Siyasetin en ilginç yanı, hiçbir sezon finalinin gerçekten final olmamasıdır. Tam “Perde kapandı.” dersiniz, biri sahnenin arkasından çıkıp “Daha başlamadık.” der.

Cumhuriyet Halk Partisi’nde yaşanan son gelişmeler de tam olarak buna benziyor.

Mutlak butlan kararının ardından genel merkezde başlayan yeni dönem, dalga dalga illere yansıyor. Eskişehir de bu dalganın kıyıya vurduğu şehirlerden biri oldu. İl Başkanı Talat Yalaz’ın görevden alınması ve kesin ihraç istemiyle disipline sevk edilmesi, zaten hareketli olan parti gündemini iyice ısıttı.

Fakat asıl dikkat çeken, kararın kendisinden çok verilen tepkiydi. Yalaz, parti binası önünde yaptığı açıklamada kararı tanımadığını söyledi. “Siz kim oluyorsunuz da beni görevden alıyorsunuz? Kim oluyorsunuz da beni partiden atıyorsunuz?” dedi. Hatta bununla da kalmadı; yerine yeni bir isim atanması halinde parti binası önünde partililerle birlikte nöbet tutacağını açıkladı.

İşte siyaset bazen tam da burada ilginçleşiyor.

Eskiden nöbet denince akla okul kapısı, hastane koridoru ya da apartman yöneticisinin su deposu gelirdi. Artık parti binaları da nöbet listesine girmiş durumda.

Belki yakında nöbet çizelgesi hazırlanır.

“Pazartesi gençlik kolları…

Salı kadın kolları…

Çarşamba il yönetimi…

Perşembe eski yöneticiler…

Cuma herkes termosunu alıp gelsin…”

Şaka bir yana…

Bu tablo, aslında Türkiye siyasetinin alışık olduğu bir manzarayı yeniden gözler önüne seriyor. Siyasi partilerde en sert mücadele bazen rakiple değil, aynı çatı altındaki yol arkadaşlarıyla yaşanıyor. Seçim meydanlarında omuz omuza duran isimler, gün geliyor aynı parti binasının kapısında birbirlerine karşı pozisyon alabiliyor.

Eskişehir’de de önümüzdeki günlerde gözler genel merkezin atacağı adıma çevrilecek. Yeni bir il başkanı atanacak mı? Atanırsa parti örgütü bunu nasıl karşılayacak? İl binası önündeki nöbet gerçekten başlayacak mı?

Şimdilik bunların hiçbirinin kesin cevabı yok.

Ancak kesin olan bir şey var ki, CHP Eskişehir’de gündem daha uzun süre sakinleşecek gibi görünmüyor.

Siyasette koltuklar hiçbir zaman boş kalmıyor. Boşalan her koltuk için mutlaka bir aday çıkıyor. Ama bazen koltuğa oturmaktan daha zor olan şey, o koltuğun bulunduğu binaya rahatça girebilmek oluyor. Eskişehir siyasetinde şimdi herkes aynı soruyu soruyor:

Yeni il başkanı kim olacak?

Fakat belki de daha önemli soru şu:

Kapıyı kim açacak?

Önümüzdeki günlerde göreceğiz. Çünkü siyasette bazen en uzun mesafe, genel merkezden il binasına kadar olan yoldur.