Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş, katıldığı yerel televizyon kanalında bir takım iddialarda bulundu.

Alpu Ovası’nı yok edecek olan “yeni bir organize sanayi bölgesi kurulması” projesini yineleyen Kesikbaş, projeyi eleştirenlere yönelik bazı iddialarda bulundu.

Gelin hep birlikte Celalettin Kesikbaş’ın dediklerine kulak verelim:

“Eskişehir’de taht savaşları var. Bu taht savaşları yüzünden bizim projelerimiz helak oluyor. Biz bu taht savaşlarının dışında kalmaya çalışıyoruz. Açıkladığımız tüm projelere gelen cevaplar siyasi oluyor.”

Öncelikle belirtmekte fayda var: Sayın Kesikbaş’ın siyasetteki rol kapma arayışı uzun zamandır kulislerde konuşulan bir konu. Büyükşehir Belediye Başkan Adaylığına hazırlandığı sıkça dile getiriliyor. Üstüne yukarıdaki açıklamalarından da anlaşılıyor ki siyaset dilini de son derece iyi öğrenmiş. Takdir edeceğiniz üzere ‘mağdur edebiyatı yapmak’ siyasetin olmazsa olmazı.

Kesikbaş’ın Alpu Ovası’na yapılmasını istediği projeyle ilgili olarak iddia ettiği gibi kendisine siyasi bir cevap verildiğine şahit olmadım. Kesikbaş’a verilen cevaplar, bendenizin de bu satırlarda dile getirdiği üzere şu şekilde

1. Mevcut Organize Sanayi Bölgesinin saha kapasitesi fazlasıyla yeterli. Burada, Eskişehir sanayicisine en az 20 sene yetecek bir arazi mevcut.

2. Kesikbaş’ın Alpu Ovası’na yapılmasını istediği proje henüz kamuoyuna yansımadan, özellikle şehir dışındaki kişiler tarafından parsel parsel kapatılmış ve projeyle birlikte Alpu Ovası rant ovasına dönüşecek.

3. En önemlisi de Eskişehir en verimli tarım arazilerini içinde barındıran Alpu Ovası yok edilecek.

Sayın Kesikbaş’a verilen cevaplar işte bunlar.

Şimdi Celalettin Kesikbaş’a sormak lazım: Bu cevapların neresi siyasi?..

Neyse diyelim, diğer ifadesine geçelim.

Kendisinin iddia ettiği üzere Eskişehir’de taht savaşları var mıdır?

Çok iddialı ve gizemli bir söz…

Taht savaşları…

Taht savaşlarının Eskişehir’de olup olmadığını bilmiyorum ama Game of Thrones’ta olduğunu biliyorum.

Kesikbaş’ın taht savaşları ifadesinin ciddiye alınacak bir tarafı olmadığı için affınıza sığınarak bu noktada  mizah yapmak istedim.

Ne demişler

“İzahı olmayanın mizahı olur.”

****

BU İŞE ACİL EL ATILMASI LAZIM

Meclis’ten geçen vergi borcu yapılandırma kanununun Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla beraber işlemler başladı.

İlgili kanun gerek bireyler gerekse şirketler için gerçekten mutluluk verici. Aynı zamanda alacağını tahsil etmekte zorlanan kurumlar için de çok yerinde ve zamanında uygulamaya konulmuş bir kanun.

Başvuru da son gün 31 Aralık 2020 yani bu ay sonu.

Tüm bunlarla birlikte okuyucularımızdan yoğun olarak gelen bir şikayeti gidip ilgili yerlerde bir bir inceledim.

Yapılandırmaya konu olan kurumlar Belediyeler, Vergi Dairesi, SGK Müdürlüğü, Eskişehir Ticaret Odası…

Neredeyse tamamında vatandaşlar kuyruğa girmiş durumda. Üstelik böylesi bir pandemi döneminde. Bu noktada suç vatandaşların değil.

Kurumların pek çoğu pandemi nedeniyle az sayıda personel ile hizmet veriyorlar. Hal böyle olunca da borcunu ödemek isteyen vatandaş sıra beklemekten perişan oluyor.

Bu noktada kurumlar diğer birimlerinde haklı olarak eksik personelle çalışabilir. Lakin vezne, muhasebe, icra servisi ve gişe gibi birimlerde eksik personelle çalışılmaması gerekir.

Yapılandırma işlemlerinin sonlanması için bir hafta gibi kısa bir süre kaldığı göz önünde bulundurulursa vatandaşların başta sağlığını korumak olmak üzere zorluk çekmemesi adına ilgili birimlerdeki personel sayısı artırılmalıdır.

Hali hazırda bu satırları okuyan yetkili kişiler iki dakikalarını ayırıp, yapılandırma servislerine giderek sorunu yerinde görürlerse bendenizi daha iyi anlayacaklarına eminim…

Ne diyelim

Kimlerin konuya hassasiyet gösterdiğini, önümüzdeki günlerde bu satırlarda paylaşırız…

Bendeniz yarın yine buradayım.

Beklerim efendim…