Milli Eğitim Müdürlüğünün pandemi sürecinde eğitim ve öğretimin aksamaması yönündeki çalışmalarına gazetemizde sık sık yer verdik.
Bu sefer kaleme alma sebebim ise daha farklı…
Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürü Hakan Cırıt, ‘Eğitime Gönül Verenler’ temasıyla bir takvim hazırlatmış. Dünden bugüne Eskişehir eğitimine okul yaptırarak katkıda bulunanları Vefa-1 Takvimi’nde buluşturmuş. Her ay için bir eğitim gönüllüsünü, kısa bir biyografi ve eğitime verdiği katkıyla hatırlatmak istemiş. Elbette Vefa-1 Takvimine ancak 12 kişi ve kuruluşu sığdırabileceği için diğer hayırseverlere bir sonraki takvimde yer vereceğini de belirtmiş.
Milli Eğitim Müdürü Hakan Cırıt’ı takdir etmemek elde değil. Küçük gibi görünen bir ayrıntıyla büyük bir işe imza atmış.
Milli Eğitim Müdürlüğü’nün Eğitime Gönül Verenler temasıyla vefasını ifade ettiği 12 isim şu şekilde:
Firuz Kanatlı, Asuman Berrin Ünügür Müftüoğlu, Cemalettin Sarar, Fahri Keskin, Av. Özcan Halaç, Tayfur Bayar, Av. Mail Büyükerman, Ahmet Zeyrek, Meserret İnal, ETO ve ETB.
İl Milli Eğitim Müdürü Hakan Cırıt eğitime destek verenlere bir vefa örneği gösterirken belki pek çok eğitim gönüllüsüne de kapıları açmış oldu.
Kendisini kutlarken, yazımı Fikret Otyam’ın çok sevdiğim bir sözüyle tamamlamak istedim:
“Vefa insanlara sevgiyle bağlı kalmaktır.
Bakma herkes İstanbul’da semt zanneder Vefa’yı,
Bozası meşhur değildir.
Ben de bunu hep anlatırım.
Sevgidir. Bazı şeyleri unutmamaktır.”
*******
HASAN TUÇ’TAN BAŞKAN ATAÇ’A SİTEM
Hasan Tuç, Eskişehir siyasetinin tanınmış isimlerinden.
Ak Parti Eskişehir teşkilatının kuruşunda büyük emekleri oldu. Hemen ardından da Kurucu İlçe Başkanı olarak atandı. Geçen süre zarfında Kuzey Kafkasya Derneği Başkanlığı ve Eskişehirspor yöneticiliği gibi görevleri de üstlendi. 2019 yılında aktif siyasete hızlı bir dönüş yaparak Ak Parti’nin Tepebaşı Belediye Başkan Adayı oldu. Seçimlerde beklentilerin üzerine çıkarak hatırı sayılır bir oy alsa da ipi göğüsleyen Ahmet Ataç oldu.
Sayın Tuç’la kısa bir sohbet ettik. Kazanabileceği seçimleri bir takım aksaklıklardan dolayı kaybettiğini ifade etti:
Her şeyden önce adaylık görevinin geç tevdi edilmesi büyük bir handikap oldu.
Daha geniş bir zaman dilimi içerisinde yapacağımız seçim çalışmasıyla aradaki oy farkını rahatlıkla kapatabilirdik.
Bununla birlikte teşkilat bizim bıraktığımız gibi dinamik değildi. Bizim zamanımızda teşkilatımızdaki gençler sabahlara kadar ağaç tepelerinden, bayrak direklerinden inmezlerdi.
Sayın Tuç’un tespitleri bu şekilde. Haksız da değil.
İfade ettiği iki konu da seçim sonucunu doğrudan etkileyebilecek faktörler.
Kendisinin Başkan Ataç’a bir sitemini de iletmeden geçmeyelim.
Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç ile seçim süreci boyunca gayet medeni bir yarış gerçekleştirdiklerini, her anlamda siyasi etik değerlerden ayrılmadıklarını lakin seçimi kazandıktan sonra Ataç’ın bilboardlara kendisinin ismini kodlayarak verdiği ilanların büyük bir nezaketsizlik ve hadsizlik olduğunu dile getirdi.
Aslına bakarsanız bu konu seçim sonrasında tarafları epey alevlendirmişti. Sonrasında atı alan Üsküdar’ı geçince ateş söndü demiştik. Anladım ki ateş sönmemiş.
Ne diyelim?
Ateş sönmemiş bir de biz benzin dökmeyelim…
Bendeniz yarın yine buradayım.
Beklerim efendim…