Prof. Dr. Melih Bulu’nun atanmasına dair tartışmalar devam ederken, Gaye Usluer’den dikkat çekici bir açıklama geldi:

“Cumhurbaşkanı Abdullah Gül göreve gelişinin 5. günü ilk icraatında, hem üniversitedeki seçiminde hem de YÖK mülakatında 1. olmama karşın beni atamamıştı.

Abdullah Gül’ün 1. sırada olup, ilk atamadığı rektör adayı benim.

Ben ilktim.

Ama son olmadım.

Dün gibi aklımda…”

Gaye Usluer'in yukarıdaki açıklamalarından iki farklı anlam çıkartmak mümkün.

Birincisi, ‘bugün Boğaziçi Üniversitesi’nde yaşanan duruma ilk maruz kalan kişi bendim’ anlamı çıkartılabilir.

İkincisi ise ‘o gün bana sahip çıkmadınız bugün de aynı durumla siz karşılaştınız’ minvalinde bir değerlendirmede bulunduğunu söyleyebiliriz.

Bendenize sorarsanız Sayın Gaye Usluer’in açıklaması her iki anlamda da tamamen politiktir derim.

Sayın Usluer’in de bildiği üzere Rektör atamalarının seçimlerdeki sayısal üstünlükle doğru orantılı olmadığı gerçeği yıllardır süregelen bir durum.

Söz konusu durumu, ilk kez Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanlığı döneminde başlamış ve sonrasında da devam etmiş keyfi bir uygulama gibi göstermek son derece yanlış.

Öyle çok uzaklara gitmeye gerek yok.

Bu konuda Abdullah Gül’ün selefi 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer döneminde yapılan Rektör atamalarına bakmak yeterlidir diye düşünüyorum.

Sayın Usluer o yılları unutmuş olabilir kendisine arşivden bazı örneklerle hatırlatmada bulunayım istedim.

İşte Sezer'in atamalarından bazıları

- Kastamonu Üniversitesi'nde 15 oyla birinci olan Prof. Dr. Mustafa Safran yerine, sadece 2 oy alan Bahri Gökçebay'ı rektör olarak atadı.

- Yozgat Bozok Üniversitesi'nde en fazla oyu alan Prof. Dr. Mustafa İlbaş yerine, 4 oy alan İnci Varinli'yi rektör olarak atadı.

- Giresun Üniversitesi'nde 25 oyla birinci olan Prof. Dr. Mehmet Tüfekçi yerine, 8 oy alan Osman Metin Öztürk'ü atadı.

- Gazi Üniversitesi'nde 1064 oy alan Prof. Dr. Rıza Ayhan yerine, 366 oy alan 3. sıradaki Kadri Yamaç'ı atadı.

- Cumhuriyet Üniversitesi'nde 136 oy alan Prof. Faruk Kocacık yerine, 115 oy alan Mehmet Bakır'ı atadı.

- Erciyes Üniversitesi'nde 284 oy alan Prof. Zeki Yılmaz'ın yerine, 236 oy alan Cengiz Utaş'ı atadı.

- Trakya Üniversitesi'nde 126 oy alan Prof. Levent Alimgil yerine, 109 oy alan Enver Duran'ı atadı.

- Zonguldak Üniversitesi'nde, 164 oyla birinci olan Prof. Dr. Gamze Mocan Kuzey yerine, 161 oyla ikinci olan eski rektör Bektaş Açıkgöz'ü atadı.

- Dokuz Eylül Üniversitesi'nde 389 oy alarak ikinci olan Emin Alıcı'yı atandı

- İnönü Üniversitesi'nde 104 oyla ikinci olan Fatih Hilmioğlu'nu atadı.

- Samsun 19 Mayıs Üniversitesi'nde 71 oyla 3. olan Ferit Bernay'ı atadı.

Örnekleri çoğaltmak mümkün…

Hal böyle iken Gaye Usluer’in açıklamalarını samimiyetten oldukça uzak buldum.

Bu noktada Gaye Usluer, Rektör atamalarında ‘dünden bugüne’ en çok oyu alan kişi atanmalıdır tezini savunsa haklı derim.

Hatta bendenize sorarsanız ilgili üniversitede okuyan öğrenci temsilcilerinin de oy hakkı olmalıdır derim.

Belki daha fazlasını da derim.

Lakin doğrular kişilerin bulunduğu konumlara, durumlara ve zamanlara göre değişiyorsa orda durun derim.

Bendeniz yarın yine buradayım.

Beklerim efendim…