ESKİ’de peş peşe yaşanan krizlerin ardından ortaya çıkan tarife skandalı bir bakıma bardağı taşıran son damla olurken; ‘Bir Zincir En Zayıf Halkası Kadar Güçlüdür’ başlıklı köşe yazımızda Başkan Ünlüce’nin, iddialarla ilgili hukuki ve idari inceleme başlatmasını ve fazla tahsilatları iade etmesinin yeterli olmadığını belirterek sorumlu bürokratlarla ilgili de yaptırıma gitmesinin zorunlu olduğunu ifade etmiştik.

Nitekim Başkan Ünlüce, çok geçmeden Eskişehir Su ve Kanalizasyon İdaresi (ESKİ) Genel Müdürü Oğuzhan Özen ile yollarını ayırarak son derece doğru bir karar aldı.

***

Lakin sonrasında gördük ki Genel Müdür Oğuzhan Özen’in görevinden ayrılması tansiyonu düşürmeye yetmedi.

AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu ile İl Başkanı Gürhan Albayrak, yaşananlardan Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’yi de sorumlu tutarak bir bakıma kendisini çapraz ateşe aldılar.

***

Hatipoğlu sorunun liyakatsizlikten kaynaklandığını vurguladığı açıklamasında, ESKİ’de yaşanan süreçlerin benzerinin belediyenin diğer iştiraklerinde de görüldüğünü belirterek tüm görevlendirmelerin liyakat esasına göre yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Albayrak ise ESKİ ve EBB Başkanı Ayşe Ünlüce hakkında “resmî belgede sahtecilik” ve “görevi kötüye kullanma” iddialarıyla suç duyurusunda bulunulduğunu duyurdu. Hukuki süreci de değerlendiren Albayrak, Türk Ceza Kanunu’nun 204/2 maddesine işaret ederek ilgili konu kapsamında 3 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası öngörüldüğünü kaydetti.

***

Evet efendim…

Bendenize sorarsanız; Başkan Ünlüce, konuyla ilgili üzerine düşen tüm yaptırımları yerine getirmişken, kendisine yönelik sergilenen bu yaklaşımlar biraz fazla acımasız.

Şöyle ki:

Liyakat konusunun altını çizen Hatipoğlu, sözlerinde genel olarak haklı olsa da iki hususu göz ardı ediyor.

Birincisi kadroların önemli bir bölümü Ünlüce’ye, Büyükerşen’den miras kaldı. Ünlüce’nin göreve gelir gelmez; sil baştan yeni bir ekip kurması, çalışmaların eksiksiz ve sağlıklı devam etmesi açısından mümkün olmadığı gibi bazı kurumlarda görevden alma yetkisinin sınırlı olduğunu unutmamak gerekiyor.

Diğer yandan liyakat meselesi sadece Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’ne özgü bir durummuş gibi algı oluşturmak da doğru değil. Sonuçta hepimiz iyi biliyoruz ki liyakat sorunu her yerde. Örneğin bir güreşçimizin kamu bankasına yönetim kurulu üyesi veya bir veterinerin Hukuk Fakültesine dekan olarak atandığını ya da bir hayvanat bahçesi müdürünün Türkiye’nin en önemli bilimsel araştırma kuruluşlarından birine genel müdür yardımcısı yapıldığını inkar edebilecek olan var mı?

Bu sebeple Başkan Ünlüce’ye yönelik liyakat konusundaki eleştirilerin dozunun iyi ayarlanması gerektiğine inanıyorum.

Gelelim Albayrak’ın çıkışına…

Eylemi haklı olsa da söylemi yanlış.

Tamam; iddialar neticesinde ESKİ ve Başkan Ünlüce hakkında suç duyurusunda bulunması ve bunu kamuoyuna duyurması gayet doğal bir durum.

Ama henüz savcılık gerekli çalışmayı yapmadan, ön incelemelerin neticesinde suç şüphesi görerek Bakanlıktan Başkan Ünlüce hakkında soruşturma izni talep etmeden ve akabinde bu talebe Bakanlığın vereceği yanıt bilinmezken, tutup da ilgili kanun maddesine atıfta bulunarak ‘şu kadar yıl hapis cezası var demek’ etik bir durum değil.

Sonuç olarak AK Parti kurmaylarının, yerel muhalefeti farklı bir eksene taşımaya başladıklarına tanık oluyoruz ki bu gidişatın sonunda hüsranla karşılaşabileceklerini asla unutmamaları gerekiyor.

Tıpkı 31 Mart yerel seçimlerinde olduğu gibi…

Yorum sizlerin.

Bendeniz yarın yine buradayım.

Beklerim efendim.

GÜNÜN SÖZÜ:

Hasım hazır olmadıkça, kimsenin şikâyetini dinlemeyiniz.

- Mevlâna