Aşılamanın hızlanmasıyla pandemi, gündemde birinci sırada olan yerini ekonomiye bıraktı.

Bir diğer anlamda ülke gerçeklerine geri dönmüş olduk.

İçinde bulunduğumuz ekonomik koşulları uzun uzadıya anlatmaya gerek yok sanırım.

İşsizlik, hayat pahalılığı, yüksek faiz, yüksek kur, yüksek enflasyon…

Yediden yetmişe hepimiz bu amansız türbülansın içerisindeyiz.

Bu türbülanstan çıkabilmek için ekonomide acil reform paketlerine ihtiyaç var.

Destek, hibe, yapılandırma gibi alternatif çözüm yolları arandığını görüyoruz.

Bu saydıklarım çözüm değil efendim. Günü kurtarmak adına belki kısa süre de olsa işe yarayabilir. Ne var ki ekonominin çarklarının kendi kendine dönebilir hale gelmesi şart.

İşte bu yüzden acil reform paketlerine ihtiyaç var diyorum.

“Bununla birlikte bu zorlu süreçte oturup beklemek yerine, Eskişehir özelinde neler yapılabilir diye düşünmek gerekli.”

Kısır çatışmaları bir kenara bırakıp Eskişehir adına neler yapılabilir?

Eskişehir’in ekonomik dinamikleri nasıl güçlendirilir?

Yatırımcı nasıl çekilir, şehre para girişi nasıl sağlanır?

Bu sorulara yanıt bulmak ve ilgili girişimleri yapmak milletvekilleri, belediye başkanları, siyasi partilerin il başkanları, ilgili oda başkanları, STK’lar ve şehre duyarlı tüm iş insanlarının öncelikli sorumluluğudur.

Bu saatten sonra laf değil icraat üretilmeli.

Sıcak suyu var, termali yok…

Havalimanı var, uçak seferi yok…

Sanayisi var, Borsa İstanbul’a kote olmuş tek bir şirketi yok…

Gerçekten anlaşılması zor bir şehiriz…

Son nüfus sayımına göre 888 bin nüfusu olan bir şehirden söz ediyoruz efendim.

 Öğrenci ve gurbetçi vatandaşlarımızla birlikte nüfusumuz 1 milyona dayanmış durumda.

Üstelik şehrin kırsaldaki nüfus popülasyonu yaklaşık yüzde 10 düzeylerinde. Bir diğer anlamda kent merkezinde 900 bin kişi var efendim.

Nüfusu Eskişehir’den az olan pek çok ülke var:

Maldivler, Malta, İzlanda, Karadağ bunlardan bir kaçı…

Gördüğünüz üzere Eskişehir nüfusu ile bir metropol olma yolunda.

Lakin sadece nüfusuyla.

Gerisi derseniz, yok derim.

Milletvekilinden Belediye Başkanına, oda başkanlarından iş insanlarına kadar inanılmaz bir kutuplaşmanın olduğu bir ortamda ne olabilir ki?

Ne zaman ki Eskişehir sevdası koltuk sevdasının önüne geçer işte o zaman bu şehir hak ettiği konuma gelir.

Yoksa ‘herkesin ayrı telden çaldığı’ şu konjonktürde kimse fazla ümide kapılmasın derim.

Bendeniz yarın yine buradayım.

Beklerim efendim…

 

GÜNÜN SÖZÜ:

"Yüreğine giden bir bilet kes cam kenarı değil can kenarı olsun."

CEMAL SÜREYYA