Eskişehir’de belediyeler, son dönemde yayaların kaldırımları güvenli ve rahat bir şekilde kullanabilmesi amacıyla denetimlerini sıklaştırarak, kaldırımlar üzerindeki geçişi engelleyen işgallere karşı yoğun bir çalışma başlattılar.

Zabıta ekipleri tarafından gerçekleştirilen denetimler ile özellikle yaya güvenliğini tehdit eden ve kamusal alanların kullanımını zorlaştıran uygulamaların önüne geçilmeye çalışılıyor. Bu kapsamda kaldırımlar üzerinde tente ve branda kullanarak kendilerine ek bir kapalı alan oluşturan veya masa ve sandalyeler ile kaldırımları işgal eden işletmeler mercek altına alınmış durumda.

***

Ne var ki yapılan denetim ve uygulamalardan herkesin memnun olduğu söylenemez. Özelikle de Eskişehir Ticaret Odası bu konuda oldukça tepkili.

Konuyla ilgili bir açıklamada bulunan ETO Başkanı Metin Güler, üyelerin iş yerlerinde bulunan pergola, açılır ve kapanır sistemler sebebiyle yaptırım tehdidiyle karşı karşıya kaldığını; doğalgaz, su, elektrik hizmetlerinden men edilme riski yaşadığını belirterek, bu soruna Eskişehir’in hizmet sektörünün felaketine yol açmadan çözüm beklediklerini kaydetti.

***

Evet efendim; yaşanan süreç belediyeler ile iş dünyasını karşı karşıya getirirken, aslında konunun kim haklı-kim haksız diye uzun uzadıya tartışılacak bir tarafı olmadığı kesin.

Kanunlar her şeyin üzerinde olup, vatandaşların kaldırımları rahat ve güvenli şekilde kullanabilmeleri en doğal hakları.

Dolayısıyla da belediyelerin, sırf birileri ‘daha çok kazansın’ diye hukuksuz bir şekilde kamusal alanların işgal edilmesine, derme çatma yapılarla vatandaşların güvenliğinin tehlikeye düşürülmesine ya da yayaların mağdur edilmesine seyirci kalacak halleri yok. Diğer yandan; belediye yetkililerinin, mevzuata aykırı yapılar ve işgaller sebebiyle işletmelere doğrudan ceza kesmek yerine, makul bir süre tanımalarını da aslında iyi niyetlerinin bir göstergesi olarak değerlendirmek gerekiyor.

Hal böyleyken efendim; ETO Başkanı Metin Güler’den, üyelerinden gelen talep ya da şikayetler konusunda yasaları ve toplum menfaatlerini ön planda tutarak hareket etmesini ve yerel yöneyimler ile iş dünyasını haksız yere karşı karşıya getirmemesini beklerdik.

Her ne kadar oda seçimlerine geri sayım başlamış olsa bile…

Sporun birleştirici gücü

A Milli Futbol Takımımız, 2026 FIFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri play-off turu finalinde Kosova’yı 1-0 mağlup ederek 24 yıl aranın ardından Dünya Kupası’na katılmaya hak kazanırken vatandaşlar da zaferi kutlamak için sokaklara döküldü.

Şarkılar ve marşlar söyleyerek zaferi kutlayan vatandaşlarımızın sevinç gösterileri, aslında önemli bir gerçeği de tekrar hatırlattı: Sporun birleştirici gücü.

Moral, motivasyon, birlik ve beraberlik…

Her şey sporun içinde…

Nitekim; maç sonrası izlediğimiz görüntülerde, ülke ya da birey olarak yaşadığımız her türlü soruna ve tüm farklılıklarımıza rağmen tek bir arma ve tek bir bayrak altında toplanabilme refleksimizi artırarak kenetlenmemizi sağlayabilen en önemli unsurun sportif başarılar olduğuna bir kez daha tanık olduk.

Ve inanıyoruz ki halkımızın çeyrek asırlık özlemini sona erdiren Bizim Çocuklar, Dünya Kupası’ndaki başarılarıyla bizlere bu duyguyu çok daha fazla aşılayacaklar.

***

Anlattıklarımız aslında şehrimizin en büyük markası Eskişehirspor için de geçerli. TFF 3. Lig’de şampiyonluk mücadelesi veren Eskişehirspor’un, hak ettiği yere yani Süper Lig’e çıkması durumunda Eskişehir adına da her şeyin çok farklı olacağı kesin.

Sonuçta Eskişehirspor’un yakalayacağı başarıların, şehirdeki birlik ve beraberlik ruhunu pekiştirerek başta siyaset olmak üzere Eskişehir’in tüm dinamiklerini harekete geçireceğine ve muktedirlerimizin şehrin gelişimi konusunda çok daha gayretli olacaklarına kimsenin şüphesi olmasın.

Yorum sizlerin.

Bendeniz yarın yine buradayım.

Beklerim efendim…

GÜNÜN SÖZÜ:

Yarını iyileştirmenin tek yolu bugün neyi yanlış yaptığını bilmektir.

- Robin Sharma