AK Parti’de geçtiğimiz günlerde dikkat çeken bir ilçe başkanlığı ataması yapıldı.
Sivrihisar İlçe Başkanlığı görevine Hüseyin İlhan getirildi.

İşin ilginç tarafı ise bu atamanın Çifteler ve Mihalgazi atamalarından ayrı şekilde duyurulmasıydı.
Neden ayrı açıklandı?
Tepki çekmemesi için mi?
Yoksa özellikle dikkat çekmeden sessiz sedasız geçiştirilsin diye mi?

İsmi ilk gördüğüm anda bir an duraksadım.
“Ben bu ismi bir yerden hatırlıyorum” dedim.
Ama o an yoğunluktan üzerinde durmadım.

Bugün yolda gelirken yeniden aklıma düştü.
Sonra bir an da hatırladım…

Geçtiğimiz dönemlerde ilçede belediye başkan adayı olması değildi aklımda kalan…

Ben bu isimle ilgili yıllar önce haber yapmıştım.

Merak edip internetten tekrar baktım.
Google’a sadece adını yazmanız yetiyor.
Karşınıza hakkında ortaya atılmış iddialar, haberler çıkıyor.

Benim burada sormak istediğim soru şu:
Bu isim ilçe başkanı yapılırken hiç araştırma yapılmadı mı?
Yoksa araştırıldı da “olsun” mu denildi?

Eğer yanıt ilkiyse durum vahim.

İkinci ise daha da vahim.

AK Parti’de ve “milletin vicdanı” söylemiyle siyaset yapan bir partide bu kadar tartışmalı bir ismin ilçe başkanı yapılması gerçekten izah edilebilir değil.

Daha önce de belediye başkanı yapılmak istenmişti.

Seçimi kaybetti.

Yanlış yapanlar illa ki bir şekilde ödüllendirilmek zorunda mı?

Yanlışı o yapmadı diyebilirsiniz…

Peki…

Daha düne kadar Tepebaşı Belediyesi operasyonu üzerinden açıklamalar yapanlar, bürokratları eleştirenler “yanlışa göz yumulamaz” diyenler şimdi ne diyecek?
Aynı hassasiyet burada neden gösterilmiyor?

Eğer bir belediye başkanı, çevresindeki yanlışlardan dolayı eleştiriliyorsa, eğer “siyasette temiz görüntü” deniliyorsa, eğer “ahlak ve liyakat” vurgusu yapılıyorsa, o zaman dönüp kendi yaptığınız atamalara da bakacaksınız.

Siyaset sadece rakibi eleştirmek değildir.
Önce kendi kapının önünü temizlemektir.

Ciddi anlamda soruyorum.

Bu ülkede herhangi bir vatandaş devlet kurumuna işe girerken arşiv araştırmasından geçiyor da siyasi atamalarda neden aynı hassasiyet gösterilmiyor?

Üstelik mesele sıradan bir görev de değil.
Bir ilçenin siyasi temsil makamından söz ediyoruz.
Partiyi temsil edecek, kamuoyunun karşısına çıkacak bir isimden söz ediyoruz.

Böylesine tartışmalı iddialarla gündeme gelmiş bir kişinin bu göreve getirilmesi AK Parti tabanında da Eskişehir nezdinde de rahatsızlık oluşturur.
Çünkü insanlar artık sadece “bizden mi?” diye bakmıyor.
“Temiz mi?” diye bakıyor.
“Geçmişi ne?” diye bakıyor.
“Bu isim partime zarar verir mi?” diye sorguluyor.

Kimse kusura bakmasın…
“Siyasi vefa”, “yakınlık”, “tanıdıklık” ya da “hatır gönül ilişkisi” artık yetti diyebiliriz.

Bugün bu atamayı savunanlar yarın çıkıp liyakat dersi veremez.
Çünkü toplum artık her şeyi görüyor.
Ve insanlar artık yapılan yanlışları unutmak yerine kaydediyor.

Bence bu atama en başından itibaren hatalıdır.
Ve hata büyümeden geri dönülmelidir.

Şunu herkes bilsin artık…
Vatandaş artık söylenene değil, yapılana bakıyor.

Google’a yazınca onlarca tartışmalı haber çıkan bir ismi “hiçbir şey yokmuş gibi” ilçe başkanı yapmak ya büyük bir vurdumduymazlıktır ya da kamuoyunun aklıyla alay etmektir.

İkisi de kabul edilemez.

Ve en acısı ne biliyor musunuz?

Bu ülkede artık insanlar yanlış yapılan atamaya değil, o yanlışın utanmadan savunulmasına şaşırıyor.